minyatür nedir önemi kısaca

'Okulistik' forumunda Eylem tarafından 14 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu

  1. Eylem

    Eylem Editör Site Yetkilisi


    minyatür sanatının önemi nedir
    Yazmalarda kullanılan kırmızı madde; suluboya ile yapılan küçük, renkli resimler. Nakış resim.

    İtalyanca "Minyatura"dan gelmedir. Eskiden buna "Hurde-nakış" (küçük şekil-resim) denilir. Kağıt ve defterleri süsler.

    Metal, cam, porselen, ahşap, deri, çini üzerine yapılan örnekleri boldur. Çeşitli renkteki boyaların yanı sıra altın mürekkebi de bol miktarda kullanılır. Aharlı yüzeylere uygulanan bu ince sanatta üstad, önceleri yapacağı tasvirin ve manzaranın genel çizgilerini yaş bir fırça ile belli ederdi. Sonra yine fırça ile kırmızı ve siyah boyalarını çeker, öğrenciler üstadlarının bu eserini, ince ceylan derisi vasıtasıyla silmek suretiyle kağıda aktarırlardı. Bundan sonra küçük ve tel fırçalarla son derece ince ezilmiş ve koyu haldeki boyalar uygulanırdı. Kabarık gösterilmek istenilen boyaların zamkı biraz fazla katılırdı.

    Selçuklular minyatür sanatına da büyük önem vermiş, değer kazandırmışlardır. Büyük Selçuklular'dan sonra Mezopotamya, Suriye, Anadolu Selçukluları da bu değeri sürdürmüşlerdir. Bağdat'tan, Anadolu'nun ortalarına kadar genişleyen uygulama alanında, Konya, Diyarbakır, Musul ve Bağdat gibi şehirler, bu dönem minyatür sanatının korunduğu, gelişip güzelleşmesine destek verildiği önemli sanat merkezleridir. Dini eserlerin yanı sıra; tıp, astronomi, botanik, mekanik gibi müspet derecede faydalanılmıştır. Mesnevi ve hikaye türünde edebi, tasavvufi eserler resimlenilmiştir. Selçuklu minyatürlerinin belirgin özellikleri arasında, İslami düşünceye uygun soyut bir üslubun hakim oluşu, figürlerin yer aldığı yerlerin sembolikliği, zeminin kırmızı, mavi renklerle boyanması, bu dönemde sık görülen belli motiflerin kullanılmış olması gibi vasıfları sayabiliriz.

    Minyatür tarihinde, İlhanlı-Moğol döneminde "Tebriz okulu" ve "Şiraz okulu"; Celayirler döneminde "Tebriz ve Bağdat okulları", Muzaferiler zamanında; "Şiraz okulu", Timurlar'da; "Şiraz okulu", "Herat okulu", Karakoyunlu Türkmenleri döneminde; "Şiraz ve Tebriz okulları", Safeviler döneminde; "Tebriz, Kavin, Isfahan, Şiraz okulları", Özbek döneminde "Buhara okulu", Osmanlı döneminde "Saray okulları, Bağdat okulu" gibi çeşitli tarz, tavır ve üsluplar vardır.

    Selçuklular'da olduğu gibi Osmanlılarda da bu sanat çok yüksek düzeyde idi. Fatih Sultan Mehmet, kitap minyatürcülüğüne son derece değer vermiştir. Birçok ilim, fikir ve sanat eserleri minyatürlerle hem süslenilmiş, hem de okuyucusuna daha etkili bilgiler verilmesi sağlanılmıştır. Minyatür, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde de yaygın bir sanat dalıdır. Avrupalıların kendilerine ait tarzları bulunmaktadır.