Molla Osman Efendi Kimdir, Kısaca

'Hakkında bilgi' forumunda zamaneanne tarafından 8 Ekim 2012 tarihinde açılan konu


  1. Molla Osman Efendi Kimdir


    Molla Osman Efendi Kısaca Hayatı



    Anadolu velîlerinden. Erzurumlu İbrâhim Hakkı hazretlerinin babasıdır. 1670 (H.1081) senesinde Hasankale’de doğdu. Babasının ismi Molla Bekr’dir.

    Molla Bekr çok cömert idi. Bu sebeple misâfiri hiç eksik olmazdı.Hattâ misâfir gelmediği zaman geç vakitlere kadar yemek yemeden bekler, gelmez ise sabaha kadar aç beklerdi. Bir sonbahar akşamı, Zekeriyyâ isminde Özbek’li bir misâfir gelmişti. Zamânın velîlerinden olanZekeriyyâ Efendi,Molla Bekr Efendinin evinde hastalandı. Molla Bekr, sâlih bir müslümanın derdleriyle uğraşmaktan kazanacağı sevapları düşünerek, oğlu Osman Efendiyi hizmetine verdi. Osman Efendi, zevk ile altı ay Zekeriyyâ Efendiye hizmet etti. Zekeriyyâ Efendi, bir gece odasında heyecanla sağa sola koşturarak garip hareketler yaptı. Uzun süren bu koşturmasından sonra; “Elhamdülillah yangın söndü.” dedi. Zekeriyyâ Efendiyi hayretle seyreden Derviş Osman, bu söze bir mânâ veremeyerek; “Efendim, hangi yangın söndü?” diye sordu. O da; “Biraz önceİstanbul’da büyük bir yangın çıkmıştı. Evleri yanan bâzı yetimler zamânın evliyâsından yardım istediler. Biz de yangını söndürmek için vazifelendirildik. Hamdolsun şimdi söndü, fakat çok ev yanıp kül oldu.” buyurdu.Hakîkaten bir müddet sonra İstanbul’dan gelen biri bu yangını anlattı. Aynı güne rastlıyordu.

    Oğlu İbrâhim Hakkı hazretleri anlattı:

    “İsmâil Fakîrullah hazretlerinin hizmetçilerinin başı ve evlâdı gibi olan babam Derviş Osman Efendi, artık elli iki yaşına girmişti. Bu fâni dünyânın fenâlığından kurtulmak ve bir an önce Allahü teâlâya kavuşmak arzusuyla yanmağa başlamıştı. Bir gün kendi dostlarından MollaZiyâd ismindeki bir imâm, babamı yalnız gördüğü bir gün; “Osman Efendi kardeşim! Yıllardır İsmâil Fakîrullah hazretlerinin yanında hizmet etmekle şerefleniyorsun. Seni oğlundan daha üstün tutmaktadır. Hâl böyle iken, hâlâ maksadına kavuşamadın mı?” diye sordu. Babam da; “Henüz murâdımın nihâyetine kavuşamadım. Sana söz veriyorum ki, maksadıma kavuştuğum zaman sana haber veririm. Yatakta olsan dahî kaldırırım.” dedi. Babamın bu sözünden on gün geçmişti. Sonra babam rahatsızlandı. Bu imâm, babama beş gün beş gece hizmet etti. Babam yemek yiyemeden, su içmeden ateşler içinde beş gün yattı. 1719 (H.1132) senesinde elli iki yaşında Hakk’ın rahmetine kavuştu.”