Mitolojide haksızlık...

'Masallar ve Hikayeler' forumunda ayşin tarafından 21 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Mitolojide haksızlık, hainlik ve terbiyesizliklere verilen cezalar:

    Tantalos'a verilen ceza:

    Tantalos şu anda Manisa , Muğla, İzmir illerimizle sınırlı olan eski Lidya ülkesinin kralı imiş. Aynı zamanda Zeus'un da , o bölgede yaşayan en güzel kızlardan Plouto'dan doğmuş oğullarından biri imiş. Zenginliğin verdiği bir şımarıklık ve Zeus'un oğlu olmasının getirdiği bir büyüklük ve çevresini alaya alma şeklinde davranışları varmış. Sürekli olarak entrikalar çeviriyor, tanrılardan duyduklarını insanlara aktararak düzeni bozuyor, Zeus ve tanrıların birlikte yemek yediği tanrılar sofrasından tanrısal içeceği çalıyor, adeta her türlü kötülüğün altından çıkıyormuş.Tantalos kantarın topuzunu o kadar kaçırmış ki , oğlunu öldürerek tanrılara onun etiyle yemekler yapmış. Bu vahşi davranışlara çok öfkelenen Zeus Tantalos'a çok ağır bir ceza vermiş. Tantalos cezasını çekmek üzere getirildiği bu yerde acıktığında başının hemen üzerinden sarkan çok güzel asma yaprakları arasındaki üzümlere uzandığında salkımlar bir anda onun ulaşamayacağı bir yüksekliğe çekiliyor; susadığında su içmek için eğildiğinde daha önce çenesine dek su içindeyken, su toprağın içine çekiliyormuş. Sonuçta yaşamak için her türlü olanağa sahipken, bu nimetlerden faydalanamadan , yaptıklarının cezasını çekiyormuş. Tantalos gibi sahip olduklarının kıymetini bilmeden , onursuzca yaşayanlar, kendilerinden beklenen olgun davranışları göstermeyenler, insanlar arasında sorunlara yol açan kişiler er geç cezalarını bulurlar.Kısa vadede bir şeyler kazansalar bile önce, sahip oldukları maddi birikimlerini kaybederler sonra onurlarını ve en sonunda hayatlarını . Kişilerde sadece kendileri zevkleri için başkalarının can ve mal güvenliklerini hiçe sayarak yasadışı davranışlarda bulunma, hayati tehlikeler içeren eylemlere fütursuzca atılma, çevresindekileri aldatma, trafikte suç işleme, uyuşturucu madde kullanıp satarak , insanları zehirleme, hırsızlık ve gasp suçlarına karışan kişiler psikiyatride antisosyal kişilik bozukluğu olarak tanınırlar. Bu kişiler daha çocukluk yaşlarından itibaren aile ve çevrelerinden fiziksel, duygusal ve bazen cinsel tacizler yaşamış, düzenli aile ilişkileri olmayan kişilerdir.Cezaevleri olağan mekanlarındandır. Erken yaşta yasadışı ya da tehlikeli işler nedeniyle hayatlarını kaybederler.

    Su testisi su yolunda kırılır derler. Sahip olduklarımızın kıymetini bilelim, kendi eşimizin, işimizin, çocuklarımızın, ailemizin, vücudumuzun ve içinde yaşadığımız şehrimizin. Çocuk esirgeme kurumlarındaki çocukları daha bebekliklerinde ziyaret edelim , onlara az da olsa içimizde doğal olarak bulunan sevgimizden verelim, onların ileride sevgiden uzak kişiler olmasına engel olalım.Ruhumuzdan ve çevremizden Tantalosvari davranışları , kendimize hakim olarak ve kendimizi başkalarının yerine koyarak uzaklaştıralım, mutluluğumuza kendimiz de katkıda bulunalım.

    Sisyphus'a verilen ceza:

    Sisyphus o döneme dek yaşayan insanların en akıllısı olarak bilinirmiş. Kendisine danışmaya ve yardım istemeye gelen kişilere, pratik zekası ile enfes çözümler sunarmış. Bir gün ölüm tanrısı Thanatos Sisyphus'u yakalayıp, ölüler alemine götürmek istemiş. Ancak bu olayın tersi gerçekleşmiş ve yakalanan Thanatos olmuş. Ölüm tanrısı ortalıktan kaybolunca kimse ölmemeye başlamış.

    Bu dünyanın tüm dengelerinin değişmesi demekmiş. Zeus olaya el koyarak Sisyphus'u yakalatmış. Ancak Sisyphus yeraltı tanrısı olan Hades'i de kandırarak, tekrar dünya üzerine dönmüş. Aradan gecen uzun yıllara rağmen söz verdiği gibi yeraltına dönmeyen Sisyphus'u tanrıların emir eri olarak bilinen Hermes, Hades'e teslim etmiş. Sisyphus ise doğanın dengesini bozmaktan cezaya çarptırılmış. Cezası yaklaşık kendi boyundaki bir kayayı bir tepeye çıkartmakmış. Ancak tam bu yüksekliğe çıkınca kaya tekrar aşağıya yuvarlanıyormuş. Bu olay sürekli olarak tekrarlanıyormuş. Sisyphus'un cezası deyimi bati dillerinde bitip tükenmek bilmeyen işler ve olaylarla ilgili olarak kullanılmaktadır. Mutluluklar başkalarının mutsuzluğu üzerine kurulmamalıdır. Doğanın denge , düzen ve temizliğinin başkasının ve bugünümüzün yararına olsa bile değiştirilip, tahrip edilmesi, ileriki yıllarda ve bizden sonraki nesillerin çok zor durumlar içine düşmesine yol açacaktır. Sisyphus'un kayasını ne biz, ne çocuklarımız, ne ülkemiz, ne de tüm insanoğlu çeksin, birbirimize, çevremize ve doğaya saygı duyalım, en azından bundan sonra