Mehmed şükrü paşa Kimdir Kısaca

'Hakkında bilgi' forumunda zamaneanne tarafından 11 Aralık 2012 tarihinde açılan konu


  1. Şükrü Paşa (Mehmed) Hakkında bilgi

    Osmanlı Devletinin son yıllarında yetişmiş, Balkan Harbi sırasında Edirneyi kahramanca müdfaa etmiş kumandan. Adı Mehmed Şükrü olup, Erzurumlu Ayabakan ilesinden Kolağası Mustafa Beyin oğludur. Annesi Muhsine Hanımdır. 1857de Erzurumda doğdu. Çocuk yaşta askerliğe karşı ilgi duyarak Erzincan Asker İddsine girdi. Babasının ölümü üzerine İstanbula gelerek Sütlüce Topçu Okuluna girdi. 1879 senesinde Topçu Teğmeni olarak Harbiyeden mezun oldu. Harbiyedeki tahsili sırasında, zeksı ve riyziyeye, matematiğe karşı olan kbiliyeti hocalarının dikkatini çekti ve Almanyaya tahsil için gönderildi. Almanyadayken, imparatorluk Üçüncü Topçu Hassa Alayına tyin edilerek dört seneden fazla eğitim gördü. 1880 senesinde Mülzım-ı evvelliğe (Üsteğmen) 1882de Yüzbaşılığa, 1883te Kıdemli Yüzbaşılığa terfi etti.

    Almanyadan İstanbula döndükten sonra, Mühendishnede dil ve topçuluk dersleri verdi.

    1888 senesinde Kaymakamlık (Yarbaylık)a yükselen Şükrü Bey, 1889da Mralaylık (Albaylık)a terfi etti ve Saraya yaver oldu. 1893te 36 yaşındayken Mirlivlığa yükseldi.

    Edirneye topçu kumandanı olarak tyin edildi. Mirlivlıktan sonraki asker haytı Edirnede geçen Şükrü Paşa, burada Ferikliğe ve Birinci Ferikliğe terf etti. İkinci Ordu Müfettişliğine tyin edildi. 1905de Selnikteki Üçüncü Orduda vazifelendirildi. İkinci Meşrûtiyet öncesi günlerde Müşirliğe yükseldi. 1908de meşrûtiyetin lnı üzerine İstanbula gelen Şükrü paşa, 1912 senesine kadar Redif Müfettişliği, Çanakkale Boğazı Muhfızlığı gibi asker vazfelerde bulundu. İttihatçılar tarafından yapılan asker rütbeler tasfiyesinde, rütbesi Ferikliğe (Korgeneralliğe) indirildi.

    1912 yılında, Balkan Harbi çıkınca, Birinci Ferik (Korgeneral) olarak Edirne Müstahkem Mevkii Kumandanlığına tyin edildi. Şükrü Paşaya verilen yazılı emirde, Edirnenin muhtemel bir muhsarası hlinde, yalnız kırk gün müdfaa edilmesi bildirildiği hlde, güç şartlar altında Edirneyi 5 ay 5 gün kahramanca savundu. Türk ordusunun şeref ve nmusunu kurtaran ve bütün dünynın takdir ve hayranlığını kazanan, muhteşem sahneler yaşandı.

    Yiyeceği kalmayan, silh ve mühimmtı bitmek üzere olan Şükrü Paşa, hiçbir yardım görememesi üzerine, 26 Mart 1913 Çarşamba günü öğle üzeri, Bulgar başkumandanına bir zbit (subay) göndererek teslim olacağını bildirdi. Kahraman Şükrü Paşa, usûlen, kılıcını Bulgar başkumandanına teslim etti. Esir edilen Şükrü Paşa ve kurmay heyetiyle diğer subaylar, 29 Mart 1913te trenle Filibe ve Sofyaya sevk edildiler. Bulgarlar tarafından esir edilen 28.500 asker de toplanarak hapsedildi. Bu kahramanlar, burada bir ay kadar, açlıktan ağaç kabukları yiyerek, seflet ve zulüm altında kolera ve dizanteriden inleye inleye, bile bile ölüme terk edildiler. Bu arada, Edirne halkına Bulgarlar tarafından akla gelmedik işkenceler yapıldı. Kadınların-kızların nmusları kirletildi. Bu mezlim ve vahşet sırasında, bir ay içinde binlerce ev tahrip edilip, cmilere çan asıldı. Bu durumu tespit eden bzı tarafsız batılı ülkeler, Bulgar mezliminin medeniyet ve insanlık için yüz karası olduğunu ifde ettiler.

    Osmanlılarla Bulgarlar arasında antlaşma imzlanmasından sonra, İstanbula dönen Şükrü Paşayı, ona halkın tezhürtta bulunması ihtimlinden korkan İttihat ve Terakkinin meşhûr İstanbul muhfızı Cemal Bey (Paşa), el çabukluğuyla trenden alıp, muhfızlık arabasına koyarak kimseye göstermeden evine getirdi.

    Edirne müdfaasında sürdüğü beden seflet haytı netcesinde yakalandığı siytik hastalığının tedvisi için gittiği Bursa kaplıcalarında ztürreye yakalanan Şükrü Paşa, İstanbula dönüşünde 5 Haziran 1916da evinde veft etti.

    Dürüst, çok sert ve cesur bir asker olan Şükrü Paşa, üst makamlara karşı bildiklerini çekinmeden söylemeyi, vatan borcu telakk ederdi. Siysetle meşgul olmamış, hatt asker olarak bundan şiddetle nefret etmiş olan Şükrü Paşa, devletine ve milletine karşı sadkatle çalışmış, nmusu ve cesreti syesinde büyük kahramanlıklar göstermiştir. Bu yüzden, İttihat ve Terakki ileri gelenlerinin oklarına hedef olmuştur.

    Şükrü Paşanın Edirne müdfaasıyla ilgili, Avrupa basınında, övücü pek çok yazılar ve resimler yayınlandı. Bzı Avrupa memleketlerinde, onun htırsına bideler dikildi. Fransız milleti adına, murassa bir şeref kılıcıyla binlerce imznın yer aldığı bir altın kitap takdim edildi.