Merhamet İle İlgili Kısa Şiirler

'Karışık Şiirler' forumunda Aysell tarafından 13 Kasım 2011 tarihinde açılan konu



  1. Merhamet İle İlgili Şiirler



    Merhamet


    Kurumuş çatlamış toprak,
    susuz kalmış sineler,secdelere başlarını eğmiş
    su dileyen mahlukat dua dua yalvarırlar Rablerine
    Elleri uzanamaz suya, gidemezler su kaynaklarına
    Ve ansızın esmeye başlar rüzgarlar
    binbir müjdeyle seslenir gök gürültüleri

    Yüzlerce kilometre ötelerden gelir rüzgarların önünde
    koşturan rahmet yüklü bulutlar Ve yağmur başlar
    Tatlı bir su akıtılır damla damla
    gökyüzü annesinin bağrından yeryüzü yavrusuna
    Yeryüzü dirilir, secdeye eğilmiş başlar kalkar rükuya,
    bin bir şükür çiçekleri açar Ve su sadece otlara,
    ağaçlara ,toprağa gönderilmekle kalmaz
    Yağmur taşlara da yağar


    Bizler merhameti Rabbimizden öğreniriz

    Öyleyse

    Merhamet sevgiye !
    Bütün kirlerin üzerine yağan bembeyaz karlar gibi örtsün,
    yok etsin diye tüm kötülükleri Çağlayarak aksın,
    ırmaklar gibi yıkayıp arındırsın bütün yeryüzünü kirlerinden
    Kalmasın sevginin başını okşamadığı bir yaralı yürek

    Merhamet nefse !
    Yoluna çıkan dikenli tellere el uzatmasın,
    zehirli ballarla gıdalanmasın diye
    Haylaz bir çocuk gibi nice tehlikelere hiç düşünmeden atılmasın

    Merhamet ruha !
    takılmasın diye küçük çakıltaşlarına
    Prangalarını bir vuruşta parçalayıp yükselsin doruklarına insanlığın
    Yıldızlara ulaşsınbaşı meleklerle yarışsın
    Aşsın bütün engelleri, Yaradan aşkına

    Merhamet gönle !
    Değmeyenlere, bırakıp gidenlere adamasın sonsuz varlığını
    Ummanlar dururken oyalanmasın bir-iki kırıntıyla
    Ne için yaratıldıysa onun için yaşasın
    Köklerini iman toprağına salıp,
    İlahi aşkla dolsun taşsın damarları
    Ve cümle yaratılmışa uzansın dalları
    meyveler uzatsın elleri

    Ve merhamet can suyu bulup içmişlerden,
    çöllerde seraplarla avunan çatlamış yüreklere
    Merhamet; sonsuzlara uzanan yollarda yitip gidenlere
    ayağı nefs ve şeytanın binbir engeline takılıp da yollarda kalanlara
    Merhamet;
    gönüleri ve gözleri sevdayla parlayanlardan yalancı
    sahteliklerle çevrili dünyalarında, teneke kutuların renkli ışıklarında,
    bir ömür tüketenlere
    Merhamet;
    sonsuz saadetlere giden hakikat yolunun aşıklarından ,
    kıyıda köşede takılıp kalan şaşkın yüreklere
    Merhamet;
    "Necisin ? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun? "
    muhteşem sorularının cevaplarını araştırıp bulanlardan,
    kafalarında bambaşka
    sorularla uğraşmaktan buna vakit bulamayanlara


    Ve merhamet taşlara !
    Yağmur olup yağmak gerek ki taş bağırlılar
    yumuşasın Günün birinde gül bitiren toprak olsun diye


    Merhamet geçip giden zamana,
    merhamet işte asıl bu asra,
    ve merhamet hiç olmadığı kadar şimdi topyekün bütün insanlığa





    İncitme sen kimseyi, kimseye incinme hem,

    Güler yüzlü, tatlı dil, her ağızın balı ol.

    Güneş gibi şefkatli, yer gibi tevâzûlu,

    Su gibi sehâvetli, merhametle dolu ol!"





    Darendeli Osman Hulûsî Efendi