Muhammed Şenavi Kimdir Kısaca

'Biyografi' forumunda Aderito tarafından 11 Aralık 2012 tarihinde açılan konu


  1. Muhammed Nur'ül Arabi Son dönem melamiliğin piridir . 1813-1887 arasında yaşamış büyük sufi. Türlü sufi üstadlarından ders almış olan ve hayatının büyük kısmını Anadolu ve Rumeli topraklarında geçiren Seyyid Muhammed Nur, Abdülbaki Gölpınarlı tarafından Üçüncü Devir Melamiliği şeklindeki tanımlanan dönemin de öncüsü kabul edilmektedir.

    Seyyid Hoca lakabıyla da tanınan Seyyid Muhammed Nur 1228 ve 1813 yılında Mısır'ın başkenti Kahire'de doğmuştur. Babası Seyyid İbrahimü'l-Kudsi tarafından soyunun Hazreti Muhammed'e dayandığı öne sürülmektedir. Dedesi ise, meşhur veli ve şeyh Bedrü'l-Veli'dir.
    Seyyid Muhammed Nûr, şeyhi Hasan el-Kuveysnî’nin “Filân kitabı okut, sen Rum’a git” emriyle 1245 ve 1829’da Rumeli’ye doğru yola çıkar. İskenderiye’den ayrılıp Antalya-Gelibolu-Selânik şehirlerinde biraz kaldıktan sonra Serez’e gelir ve Serez medresesinde bir süre müderrislikte bulunur. Demirhisar, Doyran, Ustrumca yoluyla Koçana’ya varır ve Üsküp valisi Hıfzı Paşa’nın yaptırdığı Koçana medresesi’nde yerli halkın büyük ricaları sonunda müderrisliğe başlar. Yıl, 1249 ve 1833 tür. Müderris olduğu senenin Ramazan ayında da Koçana Camii’nde Kasîde-i Emalî’yi Türkçe açıklayarak, okutmuştur. Usûl-i Fıkıh ve Fenarî de takrir ettiği dersler arasındadır. O tarihte mevcut talebelerinin başlıcaları; İbrahim, Alî, Hasan ve Ahmed Efendilerdir. Üsküp valisi Hıfzı Paşa, daha henüz yirmibir yaşında olan bu değerli hocayı görmek arzusuyla Üsküb’e davet etmiş, görüşmüş ve oradaki alimlerle de tanıştırmıştır. Bu görüşme sonucu Hıfzı Paşa kendisini sevmiş evlât ve yakınlarının öğretimi için Koçana’ya beraber gitmelerini istemiştir. Fakat Paşa’nın hanımı çocuklarından ayrılmayı göze alamayınca, Seyyid Muhammed Nûr’a Üsküp’te devamlı oturmasını rica etmişler, O da buna razı olmamış, sonunda yılın altı ayı Koçana’da, diğer altı ayı da Üsküp’te oturulmasına karar verilmiştir. 1269 ve1852 yılında kendisine bîat eden Müşir Çerkes İsmail Paşa’nın davetiyle Manastır’da üç ay ikameti esnasında çoğunluğu memur ve subaylardan oluşan bir zümreye Şeyh Bedreddîn’in Vâridât adlı eserini okutmuş ve bu takrîri zaptedilerek Letâifü’t-Tahkîkât fî şerhi’l-Vâridât adı verilmiştir. 1288 ve 1871 yılında, içlerinde Harirîzâde Hoca M. Kemâleddîn , Rifâî şeyhi Ahmed Safi Şeyhulislâm Mîr Muhtar , Mirefte’li Hoca Abdullâh Hulûsi , Evkaf Müfettişi Hacı Tevfik, Mısır mollası Kâmil ve Mevlevihane kapısı Tarsus Rifâî şeyhi Abdülkerîm Efendilerin bulunduğu ilim erbabına Alay Emin’i Halil Efendi’nin evinde Seyyid Şerîf Cürcanî’nin Vahdet-i Vücûd risâlesini ve bundan başka et-Tâiyyetü’l-Fârıdıyye ile Risâletü’l-Ahadiyye’yi okutmuştur.
    Seyyid Muhammed Nûr yaşı yediye vardığında Kahire’ye gidip Şeyh Hasan el-Kuveysnî’den öğrenim görmüştür. Câmiü’l-Ezher’deki tahsil süresi dokuz yıl sürmüş hocası Şeyh Hasan el-Kuveysnî kendisiyle yakından ilgilenmiş, hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır. Şeyhinin emriyle gittiği Yanya’da Şeyh Yûsuf’un damadı Talât Efendi’den tahsile devam etmiştir. 1245 ve 1829’da Mekke’ye gittiğinde orada Şeyh Ömer Abdürrasûl’den hadîs okumuştur.
    12 Mart 1887 Pazartesi gecesi vefat etmiştir. Ustrumca’da vefât ettiği odada defnedilmiştir. Ustrumca, halen Makedonya’nın bir sınır şehridir. Mısır’da başlayan ömür, tam yetmiş dört yıl sonra Ustrumca’da noktalanmış olur.