Mevlana Sözleri Mevlananın Aşk sözleri

'Karışık Sözler' forumunda EyLüL tarafından 11 Ocak 2012 tarihinde açılan konu



  1. Mevlanın Sözleri, Mevlananın Sevgi Aşk sözleri

    Hz. Mevlana Celaleddin Rumi’nin güzel sözleri Aşk Ve Sevgi Sözleri sizler için sayfamızda Mevlananın aşk sevgi üzerine sözlerinide bulabilirsiniz. Buyrun Mevlana sözleri sizlerle...
    Bir adamın ayağına diken batınca ayağını dizi üstüne kor. İğne ucu ile diken başını arar durur, bulamazsa orasını dudağı ile ıslatır. Ayağa batan dikeni bulmak bu derece güç olursa, yüreğe batan diken nasıl olur? Cevabını sen ver! Yüreğine diken batmadan anlayamazsın bunu Can

    Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak’tan mı? Ne boş zahmet.

    Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!

    Ayna Türk’e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir.

    Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.

    Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.

    İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.

    Yetmiş iki millet kendi sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz.

    Hz. Mevlana’ya sormuşlar “aşk nedir?” diye. Ben ol ki bilesin! demiş…

    İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.

    Hekim, kuyumcuya bir şerbet yaptı, kuyumcu içti, kızın karşısın da erimeye başladı. Hastalık yüzünden kuyumcunun güzelliği kalmayınca kızın canı, onun derdinden kurtuldu, O’ndan vazgeçti. Kuyumcu, çirkinleşip hastalanınca kızın gönlü de yavaş yavaş O’ndan soğudu. Bil ki zahiri güzelliğe ait bulunan aşklar aşk değildir. Onlar nihayet bir ar olur. Kız da aşktan ve hastalıktan arındı, tertemiz oldu. Çünkü ölülerin aşkı ebedi değildir. (Suretlere kapılıp kalma Can! Ölecek aşklar edinme!)

    Hz. Mevlana, yeni bir durumsayış ve yeni bir anlayış Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı kidünyanında sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!

    Hz. Mevlana’nın kendi bakış açılarını yansıttığı ve amaçlarını açıkladığı sözü:
    Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil.


    Hz. Mevlana’nın evrensel bakış açısını anlatan bir sözü:
    “Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada.”

    Hz. Mevlana sözlerinin şifa ve gıda oluşunun sırrını şu sözlerle açıklaaktadır:
    “Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.”

    Güzel söyle de halk, yüzyıllar boyunca okusun.Tanrı’nın dokuduğu kumaş ne yıpranır, ne eskir.

    Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki.Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.

    Bizim sözlerimizin hepsi nakit, başkalarınınki nakildir.
    Nakil, nakdin fer’idir.

    Sözünü öyle bir izah et ki havas da avam da istifade etsin.

    Herkesin aklının ereceği, fikrinin anlayacağı bir tarzda anlat.

    Söz söyleyen kemal sahibi olursa, mağfiret ve hakikat sofrasını yaydı mı, o sofrada her türlü aş bulunur.

    Hiçbir misafir aç kalmaz, herkes o sofrada kendi gıdasını bulur.

    Güzel üslupla söz söyleyenleriz "Mesih’in talebesiyiz; nice ölülere tuttuk da can üfürdük biz.

    Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak.
    Hacca giderken hac yoldaşı ara. Ama ha Hintli olmuş, ha Türk, ha Arap.
    Onun şekline, rengine bakma; azmine ve maksadına bak.
    Rengi kara bile olsa değil mi ki seninle aynı maksadı gdüyor, aynı senin rengindedir, sen ona beyaz de.

    Bu dünya zindandır, biz de zindandaki mahkumlarız.
    Zindanı del, kendini kurtar!
    Dünya nedir? Allah’tan gafil olmaktır.
    Kumaş, para, ölçüp tartarak ticaret yapmak ve kadın; dünya değildir.

    İnsaf et, aşk güzel bir iştir!
    Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, (insanlardaki) tabiatın kötü niyetli oluşundandır.
    Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın;
    Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur.

    Gönlünde Allah sevgisi arttı mı, şüphe yokki Allah seni seviyor.

    Ben,
    İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım. (Yoksa) hapishane nerede, ben nerede?Kimin malını çalmışım?

    Pergel gibiyiz; bir ayağımız sımsıkı şeriata bağlı, Diğer ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşıyoruz.

    Ey özden habersiz gafil! Sen hala kabukla öğünüyorsun!

    Göğsünün içindekini hakiki gönül sanan kimse,
    Hak yolunda iki üç adım attı da her şey oldu bitti sandı.
    Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır.
    Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.

    Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler. Her testide ne var? Sen ona bak.

    Ey Tanrı kitabının nüshası insanoğlu! Sen, kainatı yaratan Hakk’ın güzelliğinin bir aynasısın! Her şey sensin. Alemde ne varsa, senden dışarıda değil. Her ne ararsan, onu kendinden iste, kendinde ara.

    [​IMG]