Milli Kültürün Korunmasında Dilin Önemi

Konusu 'Eğitim' forumundadır ve Ezlem tarafından 10 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem Üye

    Milli Kültürün Korunmasında Dilin Önemi nedir


    MİLLİ KÜLTÜRÜN KORUNMASINDA DİLİN ÖNEMİ​


    Büyük Önder Atatürk'e göre “Millet, aynı kültürden insanların oluşturduğu toplumdur”. Demek ki, “milli kültür”, bir devleti ayakta tutan unsurların en önemlisidir. Çünkü, milli kültür oluştuğunda ortaya millet çıkar. Millet ise mutlaka bir devlet oluşturur.

    Dünya tarihine baktığımızda, milli kültüre sahip olmanın önemi daha iyi anlaşılır. Tarihe gözatıldığında, milli kültüre sahip halkların her türlü zorluğa karşı varlıklarını korudukları görülecektir. İkinci Dünya Savaşı'ndan enkaz halinde çıkmalarına rağmen kısa sürede önemli birer güç haline gelen Almanya ve Japonya bunun en güzel örneğidir.

    Aynı şekilde, İstiklal Savaşı'nda Türklere yeni zaferler kazandıran, Türk Milletinin Atatürk milliyetçiliği ile tamamlanan milli kültürünün sağlamlığıdır.

    Milli kültür, milli ve manevi değerlerin öğretildiği eğitim kurumlarında oluşmaya başlar. Eğitim kurumlarında, milli ve manevi değerleri öğrenen gençler ise bu değerlere sahip çıktıkları ölçüde devleti, milli birliği ve beraberliği güçlendirirler.

    Atatürk'ün sözleri, ortak bir kültür oluşturan eğitimin milli birlik ve beraberlik açısından önemini açıkça ortaya koyar:

    “Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırları ne olursa olsun, ilk önce ve herşeyden önce Türkiye'nin bağımsızlığına, kendi benliğine, milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gereği öğretilmelidir. Dünyada uluslararası duruma göre böyle bir mücadelenin gerektirdiği manevi unsurlara sahip olmayan kişiler ve bu nitelikte kişilerden oluşan toplumlara hayat ve bağımsızlık yoktur. Çocuklarımızı aynı eğitim derecesinden geçirerek yetiştireceğiz. Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır. Çocuklarımıza vereceğimiz öğrenim sınırı ne olursa olsun onlara esas olarak şunları öğreteceğiz: Milletine, Türkiye Devleti'ne, TBMM'ne düşman olanlarlarla mücadele; bu mücadelenin sebep ve vasıtaları ile donatılmayan millet için yaşama hakkı yoktur.” (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, cilt 2, 1952, Türk İnkılap Tarihi Enstitü Yayınları)

    Atatürk, bu sözlerle, alınan eğitimin, mahiyeti her ne olursa olsun, milli değerleri yücelten ve her zaman korunması gerekli unsurlar olarak ön planda tutan bir üsluba sahip olması gerektiğini vurgular. Çünkü, bir devletin sağlam temellere oturması için öncellikle milli birlik ve beraberliğini koruması gerekir. Bir devlet ne kadar gelişmiş olursa olsun, ne kadar güçlü olursa olsun eğer ortak bir kültüre sahip değilse parça parça demektir. Böyle bir devlet ise tüm gücünü kaybeder.

    Milleti oluşturan unsurların en temel sında bireyler karşımıza çıkmaktadır. Bireylere milli beraberliğin ne olduğunu öğretmek ve milli şuuru kazandırmak ise ancak eğitimle gerçekleşebilir. Bireylere milleti için çalışmanın önemi öğretilmediği takdirde milli eğitim amacına ulaşmamış olur. Birey devletine ve dolayısıyla milletine faydasız bir insan haline gelir. Atatürk'ün vurguladığı gibi eğitimin mahiyeti ve düzeni her ne olursa olsun, gençler milli şuurun aşılayıcısı olan milli kültürümüzü öğrenecek şekilde eğitilmelidir. Ayrıca, milli kültürün temellerini Büyük Önder Atatürk'ün “İlke ve İnkılapları”nın oluşturduğu gençlere anlatılmalıdır.

    Eğitim insanlara milli şuurdan başka daha birçok şey kazandırır. İnsanın hayata bakışını, prensiplerini, sanat anlayışını, ideallerini, yaşam şeklini belirler. İnsanların aileleri, dini, Ülkesi, cinsiyeti, yaşam seviyesinin standartları her ne olursa olsun verilen iyi bir eğitimle aradaki tüm farklar bir anda kalkabilir. Böylece insanlar aynı ortak amaçta birleşmiş olurlar. Milli şuur da buna eklendiğinde bireyler tamamen kaliteli, yüksek ahlaklı, devletine bağlı ve faydalı bir hale gelirler. Bir birey için devletine bağlı ve faydalı olmak, kendisinin ve gelecek nesillerin en iyi yaşam standartlarına ulaşmasına katkıda bulunmak demektir. Sonuç olarak, eğitimin amacı, Atatürk ilke ve inkılaplarını kendilerine ilke edinmiş, devletini ve milletini tüm değerlerin üzerinde tutan gençler yetiştirmek olmalıdır
  2. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Milli Kültürün Korunmasında Dilin Önemi

    MİLLİ KÜLTÜRUN KORUNMASINDA DİLİN ÖNEMİ
    (Ne olur dilimize sahip çıkalım)
    (Yazan:Aysema Kabaoğlu)

    Dil; bir toplum için son derece önemli ve etkili bir araçtır.
    Dilini kaybetmiş bir millet milli benliğini değerlerini özünü daha doğrusu her şeyini kaybetmiştir.
    Dil, duygu ve düşünceyi insana aktaran bir araç olduğu gibi, insan topluluklarının bir yığın ve kitle olmaktan kurtaran, aralarında “duygu ve düşünce birliği” olan bir millet haline getiren en önemli kültürel değerdir.
    Ayrıca dil, kültürün temeli olduğu gibi taşıyıcısıdır da.
    Dili yok ettiğiniz takdirde milli ruh ve kültür diye bir şey kalmaz.
    Bu sebeple dili korumak, koruyucu tedbirler almak önemlidir.
    Milli his ancak o milletin dili ile oluşturulabilir.
    Bu gerçeği gören büyük önderimiz Atatürk Türk Dili'ne son derece önem vermiş birçok yabancı kelimenin Türkçe karşılığını aramış Türkçeye hak ettiği değeri göstermiştir.
    Milli bilinç her şeyden önce dilin ayakta durması gelişmesi yabancı kelimelerden arındırılması ile mümkün olabilir.
    Tabi ki böyle bir milli bilinç sahibi olunabilmesi için de ortada bir milletin bulunması gerekir.
    Atatürkçülükte milletin oluşmasının temeli dil birliğidir.
    Atatürk dili milli kurumların en başta geleni sayıyor
    milli duygu düşünce ve yönelişin milli benlik ve şuurun milli dile bağlı olduğu üzerinde önemle duruyor
    uzun vadeli düşünülürse milli bağımsızlığın ancak Türk dili var oldukça dil bağımsız oldukça mümkün olacağı temelinden yürüyordu.

    Sevgilerimle

    AYSEMA KABAOĞLU