Mevlid Kandili Ne Zaman 2012

'Mübarek Gün ve Geceler' forumunda Wish tarafından 21 Şubat 2010 tarihinde açılan konu


  1. 2012 Mevlid Kandili Ne Zaman
    2012 Mevlüt Kandili Ne Zaman
    Mevlid Kandili Tarihi 2012
    Mevlid Kandili


    [​IMG]

    Miladi Takvim' e göre : 03/04 ŞUBAT-2012 CUMA/CUMARTESİ

    Hicri Takvim' e göre : 11/12 Rebuevvel 1431
     



  2. Cevap: Mevlid Kandili Ne Zaman 2010

    Mevlit kandilinin anlamı, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in(s.a.v) doğum günü olan rebiyülevvel ayının on ikinci gecesinde kutlanan kandildir.
    [​IMG]
    Dünyada önemli gelişmelere neden olan kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir.
    Çünkü O'nun dünyaya geldiği dönemde, insanlar her türlü değer ölçülerini yitirmiş,kelimenin tam anlamıyla yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı.
    Sosyal hayat bozulmuş, ahlak tamamen raydan çıkmıştı. Kadınlara esir muâmelesi yapılıyor, bir eşya gibi alınıp satılıyordu, kız çocukları acımasızca diri diri toprağa gömülüyordu.
    Yeryüzünde insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey olan huzur, can ve mal güvenliği kalkmış gibiydi.
    Dünyanın birçok köşesi kanlı boğuşmalara sahne oluyordu. Cihanın ıslâhı bir peygamberin gönderilmesine muhtaçtı. Bütün ümitler, Yahudi ve Hristiyan dinlerinin müjdelediği (Bkz. Saff, 6) âhir zaman peygamberine yönelmişti. Bütün dünya, karanlıklar içinde, bu kurtarıcının gelmesini dört gözle bekliyordu.

    İşte Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), böyle bir zamanda dünyaya gelmişti. Bu gecenin sabahı gerçekten de nurlu bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meş’alesi olan Sevgili Peygamberimiz’in gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur: “İçlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, mü’minlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki onlar önceleri apaçık bir sapıklık içindeydiler.”(Âl-i İmrân, 164) Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle o, âlemlerin Rabbinden, “âlemlere rahmet olarak gönderildi.” (Bkz. Enbiyâ, 107)

    Hz. Peygamber’in, güzel ahlâkla yoğrulmuş hayat tecrübesini araştırmaya, ondan yararlanmaya, her zaman olduğu gibi bugün de çok ihtiyacımız vardır. Sevgili Peygamberimiz’i, onun güzel ahlâkını, davranış ve uygulamalarını, gelişen dünya şartlarına yön verecek, insanlığın problemlerine çözüm getirecek Kur’an-ı Kerim’i zenginliği ile yeniden tanımalı ve tanıtmalıyız.

    Peygamberimizin doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhiler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir. Onun doğumunu anmaktan asıl maksat, evrensel olan risâletini, yüksek ahlâkını, fazîletini, adâlet ve doğruluğunu hatırlamak ve bunları hayatımızda uygulama azmini tazelemektir. Yüce Allah’ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yeğane yolu, Hz. Peygamber’in yolundan gitmektir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “(Ey Muhammed!) De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Âl-i İmrân, 31) Bu ayette de belirtildiği gibi, Allah’ı hoşnut etmek, O’nun Peygamberine uymak ve onu örnek almakla mümkündür.
    Kaynak: Diyanet.gov.tr
     



  3. Cevap: Mevlid Kandili Ne Zaman 2010

    Mevlid Kandilinde yapılması gerekenler:
    [​IMG]
    1. Kur'ânı Kerim okunmalı, okuyanlar dinlenmeli, uygun yerlerde Kur'ân ziyafetleri verilmeli, Peygamber Efendimize olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmelidir.

    2. Peygamber Efendimize (s.a.s) salât-ü selâmlar getirilmeli, O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

    3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar,111 onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

    4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, ALLAH’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

    5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.

    6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

    7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.

    8. Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

    9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

    10. Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.

    11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

    12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

    13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.

    14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.

    15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

    16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.

    17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

    18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

    19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı
    Alıntı
     



  4. Cevap: Mevlid Kandili Ne Zaman 2010

    Tesbih Namazı

    Günahların afvına vesîle olan tesbih namazı 4 rek'atlı bir namazdır. Bu namazı kılabilmek için şu tesbihi ezber bilmek icap eder:

    سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ ِللهِ وَلاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ

    "Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym“

    Tesbih namazının kılınışı:

    Kalben tesbih namazı kılmaya niyet edilir. "Allâhü Ekber“ diyerek namaza başlanır.

    Yukarıdaki tesbih:

    "Sübhâneke...“'den sonra 15 kere,
    Zamm-ı sureden sonra 10 kere,
    Rükûda 10 kere,
    Rükûdan doğrulunca 10 kere,
    Secdede 10 kere,
    Secdeden doğrulunca 10 kere,
    İkinci secde de 10 kere,

    okunur.

    Böylece birinci rek'at kılınmış olur. İkinci rek'ate kalkılınca Fâtiha-i şerîfeden önce yine 15 kere, diğer yerlerde de, tarif edildiği gibi 10'ar kere okunarak 4 rek'at tamamlanır.

    Tesbih namazının diğer tarafları aynen diğer namazlarda olduğu gibidir. Fark sadece okunan tesbihlerdir. İkinci rek'atte oturulduğunda, "Et-tehiyyâtü...“'den sonra, "Allâhümme salli...“ ve "Allâhümme bârik...“, üçüncü rek'at için ayağa kalkıldığında da "Sübhâneke...“ okunacaktır.

    Tesbih namazında beher rek'atte okunan tesbih adedi 75'dir. Dört rek'atte 300 tesbih okunmuş olur.
     



  5. Cevap: Mevlid Kandili Ne Zaman 2010

    Bu mubarek gecede okunabilecek dua...

    EÛZÜ BİLLAHİ MİNE’Ş-ŞEYTANİ’R-RACÎM, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRRAHİM

    Ya ilahel alemin
    İlk yarattığın nur efendimizin nuruydu.
    Sen onu var etmeden evvel gündüzün geceden,
    baharın da kıştan farkı yoktu.
    İyilikler, kötülüklerle iç içe;
    akıl nefse yenik,
    ruh da bedenin esiri idi.
    O güzeller güzeli
    Varlığın sırrını keşfedip akla yüksek hedefler gösterdi
    düşünceye kapılar açıp
    insanın ebedlere namzet olduğunu âlemşümul bir dille haykırdı.
    Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden
    Ve sayısız nice nimetlerinden ötürü
    sana sonsuz hamd ü senalar olsun ya rabbi!

    Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allâh’ım!
    Mahlûkatın adedince,
    Zatının rızası,
    Arşının ağırlığı ve kelimelerinin toplamınca
    Efendimiz Hz. Muhammed (sas) ve O’nun ehli ve ashabı üzerine salât ü selam la bir kere daha yâdederek huzûr-u İlahi'de el açıp yakarıyoruz

    Ey her şeye hayat bahşeden Allah’ım
    bütün insanlık, hatta bütün bir varlık âleminin bayramı sayılan
    mübarek günleri vardır.
    bir gün daha vardır ki,
    o da Allah Rasûlü’nün dünyayı teşrif buyurarak
    tenezzülen aramıza girip bizi şereflendirdiği kutlu zamandır.
    Bizler şimdi o anı yaşıyoruz.
    Rahmet-i Rahman’ın galeyana geldiğine inandığımız
    bu kutlu zaman diliminde,
    Mevlid Kandili’nin bizim için hakiki bayram olması ümidiyle,
    ümmet-i Muhammed’in hal-i pürmelali açısından
    bayram hediyesine en muhtaç birer yetim olduğumuz mülahazasıyla, Şefkat Peygamberi’nin ruhaniyetine sığınarak,
    sen den yeniden bir kere daha diriliş istiyoruz ya rabbi

    Ey her şeye gücü yeten Allah’ım
    Efendimizi düşünmekle
    hayatın hiç kimseye nasip olmayan tadını
    ve varlığın bitmeyen zevkli maceralarını duyarız.
    Duyarız imanın yenilmez gücünü,
    Duyarız Müslümanlığın kahramanlık olduğunu,
    Duyarız doğruluğun paha biçilmez kıymetler ihtiva ettiğini,
    Duyarız iffet ve ismetin, meleklerinkine denk insan tabiatının bir buudu haline geldiğini.
    N’olur bu ve benzeri nice güzellikleri daha derince ve engince
    Bütün insanların ruhlarına duyur ya Rabbi!

    Ya Rabbel alemin
    Onun terbiyesi, onun üslûbu ve onun sistemiyle yetişmiş olan nesillerin
    imanları iz’ân ufkuna erişiyor,
    muhabbetleri çağlayanlara dönüşüyor.
    efendimizi bu ölçüde duyup sevmeleri münasebetiyle
    her an daha da şahlanıyor
    ve o kutlunun arkasında bulunma sevinciyle adeta yeni bir asr-ı saadet yaşanıyor.
    Sen dünyamıza yeniden bir huzur çağı
    ve gül devri yaşat ya Rabbi!

    Ey yüceler yücesi Allah’ım
    Yüzümüz yok, hicap içindeyiz;
    Efendimizin senin katındaki nazının geçerliliğine de ümitlerimiz tam.
    Keşke ne seviyede olursa olsun
    efendimizden hiç uzaklaşmasaydık;
    ondan gelen ışıklardan
    ve ruhlarımıza boşalan mânâlardan
    hiç mahrum kalmasaydık..
    ve onu o inandırıcı çehresiyle
    içlerimizde hep taptaze ve dipdiri duyabilseydik!..
    sen bizleri kendi uzaklıklarını aşabilen
    hak ve hakikatleri de bütün derinlikleriyle duyabilenlerden eyle ya rabbi!

    ya ilahel alemin
    O güzeller güzeli Sevgiliyi, bir kere daha misafirimiz eyle..
    tahtını sinelerimize kur
    gönüllerimizdeki karanlıkları kov,
    bütün benliğimize ruhunun ilhamlarını duyur
    ve bize yeniden diriliş yollarını göster ya rabbi

    İnananları karanlıklardan aydınlığa çıkaran Allah’ım
    her gün biraz daha azgınlaşan şu zulmetleri o kutlunun ışığıyla dağıtıver
    herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver.
    her şekliyle kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş şu zavallı ruhların boyunlarındaki zincirleri çözüver
    sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden sinelerimizi muhabbetle, hoşgörüyle coşturuver
    ruhlarımızı aklın aydınlığı, gönüllerimizi de mantık ve muhakeme enginliğiyle buluşturuver
    ve bizi kendi içimizdeki hicran ve hasretlerimizden kurtarıver ya Rabbi!

    Ey merhameti bol olan Allah’ım!
    şefkati, adaletini aşkın gönüller sultanını unuttuğumuzun
    ve saygısızlıkta bulunduğumuzun farkındayız.
    Biliyoruz ki o rahmet nebisi
    incinse de küsmedi
    Vefasızlık görsede alakayı kesmedi
    Başını yaranlar, dişini kıranlar karşısında bile ellerini açıp dua dua yalvardı. Katiyen lanette bulunmadı. Lanet ve bedduaya “âmin” de demedi.
    Sinesini, Ebû Cehil'leri bile ümitlendirecek ölçüde açabildiği kadar açtı
    ve her sözünü, her davranışını senin rahmetinin enginliğine bağladı.
    Sen bizleri onun o engin merhametinden istifade eden
    ve şefaatine de nâil olanlardan eyle ey Rabbi!

    Ey ihsanları sonsuz olan Allah’ım
    düşe-kalka olsa da hep Efendimizin izinde yürüme gayretindeyiz.
    N’olur bizi bir kere daha sevindir.
    Sevindir ki; bağının taptaze fidanlarıyla
    adını âleme tam duyuracak demdeyiz.
    Bu dünya ışığa hasret gidiyor.
    Bizler o kırık azimlerimiz ve o çatlamış ümitlerimizle,
    yolların hakkını veremesek de hep yollardayız.
    Sadece hislerimizle de olsa, aradığımız hep senin habibin;
    N’olur gönüllerimiz bir kere daha onunla dolsun,
    ufuklarımızı saran şu upuzun geceler yerlerini gündüzlere bıraksın
    ve viladeti bizim hakiki bayramımız olsun..

    Ey yapılan dualara cevap veren Allâh’ım
    Sana itaat edilir Sen karşılığını veririsin;
    Sana isyan edilir, sen bağışlar ve affedersin,
    Darda kalanlara icabet edersin,
    Zararı sıkıntıyı ortadan kaldırırsın
    Hastalara şifa, dertlilere deva verirsin
    Günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin
    Sen bizlerin dualarını kabul buyur ya Rabbi!

    Allâh’ım
    acizlikten, üzüntüden, tasadan, kederden,
    Korkaklıktan, kabir azâbından, cehennem ateşinden sana sığınırız.
    Bizleri kötülükten ve kötülerin şerrinden emin eyle ya Rabbi!

    Ey Yüceler Yücesi!
    bize karşı düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların kalblerini yumuşatmak murad ediyorsan,
    bize ve gönüllüler hareketine karşı onların kalblerini yumuşat
    ve sinelerini daimî bir sevgiyle doldur! Ya Rabbi!
    Ey kalbleri evirip çeviren Sultanlar Sultanı!
    Bizim kalblerimizi de, onların kalblerini de sevdiğin ve hoşnut olduğun güzelliklere çevir! Ya Rabbi!

    Allahım
    Sen bizlere bizi aşan istidat ve kabiliyetler ver
    ve lutfedeceğin bu kabiliyetleri
    senin rızan yolunda kullanmayı
    bizlere nasip eyle ya Rabbi!

    Allahım
    Sen bizlere peygamberleri donattığın sıfatları lutfet lakin biz lutfedeceğin bu sıfatları tefahur vesilesi yapmayalım ve hep kendimizi sıfır görelim ya Rabbi!

    Allahım
    Cümlemize vicdan genişliği lutfet
    Kalplerimize inşirah bahşet
    Bizleri kollektif şuura sahip kullarından kıl
    Ve bizleri müttakilere rehber eyle ya Rabbi!

    Ey yüceler yücesi olan Allahım
    Biz ümmeti Muhammedin dağınıklığını gider
    Bize ve ülkemize birlik ve dirlik ver
    Bütün dünyaya da huzur ve barış nasibeyle..
    Kalplerimizi birbirene ısındır ve
    Bizleri birbirimize sevdir
    Dünyanın dört bir tarafında hizmet eden kardeşlerimizi
    Bizlerle beraber ihlas-ı etemme muvaffak kıl ya Rabbi!

    Allâh'ım!
    Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in Sen'den istediği
    her türlü hayrı Sen'den istiyor,
    yine Peygamber Efendimizin sana sığındığı
    her türlü şerden de
    sana sığınıyoruz.

    Yâ Erhamerrâhimîn ve Yâ Ekremelekremîn!
    Bizim, anne-baba ve ecdadımızın
    Bize rehberlik ve kılavuzluk yapan büyüklerimizin,
    Bir harf bile olsa kendilerinden istifade ettiğimiz hocalarımızın,
    Sevdiklerimizin, sevenlerimizin,
    Içinde neş’et ettiğimiz beldedeki insanların,
    Milletimiz fertlerinin,
    Kadın-erkek inanan bütün arkadaşlarımızın,
    Dostlarımızın, kardeşlerimizin..
    Bize karşı hep civanmertçe davrananların..
    Hayır dualarında unutmayıp
    Her zaman bizi de yâd edenlerin..
    Üzerimizde hakkı bulunan kimselerin..
    Kıymetli nasihatleriyle
    Bize bekâ desenli sâlihatın yollarını gösterenlerin...
    Ve bütün ümmet-i Muhammed’in
    Günahlarını bağışla! Ya Rabbi!

    Allahım!
    Duamızın sonunda Sana olan minnet ve şükran hislerimizi
    Bir kere daha tekrarlıyor,
    Resûl-ü zîşânı, âlini, ashabını
    Bir kez daha salavâtlarla anıyor
    Ve dualarımızı kabul buyurmanı istirham ediyoruz.
    Ne olur, bizlerin dualarına icabet buyur ya Rabbi!

    amin ve selamün alel murselin
    vel hamdü lillahi Rabbi’l-alemin…