Müslüman Bilim Adamlarının Tıp Bilimine Katkısı

'Ders notları' forumunda Nalan tarafından 30 Nisan 2013 tarihinde açılan konu


  1. İslamda tıp hızla ilerlemiştir. Bu gelişmeleri izleyen yıllarda, tahmini olarak 8. ve 10. yy arasında İranın da bir İslam ülkesi haline gelmesiyle birlikte özellikle Cinduşapur bölgesindeki hekimlerin birikimleri hadislerle birleşerek özgün bir islam tıbbının meydana gelmesini sağlamıştır. Bu dönemde birçok dilden Arapçaya çevrilen bilgiler, geleneksel hekimlik ilmiyle harmanlanmıştır.
    Hekimlik ve tıbba dair bilgiler, İslam inancında din bilimi ve tıp bilimi olarak iki temel anlayışa önem verilmesi sayesinde, toplumd kolayca ve hızlıca yayılmıştır. İslamda hekimler hem din hem de tıp bilimiyle aynı anda meşgul olmuşlardır. Arapça bir bilim dili olarak işlev görmüş, farklı dillerden yapılan çeviriler aracılığıyla tıbbın bir çok farklı alanına ilişkin birikim ortaya konulmuştur. Bu dönem kimi kaynaklarda İslamda tıbbın ilk aşaması olarak nitelendirilmekte ve daha çok bilgi birikimi oluşturarak ilim alanında zengin bir külliyatın meydana getirilme çabası olarak görülmektedir.

    EL RAZİ:
    9. ve 10. yy. da yaşamış olan El Razi, İslam dünyasının ilk büyük hekimi olarak kabu edilmektedir. Asıl adı Mehmet olan El Razi'nin Ebubekir unvanını taşıdığı da aktarılmaktadır. Horasan'ın Rey kasabasında doğan El Razi'nin Türk asıllı olduğuna inanılmaktadır.
    El Razi, bir çok diğer islam bilgini gibi hem bir hekim he d ünlü bir dşünürdü. Buna karşın kendsine ün katan önemli unsur büyük ölçüde hekimliği olmuştur. Bağdatta yapılacak olan hastanenin yeri konumusunda El Raziye danışıldığı aktarılmaktadır.
    el Razi, Bağdat kentinin çeşitli bölgelerinde yer alan ağaçlara et parçalar astırarak etlerin kokuşmasına en az uygun olan yeri belirler. Çiçek ve kızamık hastalıklarını inceleyerek "kaytan yakısı" olarak adlandırılan uygulamayı ve kalp durması durumunda hacamat uygulamasını ilk kez El Razi bulmuştur.
    ayrıca ateşli hastalıklarda ateşin hızlıca düşürülebilmesi için soğuk su tatbiki, idrar kesesindeki taşları eritme ya da ameliyatla çıkarma gibi bir dizi önemli girişim de yine kendisinin önderliğinde gerçekleştirilmiştir.
    İBN-İ SİNA:
    10. ve 11. yy.larda yaşamış olan İbn-i Sina Belh kentind doğmuştur. Tıpkı kendisinden önce gelen hekimler gibi o da hem başarılı bir tıp adamı hem de ünlü bir düşünürdü. Yaşamını bir öğrencisinin kaleminden kağıda aktarması nedeniyle hem hakkında daha detaylı bilgi sahibi olunmuş hem de bu büyük hekimin yaşamı daha iyi anlaşılmıştır.
    Büyük ve küçük dolaşımın keşfi, kanın besinleri taşımadaki rolü, şeker hastalığının tanısının konulması, bel kemiklerindki bozuklukların ameliyatla düzeltilmesi gibi bir dizi tıp açılımı, İbn-i sina'nın çalışmaları içersinde gösterilmektedir.