Mecdüddin İsa Kimdir, Kısaca

'Hakkında bilgi' forumunda zamaneanne tarafından 17 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Mecdüddin İsa Kimdir,


    Mecdüddin İsa Kısaca Hayatı


    Anadolu’da yetişen evliyânın meşhurlarındandır. Saruhan Beyin Akhisar’ı fethinden sonra oraya yerleşen Taşgunoğulları namıyla bilinen bir Türk âliesine mensubdur. Babası İlyas, annesi İnci Hâtundur. Şeyh Îsâ veŞeyh Mecdüddîn Îsâ isimleriyle tanınmıştır. 1447 (H.851) senesinde Akhisar’da doğdu. 1530 (H.937) de vefât etti. TürbesiAkhisar’da kendi ismiyle anılan Şeyh Îsâ Camii bahçesindedir. Türbesinin bulunduğu mahalleye Şeyh Îsâ mahallesi adı verilmiştir. Devamlı ziyâret edilen bir yerdir.

    Mecdüddîn Îsâ daha küçük yaşta fıtraten kâbiliyetli ve zekî idi. Küçük yaşta babasından ilk bilgileri öğrendi ve iyi bir âile terbiyesi aldı. Yedi yaşında Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Bir müddet Akhisar’da tahsil gördükten sonra Bursa’ya gidip medrese tahsilini tamamladı. Yirmi dört yaşında icâzet (diploma) aldı.

    Uzun süren seyahatlere çıkmış; gittiği yerlerde görüştüğü âlim ve velîlerden istifâde etmiştir. Konya, Sivas, Musul, Hemedan, Bedahşan, Bağdat, Halep, Şam, Trakya, Mısır üzerinden Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevvereye gitti. Şam’da Muhammed Bedahşanî hazretlerinin sohbetinde bulunup ondan istifâde etti. Yine seyahati sırasında Dicle kenarında bir köyde Baba Ahmed isminde bir zâtın üç ay kadar sohbetinde ve hizmetinde bulunup ondan bâzı ilimleri öğrendi.

    Menkıbeleri, Menâkıb-ı Şeyh Mecdüddîn Îsâ adı verilen bir kitapta oğlu İlyâs Efendi tarafından toplanmıştır. Bazı menkıbeleri şöyle anlatılmıştır.

    Bir gece rüyasında; “Kalk yola çık” diye bir ses duydu. Bu işâret üzerine kalkıp yanına bir kaç dervişi de alarak çarşıya doğru yürüdü. Çarşıda Çanakkale yoluyla Trakya’ya gitmekte olan bir kervan gördüler. Bu kervana katılıp yola çıktılar. Malkara kasabasına varınca vaktiyle Bursa’da ders aldığı, kendisinden ilim öğrendiği bir hocasının oralı olduğunu hatırlayıp ziyaretine gitmek istedi. Arayıp sordu ve evini buldu. Bu hocası bir haftadır hasta yatmakta ve son anlarını yaşamakta idi. Şöyle vasiyet etmişti: “Vefat edince cenâze yıkanması ve namazın kılınması vazîfesini talebem Şeyh Îsâ yapsın.” İçeri girince vefât etmek üzere olan hocası gözlerini açıp; “Evlâdım Îsâ nerede kaldın, bir haftadan beri seni bekliyorum”dedi ve helallaşıp ruhunu teslim etti. O da hocasının vasiyetini yerine getirdi.