Mehmet akif ersoy'un çanakkale şiirleri

'Karışık Şiirler' forumunda Demet tarafından 17 Mart 2015 tarihinde açılan konu

  1. Demet

    Demet Editör


    Mehmet akif ersoy'un çanakkale şiirleri ve sözleri

    İstiklal Marşımızın söz yazarı Mehmet Akif ersoy'un Çanakkale için yazılmış en güzel şiirleri


    ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
    O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.
    Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
    Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
    Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.
    Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
    Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
    Mehmet Akif ERSOY
    ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
    Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi
    Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde gösterdiği vahşetle "bu: bir Avrupa'lı"
    Dedirir, yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    Varsa gelmiş, açılıp mahpesi, yahut kafesi!
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak
    Boşanır sırtlara vadilere sağnak sağnak.
    Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,
    Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
    Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
    Sürü halinde gezerken sayısız teyyare.
    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler,
    Kahraman orduyu seyret ki, bu tehdide güler!
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
    Hangi kuvvet onu, haşa edecek kahrına ram?
    Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam
    Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar taşlar...
    O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,
    Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
    Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!
    Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker,
    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi,
    Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "Gömelim gel seni tarihe" desem sığmazsın.
    Hercümerc ettiğin edvara da yetmez o kitap
    Seni ancak ebediyetler eder istiab.
    "Bu taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına,
    Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına,
    Sonra gök kubbeyi alsam da rida namiyle
    Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle
    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan
    Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan.
    Sen bu avizenin altında bürünmüş kanına
    Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına.
    Türbedarın diye ta fecre kadar bekletsem,
    Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem.
    Tüllenen magribi akşamları sarsam yarana,
    Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana...
    Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
    Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.
    Mehmet Akif Ersoy
    BİRLİK
    CEHENNEM OLSA GELEN, GÖĞSÜMÜZDE SÖNDÜRÜRÜZ,
    BU YOL Kİ HAK YOLUDUR, DÖNME BİLMEYİZ YÜRÜRÜZ,
    DÜŞER Mİ TEK TAŞI SANDIN HARİMİ NAMUSUN,
    MEĞER Kİ HARBE GİDEN SON NEFER ŞEHİT OLSUN.
    ŞU KARŞIMIZDAKİ MAHŞER KUDURSA, ÇILDIRSA,
    DENİZLER ORDU, BULUTLAR DONANMA YAĞDIRSA,
    BU ALTIMIZDAKİ YERDEN BÜTÜN YANARDAĞLAR
    TAŞIP DA KAPLASA ÂFAKI BİR KIZIL SARAR.
    DEĞİL Mİ CEPHEMİZİN SİNESİNDE İMAN BİR,
    SEVİNME BİR, ACI BİR, GAYE AYNI, VİCDAN BİR,
    DEĞİL Mİ ORTADA BİR SİNE ÇARPIYOR, YILMAZ,
    CİHAN YIKILSA EMİN OL BU CEPHE SARSILMAZ.
    M. Akif ERSOY