mektup örnekleri

Konusu 'Soru Cevap' forumundadır ve Misafir tarafından 7 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Misafir

    Misafir Ziyaretçi


    öğretmenimiz ona bir mektup yazmamızı istedi internnete hep aşk mektubu var l
    ütfen yardım edin çok acil yarına acillllllllll yardım edin ne olur
     
  2. anniccha

    anniccha Üye

    Katılım:
    27 Mart 2010
    Mesajlar:
    4.847
    Cevap: mektup örnekleri

    Edebi Mektup Örneği

    Dostoyevski' den Apollon Nikolayeviç Maikov' a

    Cenevre, 18 Mayıs 1868​

    Mektubuna çok teşekkür ederim sevgili Apollon Nikolayeviç, ve her şeyden evvel, bana kızmayıp, mektuplaşmamıza son vermediğin için sana minnettarım. Ama, her zaman, ruhumun derinliklerinde Apollon Nikolayeviç’in böyle bir şey yapmayacağını hissetmişimdi ben...

    Sonia’m öldü. Üç gün evvel gömdük onu. Ölümünden iki saat evvel onun öleceğini hiç bilmiyordum. Ölmeden üç saat evvel, doktor bize, her şeyin daha iyiye doğru gittiğini ve onun yaşayacağını söyledi. Sadece bir hafta hasta yattı. Zatürre olması sebeb oldu ölümüne.

    Ah benim sevgili Apollon Nikolayeviç’im, ilk çocuğuma karşı olan sevgim herhalde çok komik bir şeydi. Beni tebrik edenlere öylesine komik mektuplar yazıp hislerimi belirttim ki. Herkesin gözünde, rezil kepaze olduğumdan hiç şüphem yok. Ama sana, sana sevgili dostum, hiçbir şeyi söylemekten utanmıyorum. O zavallı küçük sevgili yaratık, daha üç ayını doldurmadığı halde, benim için kendine has özellikleri ve kişiliği olan bir kimseydi. Daha yeni başlamıştı, beni tanıyıp sevmeye. Ne zaman yanına gitsem daima gülümsüyordu bana. Şimdi gelmişler beni teselli edip muhakkak başka çocuklarımın olacağını söylüyorlar. Peki ama Sonia nerde? İnan bana, eğer hayatta kalabileceğini temin etseydim, onun yaşaması için, çarmıha gerilerek ölmeye çoktan razı olurdum. Artık bundan bahsetmeyeceğim. Karım ağlıyor. Yarından sonra, onun minicik mezarına son bir defa veda edip, başka bir yerlere gideceğiz. Anna Nikolayevna (not: karısının annesi) bizlerle beraber kalıyor. Küçüğümüz ölmeden sadece bir hafta evvel geldi buraya...

    On beş gün evvel başlayan Sonia’nın rahatsızlığından bu yana hiç çalışamadım. Katkov’a bir mektup yazarak özür diledim. Roussky Viestnik’in mayıs sayısında kitabımdan sadece üç kısım çıkabilecek. Ama şimdiden sonra gece gündüz çalışabileceğimi umuyorum. Böylelikle haziran sayısından itibaren muntazaman çıkmaya başlıyacak romanım.

    Kızımın manevi babası olmayı kabul etmene de ayrıca teşekkür ederim. Ölümünden bir hafta evvel vaftiz edilmişti küçüğüm....


    Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski
     
  3. anniccha

    anniccha Üye

    Katılım:
    27 Mart 2010
    Mesajlar:
    4.847
    Cevap: mektup örnekleri

    Özel Mektup Örneği

    Kabil, 6 Nisan 1934​

    Oğlusu,

    Bu hafta sana mektup yazmak sırası iken, kaptana geçen hafta yazamadığım bazı yüksek ve ağır ilim lakırdılarını yazmak için senin sıranı alıp ona yazacağımı geçen hafta arz ve beyan etmiş isem de, gece Iran elçiliğinde saat bire kadar kokup oturduktan sonra sabah oturup felsefi ve hikemi lakırdılar yumurtlayıp, kabil olduğu kadar hezeyan olmayan birkaç lakırdı yazmak epeyce çetin olacağına göre, sana hafta mektubunu yazmaya başladım.

    Üç dört senedir burada Fransız elçiliği eden efendi bugünlerde memleketine gidiyor. Bir daha da gelmeyecek imiş. Bu münasebetle ingiliz elçisi onun adına bir akşam yemeği verdi. Arkasından Rus elçisi de bir akşam yemeği dayandı. Daha arkadan İran elçisi de bir akşam yemeği verdi. Bu yemeklere misyon şefleri ile, dans eden sefaret kâtiplerini çağırıyorlar. Hiçbir memlekette Kabil'de olduğu kadar frak giyilmez. Giyinip gidiyoruz. Vakası olmayan, hayatı uyku içinde geçen bu memlekette, birbirini haftada üç kere gören diplomatların aralarında ne konuşacakları olabilir! Hiç olmazsa biri ile teklifsiz olsan. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan enine boyuna, dört köşe bir teşrifat. Yemek odasına giderken kim önden geçecek? Bir mesele! Bir ziyafette, bir çayda, duayyen olan Rus elçisi kalkıp gitmedikçe kimse gidemez imiş! Bu âdeti ilk defa burada görüyorum.

    Konuşmalar, lakırdılar o kadar ıkınarak, o kadar zoraki ki insanın lakırdıdan sonra oturup ağlayacağı geliyor. Dün gece yemekte ben susuyor imişim. Rus elçisinin karşımda oturan karısı: - Ne düşünüyorsunuz? diye sordu. - Madam, yarın yağmur yağarsa öbür gün de yağar mı diye düşünüyorum, dedim. Kadın bu "derin düşünceme, bu haklı düşünceme hayran kaldı!

    Yemek hiç olmazsa iyi olursa bir nimettir. Ya olmazsa? Dün gece zerzevat unundan yapılmış bir çorba vardı. Sanki çorbanın içine biraz kum dökülmüş gibi, onun da suyuna karışmamış, dibine çökmüş, tadı, tuzu da hak getire. Arkasından kutu sardalyasından üç balık, yanında biraz da mayonez gibi bir şey. Mide bozma ilacı! Daha arkadan mayonezli tavuk, üstüne de zelatin dökülmüş. Tavuk eyi pişmiş. Pişmiş olsa da bir şey değil ya! Arkasından yumurta akının köpüğünden yapılmış bir tatlı, arkasından da yemiş. Şurasını arz edeyim ki buralarda kayısı ve üzüm gibi bazı yaz meyvelerinden ağız tadı ile yenilecek yemiş bulacağını zannedenler aldanırlar.

    Yemekten sonra kahveler içilir, o da tamam olunca gramofonu açar dansa başlarlar. Kime sorsan danstan hoşlanmadığını söyler gibidir ama doğru değildir. Belli bir şey ki kadın erkek birbirine fazlaca sokulup sürtünmekten kadını erkeği bir zevk bulurlar. Bu gizli zevk ne dereceye kadar hoş bir şeydir bilmem. Ama hoşlanır ve sürtünürler.

    Bu toplantıların bütün lütfü bu cinsi iştahın gıcıklanmasından ibaret kalır. Dans etmeyenler ne yapar? Faide Hanım İran doktoru, Rus kâtibi ile tavla oynar. Ben zavallı öteki beriki kadınlara sokulur sümsüklerim. Kadınlar arasında: - Niçin dans etmiyorsunuz? deye soranlar olur. - İhtiyarladım madam! deye cevap veririm. Artık ne anlarsan anla! Kadın bana dese ki: - İyi güzel ama sümsükleniyorsunuz! Ne cevap veririm. Derim ki: - O da eski alışkanlık madam, kusura bakmayınız, sizi rahatsız edecek değilim, derim.
    Hepinizin gözlerinden öperim. Oğlusu mektup yaz. Fatma ağaçları yetiştirsin, sonrası kolay, öyle söyle.

    M. Şevket
     
  4. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Cevap: mektup örnekleri

    Genel anlamda kişinin bir haberi, olayı, arzuyu bir başkasına anlattığı yazılardır. Özel mektup, iş mektubu, edebi mektup türleri vardır. Bunlar içinde bizi edebi mektup ilgilendiriyor.
    Bu tür mektuplar açık olarak bir gazetede ya da dergide yayımlanır. Yazar birine hitaben herhangi bir konudaki görüşlerini, duygularını anlatır. Ancak asıl amacı bunları herkese duyurmaktır.
    Mektup, Divan edebiyatında da kullanılmıştır. Fuzuli’nin “Şikayetname” adlı eseri bu türdendir. Tanzimat’tan sonra ise gazetelerde yayımlanan birçok açık mektup görülür.
    Bazı yazarlar mektuplardan oluşan romanlar da yazmışlardır. Halide Edip’in “Handan” romanı bunlardan biridir.
    Mektubun Tarihi
    Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar ortaya çıkmış eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler; Mısır firavunlarının diplomatik mektupları (MÖ 15. – 14. yüz yılları) ile Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde bulunan mektuplarıdır. Batı edebiyatında mektup türünün ilk örneklerini, Yunan edebiyatında görürüz. Mektup, bir edebiyat türü olarak, özellikle Latin edebiyatında gelişip yaygınlaşmıştır. Bu alanda yazanların başında Cicero (MÖ 106 – 43) gelir. Rönesans’tan bu yana Avrupa’da çeşitli ülkelerde bu türün yaygınlaştığı görülür. Özellikle Fransa’da mektup türü büyük gelişme göstermiştir. Mektup türünün Türk edebiyatında epey uzun bir geçmişi vardır. Münşeatlarda (Nesir halindeki yazıları bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere denir.) resmi ve özel mektuplara geniş yer verilirdi. Şinasi’ nin öncülüğünde başlayan düz anlatım akımı, mektuplarda da etkisini göstermiş; Tanzimat’tan bu yana yazılan özel mektuplarda yapmacıksız, doğal bir anlatım kullanılmıştır.
    Mektupta Amaç
    • Bir haberi almak ya da vermek.
    • Bir konuyu yazılı olarak tartışmak.
    • Herhangi bir konuda sevincimizi ya da üzüntümüzü bildirmek.
    • Birinden yardım dilemek ya da ona yardım etme isteğinde bulunmak.
    • Bir işi sonuçlandırmak.
    Mektupta Biçim
    1. Hitap: Mektup yazılan kişiye olan ilgi ve yakınlığımıza bağlıdır. Samimi olduğumuz kişilere “Canım, Dostum”, yeni tanıştığımız ya da resmi olduğumuz kişilere “Bay, Bayan, Sayın” şeklinden hitap edebiliriz.
    2. Giriş ve Gelişme: Mektubun amacını belirten bölümdür. Amaca doğrudan doğruya girilir. Bir haber öğrenmek için mi, bir sorunu tartışmak için mi, bir mektuba cevap olarak mı yazıldığı bu bölümde ortaya konur.
    3. Sonuç: Bu bölümde klişeleşmiş cümleler, selam ve iyi dilekler yer almalıdır.
    Mektup Yazılırken Uyulması Gereken İlkeler
    • Mektup çizgisiz ve beyaz bir kağıda yazılmalıdır.
    • Kağıdın sadece bir yüzü kullanılmalıdır.
    • Mektup, kurşun kalemle yazılmamalıdır.
    • Mektup kağıdının sağ üst kısmına yazıldığı yer ve tarih konulmalıdır.
    • Mektup bitince imzalanmalı, sol üst köşesine de adres yazılmalıdır.
    Mektup Zarfı
    • İçindeki yazılar okunmayacak kalınlıkta olmalıdır.
    • Gönderenin adresi zarfın ön yüzünün sol üst köşesine yazılmalıdır.
    • Gideceği yerin adresi orta sağ kısma yazılmalıdır.
    • Gideceği kentin adı, en alt sağ köşeye büyük harflerle yazılmalıdır.
    • Pul sağ üst köşeye yapıştırılmalıdır.
    Mektup Çeşitleri
    • Özel Mektuplar
    • İş Mektupları
    • Resmi Mektuplar
    • Edebi ve Felsefi Mektuplar
    • Açık Mektuplar
    • Özel Mektuplar