Mısırın Gelenek Ve Görenekleri

'Ülkeler' forumunda Meryem tarafından 9 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Eski Mısır Gelenek Ve Görenekleri
    Antik Mısır Gelenekleri




    Eski Mısır’da Görenek ve Gelenekler

    Erkekler evde oturarak kumaş dokurlardı.Dışarı işleri yapmak,pazara gitmek,kadınların göreviydi.

    Dokumacılıkta ipliğin atkıları yukarı doğru tutulur.Mısırlılar bunun tersini yaparak,iplik atkılarını aşağı doğru tutarlardı.

    Başka ülkelerde okurken de yazarken de soldan sağa doğru gidilir.Mısırlılar bunun tersini yaparlar,sağdan sola doğru yazıp okurlardı.Bunun çok daha kolay,çok daha rahat olduğunu söyleyerek,başka ülkelerin insanlarının güç bir okuma yazma işi içinde olduğuna inanırlardı.

    Erkekler yükleri başında,kadınlar ise omuzda taşımaktaydılar.

    Tuvalet ihtiyacını kadınlar ayakta,erkekler ise çömelerek giderirlerdi.

    Doğal ihtiyaçlarını evin içinde giderirler,ama yemeklerini dışarıda sokakta yerlerdi.Onlara göre utandırıcı olan gerekler gözden ırakta evin içinde yapılmalı,utandırıcı olmayanlar ise açıkta yapılmalıydı.

    Erkek çocuklar,istemiyorlarsa annelerine babalarına bakmakla yükümlü değillerdi.Ama kız çocuklar,istemeseler de annelerine,babalarına bakmakla yükümlüydüler.

    Ekmek hamurunu ayaklarıyla yoğururlardı.Kil çamurunu yoğurmak için de ellerini kullanırlardı.Gübreyi de elleriyle tutarlardı.

    Mısırlı insanların,geçmiş olayları yazma merakı vardı.Böyle olunca da hiçbir ulusta görülmemiş biçimde tarih bilgisine sahip olmuşlardı.

    Ülkede yaşlılara çok saygı gösterilirdi.Bir genç yolda yaşlı biriyle karşılaşınca hemen kıyıya çekilir,ona yol verirdi.Yaşlılardan biri içeriye girince,oturmakta olanların tümü ayağa kalkardı.Yolda karşılaşılan yaşlılar da selamlanmadan geçilmezdi.Selamlama baş eğmek,hem de elin birini dize götürmek biçiminde yapılırdı.Kendilerinden büyük olanları adıyla ünlemezlerdi.

    Temizliği herşeyin üstünde tutarlardı.Pirinçten yapılma kupalarla su içerlerdi.Bu kupaları her gün yıkayıp parlatırlardı.Sürekli yıkayabilmek için,ketenden yapılma giysiler giyerlerdi.

    Kadınlar tek parça,erkekler iki parçadan ibaret giyinirlerdi.

    Mısırlılar hastalığı yiyeceklerden kaptıklarına inanırlardı.Bu nedenle her ay bir kez kendilerini kusmaya zorlar,mide ve bağırsaklarını temizlerlerdi.

    Çok çeşitli tanrıları vardı.Bu tanrılara yakararak kurban keserlerdi.Ancak kesilecek boğa,titizlikle incelenir ve denetimden geçerdi.Hayvan temiz ise boynuzuna bir papirus şeridi sarılır,şerit mühürlenirdi.Mühürlenmemiş bir boğayı kesmek,ölümle cezalandırılırdı.

    Kurban edilen hayvanın başını asla yemezlerdi.Tören sırasında tüm kötülüklerin başta toplandığına inanırlar;bu yüzden de başı uzaklaştırırlardı.Başı, çevrede kendi uluslarından olmayan kişiler varsa,onlara verirlerdi.Bu kimseler de çoğunlukla Yunanlı olurdu.Çevrede hiçbir yabancı yoksa,baş Nil nehrine atılırdı.

    Erkek çocuklarını sünnet ettirir,bunun için de törenler yaparlardı.

    Yas,cenaze konularında da kendine özgü töreleri vardı.Evin önemli bir kişisi ölünce kadınlar,başlarına ve yüzlerine çamur sürerlerdi.Giysilerini,iplerle vücutlarına sımsıkı sararlardı.Çıplak olarak dışarıda bıraktıkları göğüslerini yumruklaya yumruklaya sokaklarda dolaşırlardı.Erkekler de buna benzer davranışlar yaparlardı.Ölü,mumyalanmaya götürülünceye değin,yas törenini böyle sürdürürlerdi.

    Her keseye ve gelir durumuna göre mumyalama tarifesi vardı.En iyi mumyalama “birinci sınıf” mumyalamaydı.Yoksullar için “üçüncü sınıf “ mumyalama yapılırdı.

    Mısırlılar,Nil nehrinde boğulan veya timsahlarca saldırıya uğrayarak ölen kişilere kutsal kişi olarak bakarlardı.Böylelerini-yabancı yada yoksul bile olsalar-birinci sınıf mumyalarlardı.Onlara rahipten başka hiç kimse el süremezdi.

    Hayvanlardan domuzu,temiz olmayan hayvan sayarlardı.Bir domuz insana sürtünse,kendilerini giysileriyle beraber en yakın ırmağa atarlardı.Ayrıca Mısırlı olsalar bile hiçbir domuz çobanı, tapınaklara sokulmazdı.Domuz çobanlarından kimse kız alıp vermez,kendi aralarında evlenirlerdi.Tanrılara domuzu kurban etmezlerdi.

    Mısırlılar hayvanların çoğunu kutsal sayarlar;zarar vermezlerdi.İsteyerek bir hayvanı öldürmenin cezası ölümdü.Kadınlar veya erkekler hayvan bakıcılığı görevi alırlar ve bu görev babadan oğula geçerdi.Bu kişiler toplumda çok saygındılar.Böyle bir göreve başlamak da ant içerek olurdu.

    En kutsal hayvan,kediydi.Bir evde yangın çıkınca,evin eşyalarını kurtaracaklarına,kedilerin kurtulmasına çalışılırdı.Evin kedisi doğal bir ölümle ölürse,o evde oturanların hepsi kaşlarını kazıtırlar;eğer ölen köpekse,kafa da beraber bütün gövde kazınırdı.

    Çocukların başı hemen traş edilmez,tanrıların hayvanı olarak bildikleri hayvanlara adak adanırdı.Adanan yaşa gelince saçlar kesilir;saç gümüşle tartılırdı.Saç ağırlığınca gümüş,hayvan bakıcısına verilirdi.O da bu gümüşle bakmakta olduğu hayvanlara yiyecek alırdı.

    Apis ineğine saygılı davranmayan ulusların-örneğin Yunanlılar- hiçbir eşyasını(bıçak,kazan,şiş..) kullanmazlar,onların bıçağıyla kesilen hayvanları da yemezlerdi.

    Mısırda sivrisinek çok olurdu.Bundan korunmak için,bataklıkların üst civarında oturanlar evlerinin yanına kuleler yapıp,yazın burada yatarlardı.Rüzgar,sivrisineklerin o kadar yükseklerde uçmasına elvermezdi.Batak bölgelerde oturanlar da gündüz balık avladıkları ağlara sarınıp yatarlardı.Sivrisinekler bu ağa yaklaşmazlardı.

    Papirus bitkisinin yenebilen kısmını kızgın tavada,ağzı kapalı olarak pişirip yerlerdi.Yenmeyen kısımlar ise kağıt yapımında kullanılırdı.

    Mısırlılar,yenilikleri alıp uygulamak bakımından muhafazakar bir toplumdu.Kendilerinden başka hiçbir halkın gelenek ve göreneklerini beğenmezler, benimsemezlerdi..