marmara bölgesindeki tarihi-doğal güzellikler,iklimi,yeraltı zenginlikleri,turizmi,ye

Konusu 'Sorun Cevaplayalım' forumundadır ve Misafir tarafından 16 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Misafir Ziyaretçi

    marmara bölgesindeki tarihi-doğal güzellikler,iklimi,yetiştirile
    n ürünü-yiyeceği,yeraltı zenginlikleri,turizmi,yemekleri,halk oyunları,yöreye ait hayvanlar,çalgılarını özet olarak alabilirmiyim? Yarın sosyal sınavım var bugün 16.01.2011 lütfen çabuk 5. sınıfların seviyesinde ama...
  2. Sitem

    Sitem Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    12.001
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Cevap: marmara bölgesindeki tarihi-doğal güzellikler,iklimi,yeraltı zenginlikleri,tur

    Marmara bölgesindeki turizm faaliyetleri:

    Doğal güzellikleri ve tarihsel değerleri ile İstanbul, Bursa, Marmara kıyıları önemli turistik merkezlerdir.Özellikle Güney Marmara kıyılarında yaz turizmi gelişmiştir.

    Uludağ, yalnızca bölgenin değil, ülkemizin de en önemli kış turizmi alanıdır. Marmara Bölgesi, turizmden en çok gelir elde eden bölgedir

    Marmara Bölgesi Tarihi ve Turistik Yerleri
    Adını Marmara Denizi'nden alan bölge, Türkiye'nin kuzeybatı köşesinde yer alır ve yüzölçümü 67.000 km²dir. Karadeniz, Marmara ve Ege denizlerine komşudur. İstanbul ile Çanakkale Boğazı bu bölgededir ve hem Asya hem de Avrupa'da toprakları vardır. Ege kıyıları açığında bulunan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara Bölgesi alanındadır. Bölgenin nüfusu 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 17 milyon 365 bin 027'ye yükselmiştir. Bu nüfusun 13 milyon 730 bin 962'si şehirlerde, 3 milyon 634 bin 065'i köylerde yaşamaktadır. Binde 26.69 ile Türkiye'deki en yüksek nüfus artış hızına sahip olan bölge, sürekli göç almaktadır.
    İstanbul - Bursa - İzmit ekseni ile Türkiye'nin sanayi merkezi konumundaki Marmara Bölgesi'nde sanayi ve ticaretin yanı sıra turizm de önemli bir geçim kaynağıdır.
    Bölgede üretilen sanayi malları arasında; işlenmiş gıda, dokuma, hazır giyim, çimento, kâğıt, petrokimya ürünleri, otomobil ve yedek parça, metal ve elektrikli eşya ile vagon ve gemi başta gelir.
    Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan en kısa karayollarının ve Karadeniz ülkelerini Akdeniz'e bağlayan deniz yolunun buradan geçmesi bölgeye ayrı bir üstünlük kazandırmış; bölgenin her alanda gelişmesine, kalabalıklaşmasına ve zenginleşmesine yol açmıştır. Yüzyıllarca birçok büyük uygarlığa ev sahipliği yapan bölge, tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle dünyanın en önemli kültür, sanat ve turizm merkezlerinden biri olmuştur.
    Bir Dünya Kenti: İstanbul 8000 yıllık geçmişin birikimi olan tarihi mekanları, müzeleri, sarayları, surları, yalıları, doğal güzellikleri ve inanç merkezleriyle İstanbul; her zevkin ve her isteğin tatmin edilebileceği; seçkin bir hoşgörü, bir sentez odağıdır.


    İstanbul, gerek nüfus ve kapladığı alan, gerekse ekonomi, ticaret, sermaye ve kültür açısından Türkiye'nin en büyük kentidir. Ayrıca devlete ödenen gelir vergisinin yarı ya yakını bu kent ve çevresinden sağlanmaktadır. En büyük ithalat limanına sahip olan İstanbul, ülke deniz yollarının başlangıcı özelliği taşıyan ve dünyanın öteki ülkeleriyle havayolu bağlantısını sağlayan en büyük merkezdir. İstanbul'un Asya ve Avrupa yakaları iki büyük köprü ile birbirine bağlan-maktadır.
    'İmparatorluklar Başkenti' olan İstanbul, M.Ö. 658 yıllarında Megaralılar tarafından kurulmuş ve kumandanları Byzas'ın adı nedeniyle 'Byzantium' adını almıştır.
    Marmara Denizi ile 'Altın Boynuz' denilen Haliç arasında uzanan kara sularının iç kesimindeki tarihi yarımada, başkentliğini yaptığı Roma, Bizans ve Osmanlı İmparator-lukları’nın izlerini taşıyan sanat eserleri ile dolu bir açık hava müzesi gibidir. Osmanlı sultanlarının 400 yıl süresince siyasi merkezi olan ve bugün müze olarak kullanılan Topkapı Sarayı; dünyaca ünlü eserleri ve kutsal emanetleriyle farklı kültürlere mensup tüm insanların ilgisini çekmektedir.

    Topkapı Sarayı - İSTANBUL

    Sultan Ahmet Camii - İSTANBUL
    İstanbul'un bir diğer görkemli sarayı ise Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan, 56 sütunla çevrili ve 4.5 ton ağırlığındaki avize ile aydınlatılan Dolmabahçe Sarayı'dır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan M. Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde bu sarayda vefat etmiştir.
    Yaklaşık 500 camisiyle bir camiler kenti olan İstanbul'un en ünlü camisi altı minaresi olan Sultan Ahmet Camisidir. Cami ile birlikte çeşmeyi de içine alan Sultan Ahmet Meydanı ise tüm turistlerin uğradığı bir yerdir. Ünlü Türk mimarı Sinan'ın yaptığı Süleymaniye Camisi diğer önemli bir camidir.
    İmparator Konstantin tarafından 4. yüzyılda bazilika olarak inşa ettirilen Ayasofya Müzesi ise Bizans devrinin kentteki en görkemli eseridir. Yüksekliği 55, genişliği 31 m. olan kubbesi ile Roma-St. Peter, Londra-St. Paul ve Milan-Duomo katedrallerinden sonra, büyüklük bakımından dördüncü sırada yer alır ve bunların en eski olanıdır. Kariye Müzesi ile 6. yüzyılda Bizanslılar tarafından kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırılan ve içinde 336 sütun bulunan Yerebatan Sarayı da kentteki diğer görkemli tarihi eserler arasındadır.
    İstanbul'da bunların dışında daha çok sayıda müze ve anıt bulunmaktadır. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Atatürk Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Mozaik Müzesi, Sanayi Müzesi, Deniz Müzesi ve Yahudi Müzesi; Kız Kulesi, Galata Kulesi; Rumeli ve Anadolu Hisarı ile İstanbul surları bunlar arasında sayılabilir.
    15. yüzyılda yapılmış olan Kapalıçarşı, turistlerin İstan-bul'daki başlıca uğrak yerlerinden biridir ve buradaki 4.000'e yakın dükkânda; mücevherler, antikalar, halılar, gümüş ve bakır hatıra eşyalar, deri ve süet giysiler, tahta ve sedef oymalar satılmaktadır.
    Ayrıca 17. yüzyılda Hatice Sultan tarafından yaptırılan Mısır Çarşısı'nda, her türlü baharatı bulmak mümkündür.
    İstanbul aynı zamanda modern bir alışveriş merkezidir. Carousel, Ataköy Galleria, Akmerkez, Capitol, Carrefour-SA, Profilo, Kule ve Kule Çarşı gibi kapalı alışveriş merkezlerinin yanı sıra İstiklal, Rumeli ve Bağdat caddeleri kentin en seçkin alışveriş yerleridir.

    Rumeli Hisarı - İSTANBUL

    İstanbul Boğazı'nda yelken yarışı
    Çeşitli sinema ve müzik festivalleri; tiyatro, opera, bale ve konser etkinlikleri; uluslararası sempozyum, konferans ve yarışmalar ile İstanbul, dünyanın sayılı kültür merkezlerinden biridir. Her yıl Haziran-Temmuz aylarında düzenlenen 'Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali' dünyanın dört bir yanından gelen ünlü sanatçıları ağırlamaktadır.
    İstanbul, önemli uluslararası spor etkinliklerine de sık sık ev sahipliği yapmaktadır. Boğaz ve Adalar, yelken sporları için ideal yerlerdendir. Yat turizminin de geliştiği kent, uluslararası bir yatçılık merkezidir. Ataköy, Kalamış ve Fenerbahçe marinaları yatçılara geceleme dahil daha birçok olanak sunmaktadır.
    Kilyos ve Şile, İstanbul çevresinde plajları ile tanınan tatil beldeleridir. Polonezköy ise 19. yüzyılda Polonyalı göçmen-lerin gelip yerleştiği, çevresi ormanlarla kaplı ideal bir dinlenme yeridir. Milli Park olan Belgrad Ormanları İstanbul'un akciğeri olarak bilinir. Bu ormanlardaki Atatürk Arboretumu ve Osmanlı döneminden kalma su kemerleri görülmeye değerdir. Silivri ve Kemer'de geniş golf sahaları bulunmaktadır.
    Kocaeli-Sakarya ve Anibal'in Mezarı. Bir endüstri kenti olan Kocaeli, karayolu ile İstanbul'a bağlıdır. Çevresi meyve ve sebze bahçeleri ile kaplıdır. Roma döneminde 'Nicomedia' olarak bilinen kent merkezi ve çevresinde, Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi eser bulunur. Kent yakınlarındaki Hereke, halı dokumacılığı ile ünlüdür.
    Marmara Denizi'nin kuzey kıyılarındaki Gebze'nin ise zengin bir tarihi vardır ve ünlü Kartacalı kumandan Anibal'in mezarı buradadır. Geniş ovalarında bereketli tarım alanlarının yer aldığı Sa-karya ili de bir endüstri merkezidir. Eski devirlerde bu böl-genin insanları güzellikleri ile tanınırdı. Nitekim Roma İmparatoru Harianus'un dil-lere destan güzelliğiyle ünlü eşi Sabina, bu yörede yetişmiş ve daha sonra Roma'ya gelin gitmiştir.
    Ayçiçeği Tarlaları ve Üzüm Bağları Cenneti. Türkiye'nin Avrupa bölümü-nü oluşturan Trakya'nın bereketli toprakları, genellikle ayçiçeği tarlaları ve üzüm bağları ile kaplıdır. Avru-pa'dan gelip Türkiye'nin batı kapısı olan Edirne kentine giren bir yabancı, önce Türk mimarisinin şaheseri olan Selimiye Camii ile karşılaşır. Geleneksel ünlü Kırkpınar güreşleri her yaz başında Sarayiçi denilen ağaçlık alanda yapılmaktadır.

    Trakya bölgesinde yetişen ayçiçekleri
    Geniş kumsallara ve Osmanlı mimarisinin güzel örneklerine sahip olan Tekirdağ ili, Trakya'nın batısında yer alır. Üzüm bağları ve şarap festivalleri ile ünlüdür. Doğa ve tarih açısından zengin olan Kırklareli, Türkiye'nin Avrupa toprak-larındaki en geniş ilidir. Karadeniz kıyılarındaki İğneada ve Kıyıköy, ince kumlu plajları ile tanınır.
    Güney Marmara. Marmara Denizi'nin güneyinde Çanakkale, Balıkesir ve Bilecik illeri yer almaktadır. 15. yüzyıldan kalma Çimenlik ve Kilitbahir kaleleri boğaza ayrı bir güzellik katar. Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale cephesinde şehit düşen 500.000 askerin anısına Milli Park'ın güney ucunda 42 m. yüksekliğinde 'Çanakkale Şehitleri Anıtı' yaptırılmıştır. Çevrede İngiliz ve Fransızlara ait anıtlar da bulunur. Anzak askerlerinin çıkarma yaptığı Arıburnu sahillerindeki Anzak koyunda, üzerinde Atatürk'ün Çanak-kale savaşları ile ilgili hitabesinin de yazılı olduğu Anzak Anıtı, hümanizmin ölümsüz belgelerinden biridir.

    Anzak Anıtı - ÇANAKKALE

    Assos Athena Mabedi - ÇANAKKALE
    Çanakkale'nin kuzeybatısında, kuzeyden güneye doğru tarihi kentler uzanır. Anadolulu Homer'in İlyada Destanı' nda adları geçen Kral Priamos, Hektor, Paris ve Güzel Helena'nın yaşadığı; tahta atıyla ünlü tarihi Truva kenti, Çanakkale'nin 30 km. güneybatısındadır. Truva'nın daha güneyinde sırasıyla Neandria, Aleksandria, Troas, Chryse ve Assos yer alır. Behramkale, yani tarihi ismiyle Assos, entellektüellerin tatil merkezi olarak da bilinir. Denizden 248 m. yüksek-likteki Assos akropolünde yer alan Athena Mabedi, M.Ö. 6. yüzyılda yapılmıştır.
    Marmara Bölgesi'nin önemli illerinden olan Balıkesir, kuzeyde Marmara ve batıda Ege denizleriyle çevrelenmiştir. Balıkesir'in Marmara sahillerindeki en büyük yerleşim merkezi olan Bandırma, Marmara'nın İstanbul'dan sonraki en büyük limanıdır. Bandırma'nın kuzeybatısındaki Erdek, plajlarıyla ve tarihi eserleriyle ünlüdür. Bandırma'nın güneyindeki Manyas Gölü'nde ise, her yıl 239 türden üç milyona yakın kuşun geldiği Kuş Cenneti Milli Parkı bulunmaktadır.
    Balıkesir ilinin Ege kıyıları, Edremit Körfezi çevresinde sıralanır. Doğal ve tarihi zenginliklerle dolu olan Edremit Körfezi sahillerinin tümü zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Mitolojiye göre; dünyanın ilk güzellik yarışması, milli parkın bulunduğu Edremit'in kuzeyindeki Kaz Dağı'nda yapılmıştır. Truva Kralının oğlu Paris, bu dağlarda yaşamıştır.
    Akçay, Altınoluk, Ören ve Ayvalık, Edremit çevresinde yer alan; doğal güzellikleri ve geniş kumsallarıyla gözde tatil beldeleridir. Çamlık ve Ali-bey Adası (Cunda) doğal güzellikleri yanında, damak tadını sevenler için leziz ve değişik deniz ürünlerinden yapılmış zengin mönülere sahip restoranları ile tanınır.
    Sakarya nehri tarafından sulanan topraklarda kurulu Bilecik ili, Osmanlı tarihi açı- sından önemli bir merkez-dir. Osmanlı İmparatorluğu 1299 yılında burada kurulmuştur. Kentin 30 km. doğusundaki seramikleriyle ünlü Söğüt, eski Türk boy-larından Kayılar'ın yerleşim yeridir.
    Yeşillikler İçindeki 'Tanrısal Kent'. Fransız şair Henri de Regnier, Uludağ'ın yamaçlarında yeşillikler içindeki Türkiye'nin beşinci bü-yük kenti Bursa'yı 'tanrısal bir kent' olarak nitelemiştir.

    Saat Kulesi - BURSA

    Uludağ - BURSA
    UNESCO tarafından 'Avrupa'nın çevresini en özgün şekilde koruyan kenti' seçilen Bursa'da; doğa, tarih, yeşil ve mimari, güzel bir harmoni ortamında bütünleşmiştir. İpeği, havluları ve kaplıcaları ile ünlü olan Bursa, aynı zamanda büyük bir sanayi kentidir. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayi gelişmiştir. Osmanlı döneminden kalma eserlerin yoğunlaştığı kentin güneyinde, modern tesislere sahip, kış sporları için ideal bir merkez olan Uludağ Milli Parkı bulunur.
    Bursa'nın kuzeydoğusundaki İznik Gölü ise bir doğal güzellikler beldesidir. Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olan İznik, Osmanlılar döneminde de bu özelliğini korumuştur. Dünya çini sanatının en güzel örnekleri, Osmanlı çini ustaları tarafından burada yapılmıştır. Çekirge ise Bursa'nın termal merkezidir.
  3. Sitem

    Sitem Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    12.001
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Cevap: marmara bölgesindeki tarihi-doğal güzellikler,iklimi,yeraltı zenginlikleri,tur

    Yeraltı Kaynakları

    Mermer :Marmara Adası ve Bilecik'te kaliteli mermer yatakları vardır.

    Bor mineralleri:Balıkesir (Bigadiç, Susurluk) Bursa arasında çıkarılmaktadır.

    Linyit Çanakkale ve çevresinde çıkarılır.

    Doğalgaz: Kırklareli (Hamitabat) çevresinde gaz çıkarılır.
  4. Sitem

    Sitem Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    12.001
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Cevap: marmara bölgesindeki tarihi-doğal güzellikler,iklimi,yeraltı zenginlikleri,tur

    Marmara bölgesindeki tarihi mekanlar


    İstanbul

    İstanbul tarihi bir yarımadadır. Bütün Marmara Bölgesi, tarihte pek çok uygarlığın beşiği olduğu için tarihi eserlerle doludur: Bunlardan bir kısmını yazıyorum.

    İstanbul Surları
    Topkapı Sarayı
    Ayasofya
    Sultanahmet Camii ve diğer camilerimiz
    Aynalıkavak Kasrı
    Hidiv Kasrı
    Dolmabahçe Sarayı
    Anadolu hisarı
    Rumeli Hisarı
    Yerebatan Sarayı
    Bursa'da Ulucami, Yeşil Türbe ve diğer camiler
    İznik surları
    İznik Ayasofya
    Bursa-Cumalıkazık
    Çanakkale Abideleri
    Bozöyük - Bilecik
    Söğüt - Ertuğrul Gazi Türbesi - Bilecik

    Bursa

    1481'de Sadrazam İshak Paşa tarafından yaptırılan İshak Paşa Cami ve Külliyesi, Hamza Bey Cami, Yıldırım Cami (Cuma Camii), Kurşunlu Cami, Kurşunlu Han ve Ortaköy Kervansarayı İnegöl'deki tarihi eserlerdir İnegöl'ün 13 km batısında Sultan köyünde XIV yüzyılda yaşamış Germiyanoğlu Geyik Baba ile Balım Sultan adına, Orhan Bey tarafından yaptırılmış
    Osmanlı döneminden kalan zengin tarihi eserlere sahip Yenişehir'de Osman Gazi' nin yaptırdığı saraydan arda kalan Saray Hamamı, I Murad döneminden kalma Postinpuş Baba Zaviyesi, XIV yüzyılda inşa edilen Voyvoda Cami (Çınarlı Cami), XVI yüzyılda yapılmış olan Koca Sinan Paşa Külliyesi, Bali Bey Cami, Orhan Bey tarafından yaptırılan Ulu Cami, Süleyman Paşa Külliyesi, 1645'de Yenişehirli Deli Hüseyin Paşanın yaptırdığı Çifte Hamam, Yarhisar Köyü Orhan Cami ve Saat Kulesi görülmeye değer tarihi yapılardır

    Edirne

    Edirne, Marmara Bölgesinin Trakya kısmında yer alır Güneyinde Ege denizi, kuzeyde Bulgaristan, batıda Yunanistan, doğuda Tekirdağ, Kırklareli ve Çanakkale ileri ile çevrilidirKoru Dağı ve Söğütlük Sarayiçi, , Edirne ve Enez Kaleleri, Khrysopege Kilisesi, Peykler Medresesi, Saatli Medrese, Saray-ı Cedid, (Yeni Saray), IIBayezıd ve Sokullu ya da Kasım Paşa Külliyeleri, Yıldırım Bayezıd, Eski Beylerbeyi, Gazi Mihal, Mezit Bey (Yeşilce), Muradiye, Şah Melek, Üç Şerefeli ve Selimiye Camileri, Bedesten, Ali Paşa Çarşısı ve Arasta, Rüstem Paşa Kervansarayı ve Ayşe Kadın adıyla da bilinen Ekmekçioğlu Ahmed Paşa Kervansarayı, Küçük Rüstem Paşa Hanı, Gazi Mihal, Saraçhane (Şehabeddin Paşa), Fatih, Bayezıd, Yalnız Göz, Saray (Kanuni), Tunca, Meriç Köprüleri ile Uzunköprü, Edirne Arkeoloji ve Etnografya ile Edirne Türk İslam Eserleri Müzeleri, Lalapaşa Dolmen ve Menhirleri
  5. Sitem

    Sitem Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    12.001
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Cevap: marmara bölgesindeki tarihi-doğal güzellikler,iklimi,yeraltı zenginlikleri,tur

    Marmarada Yetişen tarım Ürünleri


    Buğday : Trakya’da Ergene Bölümü’nde yoğun olarak yetiştirilir. Bölge, üretimde İç Anadolu’dan sonar 2. sırada yer alır.


    Ayçiçeği : Tohumlarından yağ elde etmek için yetiştirilir. Türkiye üretiminin % 80 ini bu bölge karşılar. Ergene ve Güney Marmara Bölümleri’nde ekimi yoğunlaşır.


    Zeytin : Güney Marmara Bölümü’nde Gemlik ve Mudanya Yöresi’nde üretimi yoğunlaşır. Bölge, üretimde Ege’den sonar 2. sırayı alır. İri kalitede sofralık zeytin yetiştirilir.

    Şekerpancarı : Trakya, Güney Marmara ve Adapazarı ovalarında ekim yapılır.


    Tütün : Bölge, Türkiye üretiminde 3. sırayı alır. Bursa, Balıkesir, Adapazarı’nda ekimi yoğunlaşır.


    Mısır : Bölge, üretimde Karadeniz’den sonra 2. sırayı alır. Adapazarı ve Bursa önemli ekim alanlarıdır.


    Pirinç : Meriç ovalarında ekimi yoğunlaşır. Edirne bölge üretiminde ilk sırayı alır.


    Şerbetçi otu : Bira sanayinde tad ve koku verici olarak kullanılır. Bilecik Yöresi’nde ekimi yapılır.


    Dut : Bölgede ipek böceği yetiştiriciliğine bağlı olarak dutçuluk önem taşır. Bursa, Balıkesir, Bilecik Yöresi’nde yoğun olarak yetiştirilir.



    Meyve : Bursa Yöresi’nde yoğun olarak yetiştirilir. Şeftali, kiraz, çilek, kestane ve üzüm başlıcalarıdır.



    Sebze : Bursa ve Adapazarı ovalarında yoğun olarak yetiştirilir. Domates, patates, sarımsak, soğan, patlıcan, kabak, biber başlıcalarıdır.
  6. Sitem

    Sitem Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    12.001
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Cevap: marmara bölgesindeki tarihi-doğal güzellikler,iklimi,yeraltı zenginlikleri,tur

    Marmara Bölgesinin Müzik Aletleri

    Marmara bölgesinde kullanılan müzik aletleri şunlardır
    • Cümbüş
    • Klarnet
    • Davul
    • Darbuka
    • Ud
    • Keman’dır.
  7. Sitem

    Sitem Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    12.001
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    Cevap: marmara bölgesindeki tarihi-doğal güzellikler,iklimi,yeraltı zenginlikleri,tur

    Marmara Bölgesinin Yemekleri

    Marmara Bölgesinde kültürel olarak bir çok yemek yapılır, Osmanlı'nın beşiği Bursa ve İstanbul yemekleri çok meşhurdur, bunlardan bazılarının tarifleri şöyle

    İstanbul Pilavı

    MALZEMELER
    450 gr. pirinç
    125 gr. Tereyagi
    1 adet Hindi Fileto
    1 su bardagi konserve bezelye
    1 tutam safran
    1 çay kasigi toz zencefil
    50 gr. iç badem
    50 gr. kabuksuz antepfistigi
    Tuz

    YAPILIŞ TARİFİ
    Pirinci tuzlu kaynar suda 30 dk. beklettikten sonra yikayip süzün.
    Bademlerle birlikte tereyaginda 5 dk. kavurun. Hindi filetoyu haslayip 2
    bardak hindi suyunu ayirin.Yarim kahve fincani suda 30 dk. beklettiginiz
    safsani hindi suyuna ilave edin. Didiklediginiz tavuk etini bezelye, tuz ve
    zencefille birlikte kavurdugunuz pirince katin. Hindi suyunu ilave edip kisik
    ateste suyunu çekene kadar pisirin. Sicak suda bekletip iç kabuklarini
    ayikladiginiz antepfistiklarini ekleyip pilavinizi demlendirin

    Sebzeli Tavuk Çorbası (Kocaeli)

    1 tavuk göğüs eti
    4 su bardağı tavuk suyu
    15 gr tereyağı
    1 çorba kaşığı un
    1 çarliston biber
    1 çuska biber
    1 küçük havuç
    1 küçük kabak
    Tuz, karabiber

    1. Tavuk göğüs etini haşlayın ve tel tel ayırın. Bir tencerede tereyağını eritip unu karıştırarak kavurun. Tavuk suyunu ekleyip tahta kaşıkla karıştırın. Tuz ve karabiber ekleyin.
    2. Biber, havuç ve kabağı temizleyin. Biberleri kıyın. Havuç ve kabağı küp şeklinde doğrayın. Sebzeleri tencereye ilave edip pişirin. Sıcak olarak servis yapın.

    Poğaça (Kırklareli)

    1 su bardağı ılık süt
    1 paket (42 gr) yaş maya
    Yarım su bardağı sıvıyağ
    Aldığı kadar un
    Tuz

    Üzeri için:

    1 yumurta sarısı
    1 çay kaşığı susam
    1 çay kaşığı çörekotu

    1. Mayayı ılık sütle ezip iyice karıştırın ve kabarana kadar bekletin. Unu hamur yoğurma kabına alın ve ortasını havuz gibi açın. Mayalı süt, sıvıyağ ve tuz ekleyip kulak memesi kıvamında bir hamur yoğurun. Üzerini nemli bezle örtün. Ilık ortamda hamur 2 misli kabarana kadar yarım saat bekletin.
    2. Hamurdan yumurtadan biraz daha büyük parçalar koparıp bezeler hazırlayın. Her bir bezeyi tezgâhın üzerinde elinizle yuvarlayıp uzatın ve iki yöne doğru bükün. Hamuru kendi etrafında sarıp uçlarını kıvırın. Malzeme bitinceye kadar işlemi sürdürün. Hamurları yağlanmış fırın tepsisine yerleştirin. Mayalanması için 10-15 dakika daha bekletin. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Susam ve çörekotu serpip önceden ısıtılmış 200 dereceye ayarlı fırında üzerleri hafif kızarana kadar pişirin.

    Pazılı Kuzu Kapama (Kocaeli)

    6 parça kemikli kuzu eti
    4-5 sap taze soğan
    4 pazı yaprağı
    2-3 diş sarımsak
    45 gr tereyağı
    1 su bardağı su
    Tuz

    1. Tavada tereyağını eritin. Etleri ekleyip çevirerek hafif kızartın ve yayvan bir tencereye alın.
    2. Soğanların yeşil saplarını kıyıp tereyağında hafif soteleyin. Pazı yapraklarını iri iri doğrayın. Soğan ve pazıları etlerin üzerine yayın.
    3. Sarımsakları soyup ikiye kesin ve etlerin üzerine serpiştirin. Suya bir miktar tuz ekleyip karıştırın ve tepsiye ilave edin. Kapağı kapalı olarak 45 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.

    Pırasa Böreği (Kırklareli)

    1 kg pırasa
    2 çorba kaşığı domates salçası
    3 çorba kaşığı sıvıyağ

    Hamur için:
    500 gr un
    Su
    Sıvıyağ
    Tuz

    1. Pırasaları temizleyin. Yıkayıp küçük küçük doğrayın. Tavada sıvıyağı kızdırıp pırasaları ilave edip yumuşayana kadar kavurun. Salçayı ekleyip karıştırın. Tuzunu ilave edip tavayı ocaktan alın.
    2. Unu hamur yoğurma kabına alın. Tuz ekleyip harmanlayın. Azar azar su ilave edip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurun. Hamurdan 10 tane beze hazırlayın. Tezgâha un serpip bezeleri tepsiden biraz daha büyük olacak şekilde açın. Tepsiyi yağlayın ve yufkaları aralarına yağ sürerek üst üste yerleştirin. Hazırladığınız pırasalı malzemeyi en üste yayıp hamurun dışa taşan kenarlarını içe doğru kıvırın. Yufkanın kenarlarına sıvıyağ sürüp önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında 45-50 dakika pişirin. Dilimleyip sıcak olarak servis yapın.

    Bozüyük (Bilecik)

    1,5 kg. un
    2 adet yumurta
    250 gr. tereyağı
    1 çay bardağı sıvıyağ
    1 su bardağı süt
    1 yemek kaşığı sirke
    1 tatlı kaşığı tozşeker
    1 tutam tuz
    1 kg. ceviziçi
    1 su bardağı susam
    50 gr. Hindistan cevizi
    400 gdr. nişasta
    6 su bardağı tozşeker (ravak için)
    5 su bardağı su(ravak için)

    Hamur elde etmek için, yukarıda belirtilen miktarlardaki yumurta, süt, sıvıyağ, sirke, tozşeker ve un karıştırılır ve hamur iyice yuğurulur. Yumurta büyüklüğünde parçalara ayrılarak oklava ile yufka gibi açılır. Hamura kıvamını verebilmek için yeterli miktarda nişasta ekilir ve açılan yufkalara çekilmiş ceviziçi serpilir. Yufkalar tekrar oklavaya özenle sarılır. Sarılma işleminden sonra hamurlar oklavada iken büzdürülür ve oklava içinden çıkarılır. Büzülmüş parçalar isteğe göre kesilerek yağlı tepsiye dizilir. Üzerine 250 gr. tereyağı eretilerek dökülür. Norman sıcaklıkta kızdırılan fırına sürülerek, pembeleşinceye kadar pişirilerek kızarması sağlanır. Pişirme işlemi bittikten sonra soğuması beklenirken, üzerine dökmen için 6 su bardağı tozşeker 5 su bardağı su ile ravak şeklini alıncaya kadar kaynatılır. Ravak 15 dakika kadar bekletildikten sonra tepsinin üzerine dökülerek soğumaya bırakılır. Diğer taraftan 1 su bardağı susam ezilerek ateşte kavrulur ve tepsinin üzerine yayılır. En son olarak 50 gram hindistan cevizi ile üzerine süsleme yapılır.

    Kaysepi (Kocaeli)

    2 su bardağı kurutulmuş mürdüm eriği
    1 su bardağı su
    1.5 su bardağı tozşeker
    30 gr tereyağı
    1 çay bardağı çekilmiş ceviz içi

    1. Kurutulmuş mürdüm eriğini yıkayıp tencereye alın. Bir miktar su ekleyip yumuşayana kadar pişirin. Suyunu süzün ve eriklerin çekirdeklerini çıkarın. Tencereye alıp 1 bardak kaynar su ekleyin. Üzerine şekeri ilave edip pişirin.
    2. Bir tavada tereyağını eritin. Erikleri servis tabağına alıp üzerine tereyağını gezdirin. Ceviz içi serpiştirip sıcak olarak servis yapın.