Muğla gelenek ve görenekleri

'Türkiye Coğrafyası' forumunda YAREN tarafından 26 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. muğla gelenekleri,muğla nın gelenek ve görenekleri,muğla örf ve adetleri

    MUĞLA ÖRF ADET GELENEK VE GÖRENEKLERİ

    Muğla ili çok eski çağlardan beri önemli yerleşme merkezi olup, 5 bin senelik bir târihe sâhiptir. Bu târihî seyir içinde birçok millet ve kültürler gelip geçmiştir. 1071’de Türkler tarafından fethedilmesinden sonra bölgeye Türk-İslâm kültürü hâkim olmuştur. Diğer kültürler unutulmuş sadece bâzı târihî yapılar günümüze intikal etmiştir. Muğla halkı asırlardır geleneklerine çok bağlı kalarak örf ve âdetlerini devam ettirmişlerdir.

    Genel olarak:
    Her il ve yörede olduğu gibi, Muğla’da da geçmişten bugüne süregelen bazı inançların gereğini yerine getirmek gelenek ve görenek haline gelmiştir. Bunları kısaca ele alacak olursak: Dini Bayramlarda, Kandil ve Arife gibi kutsal sayılan günlerde ölüler ziyaret edilerek mezarlarına “Mersin” adı verilen yeşil bir bitkinin dalları bırakılır. Halk inancına göre Mersin, ölünün kabir azabını azaltır, ona ortak olur ve ölünün üzerinde salavat getirir. Ölüler gömüldükten sonra, mezarın çevresine uzun ince kazıklar sokulur ve bu kazıklara boydan boya kefen bezinden yırtılarak elde edilen beyaz şeritler sarılır. Bunun yapılmasının sebebi ise, mezarın vahşi hayvanlarca deşilmesini engellemektir.


    Kandil günlerinde ve ölülerin gömülmesinden hemen sonra mevlit okutulur. Gene Kandil günlerinde, ölenlerin yedinci ve elli ikinci günlerinde Lokma ve Katmer adı verilen hamur işleri yapılarak hayır için dağıtılır. Muğla’da ayrıca ölüler için de kurban kesme geleneği vardır. Ölü kurbanları, Kurban Bayramı’ndan bir gün önce yani Arife günü kesilir ve eti de aynı gün dağıtılır. Muharrem ayında Aşure yapılır. Lokma ve Aşure yapma geleneği, Regaip, Miraç ve Berat Kandili günleri için de geçerlidir. Yapılan bu lokma ve aşureler konu komşuya dağıtılır. Ayrıca namazdan sonra cemaate de yedirilir. Muğla’da ezana karşı ayrı bir saygı vardır. Halk düğünde, çalgılı toplantıda ve benzeri özellikteki eğlencelerde iken ezanın okunması halinde, ezan bitinceye kadar eğlenceye ara verir. Fal bakma, büyü yapma, rüya yorumu, uğurlu uğursuz günler, hayvan, eşya ve çeşitli davranışların anlamlandırılması gibi bazı inançları da Muğla’da görmemiz mümkündür. Halen bazı köylerde fal bakan, büyü yapan özel kişiler mevcuttur. Salı günleri uğursuz kabul edilir ve hayırlı bir iş tutulmaz. Cuma günleri ise uğurludur. Hayvanlardan tavşan uğursuz, tilki ise uğurludur. Aksesuar olarak hemen hemen her çocukta nazarlık vardır. Eskiden köy evlerinin kapılarına içi pamuk doldurulmuş, zeybek giysili, bezden bebekler asılırdı. Bu da kudret ve dürüstlüğü simgelerdi. Salı ve Cuma günleri çamaşır yıkanmaz, çamaşır ve bulaşık suları her yere dökülmez. Saçaklardan su damlalarının düştüğü yere çocuk bırakılmaz ve Zemheride çocuk çamaşırları dışarı asılmaz. Geceleri, ömür kısalır gerekçesiyle tırnak kesilmez. Yeni doğan çocuklar, kırkı çıkıncaya kadar yalnız bırakılmazlar. Şeytanın değiştireceğine inanılır. Ayrıca, yeni doğan çocuklar günden güne zayıflıyorsa, şeytanın değiştirdiği düşünülerek Allan Kavağı’na götürülür ve çocuğun elbiseleri buraya bırakılır. Mevlitlerin okunması esnasında Günlük Ağacı’nın kurutulmuş meyvesi yakılarak “Buhur” denen tütsü verilir. Muğla’da ayrıca göze çarpan bir özellik de evlat edinme geleneğidir. Ekonomik durumu iyi olan aileler, bakıma muhtaç olan çocukları, kendi çocukları olsa bile, evlatlık olarak yanlarına alırlar ve onları büyütürler. Daha sonra da okutarak evlendirirler.

    http://www.forumdas.net/mugla/mugla-dugun-adetleri-91802/