Muharrem Ayının Faziletleri

'İslami Bilgiler' forumunda EyLüL tarafından 15 Kasım 2012 tarihinde açılan konu


  1. Muharrem Ayının Faziletleri Neler

    Peygamber Efendimiz(as)’ın Mekke’den Medine’ye göçtüğü tarihi esas alan hicri takvimimizin başlangıç ayı muharrem ayıdır. Dolayısı ile muharrem ayı aynı zamanda Müslümanların yılbaşıdır. Bundan dolayıdır ki, muharrem ayı İslam tarihinde müstesna bir yere sahiptir.

    Muharrem ayının onuncu gününe de aşure günü denilir. Peygamber efendimiz (as), muharrem ayına çok değer vermiş ve Ramazan orucundan sonra en fazîletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan muharrem ayında tutulan âşûrâ orucudur (Müslim, Sıyam, 38. No:202) buyurmuş, bizatihi kendisi de bu ayda oruç tutmuştur.

    Âlimlerin görüşüne göre ibadetle geçirilmesi müstehap olan geceler on dört tanedir ki bunlardan bir kısmı da Muharrem ayının içindedirler.

    Bu geceler Şunlardır:

    1- Muharrem ayının ilk gecesi,

    2- Muharrem ayının onuncu gecesi (Aşura gecesi),

    3- Receb-i Şerif ayının ilk gecesi

    4- Receb-i Şerif ayının orta gecesi (on beşinci gecesi),

    5- Receb-i Şerif ayının yirmi yedinci gecesi (Mirac Gecesi)

    6- Şaban-i Şerif ayının orta gecesi (on beşinci gecesi, yani Beraat Gecesi),

    7- Ramazan-ı Şerif bayramı gecesi

    8- Arefe gecesi (Zilhicce ayının dokuzuncu gecesi)

    9- Kurban bayramı gecesi (Zilhicce ayının onuncu gecesi),

    10- Ramazan-ı Şerif ayının yirmi birinci gecesi

    11- Ramazan-ı Şerif ayının yirmi üçüncü gecesi

    12- Ramazan-ı Şerif ayının yirmi beşinci gecesi

    13- Ramazan-ı Şerif ayının yirmi yedinci gecesi

    14- Ramazn-ı Şerif ayının yirmi dokuzuncu gecesi. (Abdulkadir-i Geylani, el-Gunye: 1/327)

    Yine yedi gün vardır ki, bu günleri devamlı ibadetle geçirmek müstehap sayılmıştır.Bu yedi gün şunlardır:

    1- Arefe günü (Zilhicce ayının dokuzuncu günü),

    2- Aşura günü (Muharrem ayının onuncu günü),

    3- Şaban-i Şerif ayının on beşinci günü,

    6- Kurban bayramı günü (Zilhicce ayının onuncu günü),

    7- Teşrik günleri (Kurban bayramında teşrik tekbirleri getirilen günler), (Abdulkadir-i Geylani, el-Gunye: 1/328)

    Senenin ilk ayı olan Muharrem ayında kendimizi yenilemeli, eski yılda işlediğimiz günahlar için tevbe etmeli, yeni yılda daha güzel ameller işlemek için de kendimizi motive etmeliyiz.
     



  2. Cevap: Muharrem Ayının Faziletleri

    15 Kasım 2012 Perşembe günü Muharrem ayına girmişbulunuyoruz.. Bu ayın diğer aylar arasında farklı bir yeri var. Çünkü içinde 10 peygambere 10 ikramın verildiği aşure gibi önemli bir günü barındırıyor.

    15 Kasım 2012 Muharrem ayının ilk günü yani hicri yılbaşıydı. Bu ayın diğer aylar arasında farklı bir yeri var. Çünkü içinde ‘aşure’ gibi önemli bir günü barındırıyor. Bugünde on peygamberine on farklı ikramda bulunan Allah (cc), bizlere de af ve mağfiret için imkânlar sunuyor. Peki, bu kutlu ayı nasıl değerlendirmeli? Asr-ı saadet döneminde sahabeden biri Peygamberimiz’in (sas) yanına gelir ve “Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?” diye sorar. Peygamberimiz, “Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Bu ayın onuncu gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önceki bir senenin günahlarına kefaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.” cevabını verir.

    Bu mübarek ay Aynı zamanda hicri takvime göre yeni bir yılın başlangıcı yarın. Hicretin 1433′üncü yılına girilecek. Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicretini esas alan bugün, İslam tarihinde bir dönüm noktası. Bu mübarek gün, Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı kabul edildi ve 1 Muharrem hicri yılbaşı oldu.

    Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem’in 10′u aşure günü. Bu ayın diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, aşure gününün de diğer günler içinde bereketlibir yeri var. Allah katında önemli olduğu Fecr Sûresi’nin ikinci ayetinde, “On geceye yemin olsun.” ifadeleriyle anlatılıyor. Allah (cc), bu gecelere yemin ederek onların bereketini bildiriyor.

    Muharrem ayı ve aşure günü, Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da kutsal sayılırdı. Nitekim Peygamberimiz Medine’ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. Bunun ne orucu olduğunu sordu. Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı, Firavun’u boğdurduğu gün. Hz. Musa, şükür olarak bugün oruç tutmuştur.” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz de, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz.” buyurdu. O gün oruç tuttu ve tutulmasını da emretti. Ancak ertesi sene Ramazan orucu farz kılınınca isteyenlerin tutmasını söyledi. Peygamberimiz (sas), bu günle ilgili olarak, “Zilhiccenin son günü ve Muharrem’in birinci günü oruç tutan, o yılın tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.” buyuruyor.

    Bir gün ikramda bulun, bir sene kazan

    “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” hadis-i şerifi, bugünlerde tutulan orucun önemini ifade ediyor. Bu hadisin açıklamasını İmam-ı Gazali şöyle yapıyor: “Muharrem ayı hicri senenin başlangıcı. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayandırmak ne güzel olur. Bereketinin devamı daha fazla ümit edilir.” Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam aşure gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye ediliyor.ve sevabıda dıger oruçlardan fazlasıyla sevabı bulunmaktadır




    Bugünde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetler de yaşatılmalı. Herkes, bugünlerin faziletini bildiren hadiseleri hatırlayarak ailesine, akraba ve komşularına ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alır. Peygamberimiz, müminin aile efradına aşure gününde her zamankinden daha çok (fazla külfete girmeden, aile bütçesini zorlamadan) ikramda bulunmasını tavsiye ediyor. Bir hadiste şöyle buyuruyor: “Her kim aşure gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.”