Mevlana Aşk Rubaileri

'Karışık Sözler' forumunda HazaN tarafından 23 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. Aşk Rubaileri Mevlana

    Aklın gücü, cennetteki sırlarla ulu:
    Aşktan deliren, akıllıdır, sağduyulu.
    Sevdaya kapılmış yüreğin zorlu yolu,
    Görkemli yabancılıkla, özlemle dolu.

    *******

    Gitsin, güzelim, hepsi de, tek sen gitme.
    Ey dost, ey gam ortağı-bizden gitme.
    Ey gülbeşeker, şarap koy, iç, doldur, gül.
    Dünya süsü saki, allasen gitme.

    *******

    Bir gün şu çiçekli dal, dolar meyvayla;
    Bir gün döner istek adlı şahin, avla...
    Aşk imgesi, şimdi, bir gelip gitse bile,
    Bir gün gelir... artık hiç gitmez-asla!

    *******

    Bir tane canım var ama, yüz bin bedenim.
    Can neymiş? Neymiş ki beden? İşte ben’im.
    Bir başkası var ya: işte ben, ben! O, beni
    Sevsin diye bir başkası oldum kendim.

    *******

    Cennet gelecek, derler, içersin bade,
    Çevrende gülüp oynar huriler de...
    Madem sonumuz bu, şimdiden hem içeriz,
    Hem ellerimiz sevgilinin üzerinde.

    *******

    Biz aşkta reziliz: Bize hep yanlışlar,
    Sarhoşluk, cinnet ve günah yazmışlar.
    Sensin yaşamak, amaç, zaman sen-bu budur;
    Ey dost, madem sen varsın, her şey var.

    *******

    Ben aşıkım aşka; aşk da sevdalı bana.
    Aşık tene can-ten ise sevdalı cana.
    Bazen dolarım boynuna ben kollarımı,
    Bazen de sürükler beni canan yanına.

    *******

    Ben, işte dağım: sesim sözüm sevglimin.
    Ben, işte resim: ressamı sensin resmin.
    Benden geliyor sanma bu sözler-asla:
    Ses, işte, anahtarla açılmış kilidin.

    *******

    Aşk, özge ateştir: ısınır onda ayaz;
    Yandıkça o, taşlar yumuşar, sert kalamaz.
    Varsın aşık günaha girsin, hoş gör:
    Sevda şarabından içmiş-arlanmaz.

    *******

    Dön aşkın çevresinde: gün işte bu gün.
    Dön. Dön. Çılgın kalbini yermez dönüşün.
    Yangınla sınav-ölüm kalım-özge savaş:
    Vuslat bu, kucaklaşma, zifaf, mutlu düğün.