Münafıkın Gözü olmasaydı

'Dini Konular' forumunda EyLüL tarafından 12 Ekim 2011 tarihinde açılan konu


  1. Münafıkın Gözü olmasaydı
    Peygamber Efendimizin Hikayeleri

    Güzel bir hikaye mutlaka okuyun değerli misafirlerimiz ve dostlarımız kıssadan hisse diye sanırım buna deniyor küçük bir hikayeden ne çok şey çıkarabiliyor insan buyrun hepbirlikte hikayemizi okuyalım...

    Bir gün öğle nemâzından sonra, Cebrâîl aleyhisselâm yetmişbin melek ile gelerek, Enâm sûresini getirdi. Resûlullah hazretleri o gece bütün Eshâb-ı kirâmı Âişe radıyallahü teâlâ anhâ hazretlerinin evinde topladı. Kandil yakıp, Sûre-i Enâmı okudular. Kandil ışıksız oldu.
    Resûlullah hazretleri Ebû Bekr hazretlerine buyurdular ki,
    Yâ Ebâ Bekr, kandili ışıklandır.
    Bir sâat sonra yine karardı.
    Hazret-i Resûl-i ekrem yine buyurdu.
    Yâ Ebâ Bekr, kandilin ışığını çoğalt..
    Hazret-i Ebû Bekr, kandili ışığını çoğaltmak için kalkdı. Bakdı ki kandilin yağı tükenmiş.
    Dedi ki,
    Yâ Resûlallah! Kandilde yağ kalmamış. Bu gece yağ almak imkânımız da yokdur. Kandil bize lâzımdır, kelâm-ı Rabbilâlemîni okuyalım.
    Hazret-i Resûlullah buyurdular ki,
    Bir mikdâr kendi ağzının tükrüğünden kandile damlat.
    Âişe-i Sıddika hazretleri buyurur ki,
    Babam bir mikdâr ağzının suyunu, Resûlullah hazretlerinin emr-i şerîfi ile kandile damlatdı. Kandilin ışığı çoğaldı. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin emr ve fermânı ile şiddetli bir ışık oldu ki, Eshâb-ı kirâmın gözlerini kamaşdırdı.
    Server-i âlem sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki:
    Bu kandili söndürmeyiniz!
    Kırk gün kırk gece o kandil, Âişe-i Sıddîka hazretlerinin evinde yandı.
    Bir münâfık hazret-i Âişenin evine geldi. O kandili gördü.
    Ne acâib kandil, kırkgün kırk gecedir sönmez, dedi.
    O sâatde o kandil söndü. Cebrâîl aleyhisselâm geldi ve dedi:
    Yâ Muhammed! Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri buyurur:
    "Ben çeşm-i bed fenâ bakışlı kullar da yaratdım. Eğer o münâfıkın gözü olmasaydı, kıyâmete kadar o kandil Ebû Bekrin radıyallahü teâlâ anh ağzının suyunun bereketi ile sönmez idi."