Mucize Türkler

'Bunları biliyormusunuz' forumunda By RiZeLi tarafından 8 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu


  1. -Türk Milli Futbol Takımı. 2002'de dünya üçüncüsü olan milli takım, 2008'de tüm tahminlerin aksine, büyük başarılara imza attı.

    -Yönetmen. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü'nü bitirdi. Ne var ki mühendislikte aradığını bulamadı. Mimar Sinan Üniversitesi'nde iki yıl sinema eğitim gördü. İlk filmi Koza'yı, 1995'te çekti. Ardından 13 yıl içinde beş film yaptı. ‘Kasaba' (1997), ‘Mayıs Sıkıntısı' (1999), ‘Uzak' (2002), ‘İklimler' (2006), ‘Üç Maymun' (2006)... Filmlerinin hiçbiri ödülsüz kalmadı.

    -NBA ‘All Star'da ilk Türk Basketbolcu. Türk Milli Basketbol Takımı'nın yıldız oyuncusu Mehmet Okur, 2002'de Detroit Pistons'a transfer oldu. Böylece NBA kariyerine başladı. İkinci sezonda takımın en iyi oyuncuları arasında yerini aldı. Detroit Pistons, NBA şampiyonu olduğunda Mehmet Okur'un adının altı çizildi. Detroit'ten, 2004'te Utah Jazz'a geçti.

    50 milyon dolara altı yıllık sözleşme imzaladı. 2007'de Allen Iverson'ın sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkartılması üzerine ‘NBA All-Star' maçı Batı Konferansı kadrosuna dâhil edildi. Okur, NBA tarihinde All-Star seçilen ilk Türk oyuncu oldu.

    -Piyanist. Beş yaşındayken duyduğu her parçayı anında ve eksiksiz olarak piyanoya aktarabiliyordu. Üstün yeteneği nedeniyle TBMM'nin kendi adına çıkardığı özel yasadan yararlanarak, yedi yaşında Fransa'ya gönderildi. 16 yaşında dünya sahnelerinde yerini aldı. Olağanüstü bir hafıza, mükemmel bir teknik ve yorumlama gücüne sahip olarak nitelendirilen Biret, dünyanın en geniş repertuarlı piyanisti unvanına sahip.

    1971'de ‘Devlet Sanatçısı' ilan edildi. Biret'in ‘Lili Boulanger Memorial', ‘Harriet Cohen/Dinu Lipatti Altın Madalyası', Polonya hükümeti ‘Kültür Liyakat Nişanı', İtalyan hükümeti ‘Adelaide Ristori Nişanı' ve Fransa hükümeti ‘Chevalier de L'Ordre de Mérite Nişanı' bulunuyor.

    -

    Tıp doktoru. Nöroşirurji uzmanı. Mikro cerrahinin nöroşirurji alanında kullanılabilirliğini keşfetti. Epilepsi ve beyin tümörlerinin tedavisi için yeni yöntemler buldu. Nöroşirurji alanında yüzyılın en büyük gelişmelerine imzasını attı. Harvey Cushing ile beraber 20'nci yüzyılın en önemli nöroşirurji uzmanı olarak niteleniyor.

    Ameliyatlarında kullanmak amacıyla yarattığı cihazlara ‘Otomatik Leyla Ekartörü', ‘Yaşargil Anevrizma Klipleri' gibi isimler verdi. Cihazlar, bugün de bu adlarla anılıyor. Amerikan Beyin Cerrahları Birliği tarafından ‘yüzyılın adamı' seçilen Yaşargil'in 19 ulusal ve uluslararası ödülü var.

    -Tıp doktoru. ABD'nin Harvard Üniversitesi'nde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ve ekibi, önce ‘JNK' adını verdiği şişmanlık genini buldu. Ardından 2007'de ‘STAMP2' adlı, sadece karın içindeki yağlarda bulunan bir molekülü keşfetti. Şişmanlığın kanser gelişimini tetiklemesinden hareket eden Hotamışlıgil, STAMP2'nin metabolizmayla birlikte tümörleri de kontrol ettiğini bulguladı.

    Hotamışlıgil, şimdi bu molekülü kapatarak, enerjisizlikten tümörleri öldürmenin yolunu arıyor. Kendi adına 10 patenti bulunan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil'in Amerikan Diyabet Derneği, Ulusal Sağlık Enstitüsü, Markey, Pew ve Sandler vakıfları gibi kurumlardan ödülleri var.

    -CEO. Muhtar Kent, askerlik sonrası cebindeki bin dolarla ABD'ye gitti. Gazete ilanlarından Coca-Cola'da iş buldu. 26 yaşında Coca-Cola kamyonları ile şehir şehir gezerek kola sattı. Dağıtım, pazarlama, lojistik sistemini öğrendi. 1985'te Coca-Cola Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü, ardından Coca-Cola Amatil-Europe'da yönetim direktörü oldu. 12 Avrupa ülkesindeki Coca-Cola'nın cirosunu iki yılda yüzde 50 artırarak dikkat çekti.

    1999'da Coca-Cola'dan ayrıldı. Efes İçecek Grubu'nun en üst düzey yöneticisi olarak, şirketi, Adriyatik'ten Çin'e kadar genişletti. Yaklaşık altı yıl aradan sonra, Nisan 2005'te Coca-Cola Company'ye geri döndü. Coca-Cola, Kent'i 1 Temmuz 2008'den itibaren en tepe görev olan CEO'luğa getirdi. Böylece ilk kez bir Türk, dünyanın en değerli firmalarından birinde zirveye yükseldi.

    -Dünyanın en güzel kızı, Güzellik kraliçesi. 2002'de Miss World Dünya Güzellik Yarışması'nda dünya güzeli seçildi. Bu unvanı 1932'de Keriman Halis'in ardından Türkiye'ye ikinci defa getiren kişi oldu. İki TV dizisi ve bir sinema filminde rol aldı.

    -Yönetmen. 1995'te ilk ödülünü Hamburg Uluslararası Kısa Film Festivali'nde, ilk kısa filmi, ‘You're the one!' (O Sensin) ile aldı. Uzun metrajlı filmlerinden ‘Duvara Karşı' ile 2004'te Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü kazandı. ‘Yaşamın Kıyısında' filmiyle 2007'de Cannes'da en iyi senaryo ödülünü aldı.

    Diğer uzun metrajlı filmleri ‘Im Juli' (Temmuz'da) ve ‘Solino' adlarını taşıyor. 2005'te, ‘Crossing the Bridge: The Sound of İstanbul / İstanbul Hatırası' adlı, İstanbul'un barındırdığı değişik müzikleri ve müzik kültürleri üzerine bir belgeselin yönetmenliğini yaptı.

    -Foto muhabiri. 1950'de Yeni İstanbul Gazetesi'nde çalışmaya başladı. 1958'den itibaren Time-Life, Paris Match ve Stern dergilerinin Yakındoğu foto muhabirliğini yaptı. 1961'de ünlü fotoğraf ajansı Magnum'a katıldı. 1962'de Master Of Leica ödülünü kazandı. Magnum adına Churchill'den Salvador Dali'ye, İsmet İnönü'den Bertrand Russel'e kadar pek çok ünlü simanın fotoğrafını çekti.

    Gazetecilerle görüşmeyen Pablo Picasso'yu fotoğraflaması, daha da ünlenmesini sağladı. 2000'de Fransız hükümeti tarafından Legion d'Honneur unvanıyla ödüllendirildi. Kendisini sanatçı değil, ‘foto muhabiri' olarak gördü.