Meleklerin Varlığı, Mahiyeti ve Meleklere İmanın İnsan Hayatındaki Önemi

'Dini Konular' forumunda EyLüL tarafından 30 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Meleklerin Varlığı, Mahiyeti ve Meleklere İmanın İnsan Hayatındaki Önemi
    Meleklerin Varlığı, Mahiyeti ve Meleklere İmanın İnsan Hayatındaki Önemi Nedir?
    Meleklerin Varlığı, Mahiyeti ve Meleklere İman

    Cenab-ı Hak, meleklerle ilgili olarak, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:
    “Peygamber, Rabbi tarafından kendine indirilene îmân etti, mü'minler de (îmân ettiler ) Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine îmân ettiler
    Îmânın rükünleri sırasıyla; Allah'a îmân, Meleklere îmân, Kitaplara îmân, Peygamberlere îmân, Ahirete îmân ve kadere îmândır İmân, bu altı rükünden, yani esastan çıkan tek bir hakikattir Bölünme ve ayrılma kabul etmez Kısımlara ayrılamaz Bazısına inanıp bazısına inanmamak olamaz Zira her bir îmân rüknü, kendisini ispat eden deliller ile diğer îmân rükünlerini de ispat eder

    MELEKLERİN VARLIĞI
    Allah, her şeye kadirdir Bir ağacı kolayca yarattığı ve çeşit çeşit dal, budak, yaprak, çiçek ve meyvelerle donattığı gibi; aynı kolaylıkla bir bahçeyi, hatta yeryüzündeki bütün bahçeleri yaratabilir ve yaratıyor Allah nihayetsiz kudretiyle bir hücreyi kolayca yarattığı gibi, bütün hücreleri, balıktan aslanlara kadar bütün hayvanları ve insanı aynı kolaylıkla yaratabilir ve yaratıyor Bunları gözümüzle görüyoruz
    Allah'ın, mâdem ki kudreti nihayetsizdir, insanı topraktan yarattığı gibi, melekleri nurdan, cinleri de ateşten yaratabilir ve yaratmıştır Allah her şeyi yaratmaya muktedirdir
    Cinler ve melekler de insanlar gibi, hayatlı, ruhlu ve şuur sahibi mahlûklardır İnsanlar topraktan, melekler nurdan ve cinler ateşten yaratılmıştır İnsanlar ve cinler Allah'a îmân edip ibadet etmek için var edilmiştir Ancak îmân etme ve ibadet vazifelerini yapıp yapmamakta serbest bırakılmışlardır Yaparlarsa mükâfatı, yapmazlarsa cezası vardır Melekler ise sadece ibadet etmek ve Allah'ın emirlerini yapmak için yaratılmışlardır Meleklerde itaatsizlik yoktur
    Meleklerin tamamı Allah'ın emirlerine isyansız itaat eder ve ibadet ederler Kadın ve erkek gibi cinsiyetleri yoktur Cinler ise, bir cihetle insanlara benzer Allah'a itaat edenleri olduğu gibi; isyan edenleri de vardır Yer, içer ve çoğalırlar Cinlerin şerlilerinden ilki İblis'tir Gururu yüzünden Allah'ın emrine itaat etmeyerek yoldan çıkmış ve o zamandan beri de insanları yoldan çıkarmaya çalışmaktadır
    Küçük bir gezegen olan dünyamızın, bu kadar çok sayıda hayatlı, ruhlu ve şuurlu mahlûkatla doldurulmuş olması, semada bulunan hadsiz yıldız ve gezegenlerin de hayatlı, ruhlu ve şuurlu mahlûkatla doldurulmuş bulunduğunu gösterir Aksi halde, semadaki yıldızların yaratılışları abes ve hikmetsiz olurdu Hâlbuki Allah Mutlak Hakîmdir; lüzumsuz, abes ve boş bir iş yapmaz

    Semada yaşayan ve çok çeşitli cinsleri olan bu sakinlere Kur'an'ın lisanı ile melekler ve ruhaniler adı verilmiştir Bunlar yaşadıkları ortamın şartlarına uyacak şekilde yaratılmıştır Bu sebeple, meselâ güneşte yaşayan bir melek, insanların bağ ve bahçelerde dolaştığı gibi, güneşin yüzünde ve içinde ve değişik tabakalarında rahatça dolaşabilir
    Şuurlu mahlûkat için yaratılışın gayesi ise, Allah'a îmân edip ibadet etmektir Melekler de, insanlar ve Cinler gibi, îmân ve ibadet ederler Onlar, şu âlem sarayını seyrederler Bu kâinattaki varlıkları tefekkür eder ve bunun dellallığını yaparlar
    Meleklerin vazifeleri bir bakıma insanların vazifelerine benzer İnsanın yaratılışının ve bu dünyaya gönderilmesinin hikmet ve gayesi, aynen melek ve ruhaniler için de söz konusudur Allah, bir kudsî hadiste “gizli bir hazine idim mahlûkatı kendimi tanıttırmak için yarattım” buyurmuştur Demek ki, kâinatın yaratılışının en mühim sebep ve hikmetlerinden biri, akıl ve şuur sahibi mahlûklar tarafından, kâinata bakarak onun yaratıcısını tanı- mak ve tanıtmaktır
    Kâinat ve içindeki her şey, bir iğnenin ustasını ve bir harfin kâtibini tanıttırdığı gibi, kâinatı yaratan Allah'ı güzel isimleriyle açık bir şekilde tanıttırmaktadır Elbette ki, en basit bir sanat eseri ustasız olmadığı gibi, şu kâinat ve içindeki mahlukat da, yaratıcısız olamaz ve olması da mümkün değildir
    Madem Allah, kâinatı, kendini akıl ve şuur sahibi olanlara, tanıtmak için yarattı Öyle ise, kâinatın hiçbir köşesi kalmayacak ki, orada ilim ve şuur sahibi mahlûkları bulunmasın O'nu tanıma- sın O'na ibadet etmesin Ayda da bulunacak Güneşte de bulunacak Yıldız ve galaksilerde de bulunacak Daha bizim bilmediğimiz âlemlerde de bulunacak ve bulunur
    İnsanın cesedi dünyadaki yaşama şartlarına göre yaratılmıştır Meselâ, balıklar da su içinde yaşama şartlarına göre yaratılmıştır Melekler de bulundukları âlemin yaşam şartlarına göre yaratıl- mıştır Melekler nurdan yaratılmış mahlûklardır Bu nedenle ateş ışığa zarar vermediği gibi, meleklerin de yıldızlarda bulunması, nurdan yaratılmış oldukları için, onlara zarar vermez İnsanların bağ ve bahçelerde dolaşıp tefekkür ettiği gibi, melekler de meselâ, güneşin üstünde içinde ve bütün tabakalarında gezip dolaşarak oradaki kudret Mu'cizelerini seyredip tefekkür ve ibadet ederler
    Meleklerin gıdaları nur ve nura yakın şeylerdir Meselâ, Kuran'ın okunması ve kelimât-ı tayyibe denilen güzel sözler ve manalar, hatta güzel kokular onların gıdaları hükmündedir Fena kokular ise, hoşlanmadıkları şeylerdir Onun içindir ki, Peygamberimiz (sav) güzel koku sürünmüş ve bunu tavsiye etmiştir
    Meleklerin varlığına en açık ve net delillerden biri de, Kuran-ı Kerim'dir Meleklerin varlığını Kur'an haber vermektedir Kur'an Allah kelamı olduğundan, bütün delilleri, meleklerin varlığının da delilleridir
    Aynı şekilde, Hz Muhammed (sav) de meleklerin varlığından haber vermektedir Peygam berin peygamberlik delilleri, meleklerin varlığının da delilleridir Nasıl ki, bir sergide yer alan eserler, onlardan anlayacak seyirciler ister Kâinat sarayında sergilenen Allah'ın harika ve süslü sanatları, hikmetli, güzel nakışları da, seyircilerin olmasını gerektirir Bu seyir vazifesine sadece insan kâfi gelmez Bunu yapacak başka şuurlu mahlûkata ihtiyaç vardır Bunlar da, en geniş dairede meleklerdir
    Kâinattan bir başka delil de, çevremizdeki toprak gibi maddelerden çeşitli varlıkların yaratılmasıdır İşte topraktan ve çürümüş madde- lerden varlıkları yaratan, ateşten ve nurdan da mahlûkları yaratabilir ve yaratmıştır