Milli Birlik Ve Beraberliğin Güçlenmesinde Dilin Rolü

'Genel Türk Tarihi' forumunda Sitem tarafından 17 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Milli Birlik Ve Beraberliğin Güçlenmesinde Dilin Rolü nedir
    Milli Birlik Ve Beraberlikte Dilin Rolü


    Dil, en yalın ifadeyle, insanlar arasında bir iletişim aracıdır. Kültürün sonraki kuşaklara aktarılmasını sağlar. Kültürün, bilginin gelişmesi ve kalıcı olması da "dil" ile mümkündür. Milleti oluşturan, Milli birliği sağlayan en önemli unsur da dil birliğidir. Ortak bir dil, Millet olmanın öncül koşuludur. Her ulus kendi dilini korumak, geliştirmek, gelecek kuşaklara ve hatta mümkün olan diğer insanlara öğretmek arzusundadır. Dilin bu öneminden dolayı devletler Milli dillerini koruma altına almışlardır.

    İnsanlar arasındaki iletişimin en temel araçlarından biri olan dil, milletlerin geçmişten devraldıkları bir mirastır. Dil yoluyla insanların birbirlerini, geçmişten bu güne ve de geleceğe yönlendirmesi sağlanmaktadır. Ortak dil ortak kader birliği demektir. Aynı dili konuşan insanların aynı geçmişe sahip oldukları, aynı kültürü paylaştıkları, aynı alışkanlık ve değerlere sahip olduk bilinmektedir.

    Dil bir milletin kültürel değerlerinin başında gelir. Aynı dili konuşan insanlar millet denilen sosyal varlığın temelini oluşturur. Dil, duygu ve düşünceyi insana aktaran bir vasıta olduğu için, insan topluluklarını bir yığın veya kitle olmaktan kurtararak, aralarında duygu ve düşünce birliği olan bir toplum hâline getirir. Dolayısıyla dil ferde toplumunun bağışladığı en büyük miras ve donanımdır. Bu donanıma yabancılaşma insanların içinde yaşadıkları topluma yabancılaşmasını da beraberinde getirmektedir. Çünkü insanların yaşadıkları topluma yabancılaşmadan, ona uyum sağlayarak yani sosyalleşerek hayatlarını devam ettirmeleri, o toplumun kültürünü, inanç ve değerlerini benimsemeleriyle gerçekleşmektedir. Bu ise nesillere dil yoluyla aktarılabilmektedir.

    Dil kültürü oluşturan önemli unsurların başında yer alır. Bu konumuyla dil, bir toplumun kültürü içinde şekillenen tüm birikimleri temsil edecek işlev yüklenmektedir. Günlük alışkanlıklar, öfkeler, sevinçler ve değer yargıları dil yoluyla ifade edilmekte ve tanımlanmaktadır. Bu işlevi nedeniyle de dil ve kültür arasında kaçınılmaz bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle de dil ile kültür sürekli etkileşim içindedir.

    Bireylerin birbirleriyle anlaşmalarında, problemlerinin hallinde dilin önemi büyüktür. Edebiyatta, şiirde, sanatta, tiyatroda halk kitlelerine ulaşacak yani halkın anlayacağı dilden eserler vermek hem halkın bilinçlenmesi, hem de eserlerin uzun süre anlaşılırlılığını koruması açısından önemlidir. Geçmişten bu güne intikal eden sözlü ve yazılı kültür ürünlerinin bu güne kadar varlığını sürdürmelerindeki en büyük etken anlaşılır, sade ve halkın genelinin anlayabileceği bir dille yazılmış, söylenmiş olanlarıdır.

    Dil insan topluluklarının anlaşmalarında, problemlerini çözmelerinde en önemli iletişim araçlarından biridir. Bu noktada konuşulan dilin herkes tarafından anlaşılması çok önemlidir. Bir toplumda yeniliklerin, buluşların ve gelişmelerin halkın her kademesine kolaylıkla iletilebilmesinde, dilin herkes tarafından anlaşılır olması gerekmektedir. Aksi takdirde, anlaşılmayan bir dil ya da kavramların oluşturduğu bir konuşma yolu seçilirse durum, birbirinden habersiz çalan enstrümanların çıkardığı, ne olduğu anlaşılmayan bir şey durumuna gelir. Bir orkestranın ortak dili notalarıdır. Farklı sesler çıkaran aletlerin çaldıkları şarkılarda ortak bir ahenk yakalamak için hepsinin ortak notaya uymaları gerekmektedir ki dinleyenlerin hem anlaması hem de zevk alması gerçekleşebilsiniz.
     



  2. Birey ve toplum yaşamındaki sadece bir iletişim aracı olma özelliğiyle değil bireyleri toplumuna ,toplumları milletine bağlayan ve onlara millet olma özelliği kazandıran önemli bir araçtır dil.Dil düşüncenin,düşüncelerin açığa çıkarabilmesinin en önemli etkin aracıdır.Milletler dil sayesinde kültürlerini,edebiyatlarını,tarih ve sanatlarını ortaya çıkarabilmekte ve yeni nesillere aktabilmektedir.