MİÇETOMA (Madura ayağı,maduromikozis)

'Hastalıklar' forumunda ZeuS tarafından 1 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. MİÇETOMA (Madura ayağı, maduromikozis)

    Tanım ve klinik bulgular : Miçetoma (Madura ayağı, maduromikozis), etken mikroorganizmanın travmatik olarak inokulasyonu ile gelişen deri ve derialtını tutan bir infeksiyondur. Bazen infeksiyon kas, fasia ve kemiğe kadar ilerleyebilir.

    Tümöral lezyonlar, abseler, direne olmuş sinüsler ve granüller (grain) içeren püy veya seroanjiöz bir akıntının varlığı tabloyu oluşturur.

    Miçetomayı oluşturan ve papül şeklinde başlıyan, yavaş gelişen nodüller, abse veya fistüller oluşturacak şekilde ilerler. Pürülan veya seroanjiyöz bir akıntı vardır. Akıntı içinde etkene bağlı olarak değişik renkte olan granüller saptanır. Hastalıkta genellikle sistemik bulgular yoktur. Ancak akciğer ve santral sinir sistemi tutulumu olduğu zaman sistemik bulgu olabilir. Ağır olgular dışında genellikle ağrı yoktur. Ateş, olaya bakteriyel infeksiyon eklenince ortaya çıkabilir. Lezyonda skar dokusu ile kapanmış sinüsler ve yeni oluşmuş sinüslerin birarada olduğu görülür.

    Etyoloji : Miçetomalar etyolojide rol oynayan mikroorganizmalar açısından 2 ye ayrılır. 1. grupta etken Actinomycetales ailesinden aerobik bakteriler olup (Actinomycetoma), 2. grupta etken mantarlardır (Eumycetoma) .

    Madurella mycetomatis en sık etken olan mantardır. Bunun yanında toprakta bulunabilen pek çok mantar etken olabilir. Etken mikroorganizmalar küçük bir travma ile örneğin, tozla bulaşmış bir kıymık veya diken batması ile veya bir taşın yaptığı küçük bir kesikden deriye girebilir. Ülkeden ülkeye etken mikroorganizmalar değişiklik göstermektedir.

    Epidemiyoloji : Miçetoma daha çok tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen bir hastalıktır. Hastalık daha çok genç erkeklerde ve alt ekstremilerde (özellikle ayak) görülmektedir. Ancak elde, sırtta, baş ve boyunda ve diğer vücut bölümlerinde de görülebilir. Kırsal kesimde görülme oranı daha yüksektir .

    Tanı ve Ayırıcı Tanı : Tanıda direne olan püy'ün % 20 KOH veya % 0.9 NaCl incelemesinde granüller ve ince flemantöz yapıların varlığı actinomycetomayı düşündürür. Eumycetomada ise flemantöz yapılar kalındır.

    Biyopside tanıya yardımcı olabilir. Kesin tanı için kültür yapılmalıdır. Kültür için sabouraud agar veya brain-heart infusion agar kullanılabilir. Dikkat edilmesi gereken bir nokta cycloheximide ve antibiyotik içermeyen vasatların da kullanılmasıdır. Kültür sonucu 7-28 günde alınabilir. Az sayıda ülkede de ELISA (Enzyme Linked Immunoassay), ID (Immunodiffusion) ve CIE (Counterımmunoelectrophoresis) ve western blot gibi yöntemlerle antikor aranmaktadır .
    Ayırıcı tanıda tüberküloz, osteomyelit, çeşitli mantarların ve bakterilerin yaptığı benzer tablolar yanında kemik ve yumuşak dokunun tümörleri de akla gelmelidir.

    Tedavi : Actinomycetoma: Tedaviye aylar hatta yıllarca devam ederek sonuç alınabilir. Co-trimoxasole, streptomycin, penicillin, tetracycline, isoniazid, dapsone ve rifampin kullanılabilen belli başlı antibiyotiklerdir. Kombine antibiyotik tedavisi ile daha iyi sonuç alınır.

    Eumycetoma : Amphotericin B ile tedavide başarı çok iyi değildir. Ancak çok erken dönemde tedavi ile sonuç alınabilir. Miconazole'un ıntravenöz kullanım ile veya ketoconazole'ün günde 400-600 mg olarak 6-12 ay kullanımı ile başarılı sonuçlar bildirilmiştir . Etken Fusarium, Aspergillus nidulaus veya Aspergillus flavus ise itrakonazol. İyileşmeyen olgularda tıbbi tedaviye cerrahi tedavi de eklenir .
    Kaynak : Türk İnfeksiyon Web Sitesi