Miraç Nasıl Oldu

'Sorularla İslamiyet' forumunda EyLüL tarafından 15 Haziran 2012 tarihinde açılan konu


  1. Miraç Olayı nasıl oldu



    Miraç Kandili nasıl olmuştur

    Miraç, Receb ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselamın rehberliğinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere, İlahi huzura yükselmesidir. Peygamber Aleyhissalatü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksa'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekat namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksa'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Peygamber Aleyhissalatü Vesselam burada peygamberlere iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu. Bir rivayette Hz. İsa'nın doğduğu yer olan Betlaham'a uğradı, orada da iki rekat namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü's-Sahra'nın bulunduğu yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi.

    Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. İsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin” dediler, tebrik ettiler. Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birlikte imkan ile vü-cub ortası (kainatın bittiği yer) Sidretü'l-münteha'ya geldiler. Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam orada ikisi gizli, ikisi açıktan akan (Nil, Fırat) dört nehir gördü. Sonra hergün yetmiş meleğin ziyaret ettiği Beytü'l-Ma'mur'u ziyaret etti.

    Hz. Cebrail'in buradan öteye gitmesi mümkün değildi. Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve mekandan münezzeh (uzak) olan Cenab-ı Hakkın cemaliyle müşerref oldu. Süleyman Çelebi'nin dediği gibi “Aşikare gördü Rabbü'l-izzeti/Âhirette öyle görür ümmeti” İnşaallah...

    Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam Rabbinin huzurundan döndükten sonra Hz. Musa ile karşılaştı Allah ümmetine neyi farz kıldı? diye sorunca, Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam 50 vakit namaz” buyurdu.

    Hz. Musa'nın, Rabbine dön, azaltması için Rabbinden niyazda bulun, ümmetin buna güç yetiremez demesi üzerine, Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam, beş sefer Cenab-ı Hakka niyazda bulundu, her seferinde 10 vakit indi, sonunda beş vakitte karar kıldı.

    Daha sonra Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam Hz. Cebrail'in rehberliğinde Cenneti, Cehennemi, ahiret menzillerini ve bütün alemleri gezdi, gördü, Mekke'ye döndü.

    Sabah olunca Kabe'nin yanında Mekkelilere Miraçı anlattı. Onlar Peygamberimizden delil istediler. Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam de onlara yolda gördüğü kafilelerinden haber verdi. Kureyşliler hemen kafileleri karşılamak için Mekke dışına çıktılar. Gelenleri aynen Peygamberimizin Aleyhissalatü Vesselam haber verdiği gibi gördüler, ama iman nasip olmadı.

    Ama yine de Peygamberimizden üst üste Miraça çıktığına dair delil istediler. Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam Kudüs'e, Mescid-i Aksa'ya uğradığını anlatınca Kureyşliler, Bir ayda gidilebilen Bir yere Muhammed nasıl bir gecede gidip gelebilir? diye itiraz ettiler, ardından da Mescid-i Aksa'yı görmüş olanlar, Mescid-i Aksa'yı bize anlatır mısın?diye Peygamberimize soru yönelttiler.

    Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam şöyle anlattı: “Onların yalanlamalarından ve sorularından çok sıkıldım. Hatta o ana kadar öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim. Derken Cenab-ı Hak birden Beytü'l-Makdis'i bana gösterdi. Ben de ona bakarak her şeyi birer birer tarif ettim. Hatta bana, Beytü'l-Makdis'in kaç kapısı var? diye sordular. Halbuki ben onun kapılarını saymamıştım. Beytü'l-Makdis karşımda görününce ona bakmaya ve kapılarını teker teker saymaya ve anlatmaya başladım.

    Bunun üzerine müşrikler Vallahi dos doğru tarif ettin dediler, ama yine de iman etmediler.


    O esnada Hz. Ebu Bekir çıkageldi, müşrikler durumu ona haber verdiler. Hz. Ebu Bekir, Eğer bu sözleri ondan duymuşsanız seksiz şüphesiz doğrudur diyerek hemen tasdik etti ve bundan sonra Hz. Ebu Bekir Sıddik, tereddütsüz inanan” ünvanını aldı.