Maria

'Damak Keyfi' forumunda Pardus tarafından 19 Şubat 2009 tarihinde açılan konu


  1. Sustu Enadır Life gazinosu
    Sustu şarkılar,
    Paletimde renk sustu, fırçamda şekil
    Ve bu gece ilk defa şimal körfezinde
    Sustu Paramos'un mazgallarından
    Şehre pancur pancur dökülen arya,
    Artık ne tayfalar mevcut, ne komondos bar,
    Ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya.

    Bu medar ikliminin tenha gecesinde
    Sardı bambu kamışlarını pişman bir sükût
    Sardı bir sızı.
    Hani birdenbire bazen bütün etrafımızı
    Sapsarı bir şüphe sarar ya
    İşte öylesine berbat bir hal var.
    Hiçbir şey düşünmek istemiyorum, hiçbir şey
    Ama dördüncü tarassut kulesinde
    Bir şüpheli sinyal var.
    SKA-LAR-YA!
    Hayır hayır yalan bütün bunlar
    Artık ne kadere inanıyorum ne fala
    Yalan söylüyor o falcı kadın
    O hintli parya.
    Ben, yalnız sana inanıyorum
    Yalnız sana, MARYA...

    Beni kahrediyor böyle geçen her gece
    Bu hoyrat yıldızlar, bu su, bu okyanus, bu yer
    Ve gökyüzünde emanet duran
    Şu asma fener.
    İnan ki sevgili MARYA
    İnan ki sen gideli,
    Ne varsa hepsi yabancı, ne varsa hepsi keder
    Ve hepsi omuzumun üstünde çaresiz bir yük
    Ve hepsi angarya.

    Biliyorum bu sabah güneşle beraber biliyorum
    Bir vapur demirleyecek bu nankör limanda
    Pol'ün ebedi matemine rağmen
    Virjini olabilirdi bu vapurda
    Ama sen yoksun, biliyorum sen yoksun.
    Sözünü ne çabuk unuttun Marya?
    Baharda geleceğim diyordun hani
    Haydi gel daha ne bekliyorsun
    İşte mevsim bahar ya.

    Fırçam neden boyle titrer bilir misiniz?
    Ve neden bütün resimlerimde fon sapsarı.
    Anlıyorsun değil mi yavrum
    Bütün kağıtlara sinmiş anlıyorsun
    Bu tropikal zehir,
    Bu müzmin malarya,

    Sensiz nasıl da boş iskele,
    Sensiz nasıl da tenha şehir
    Müfreze nöbetçilerinin gözü önünde
    Koydan yıldızları çalmışlar bir bir,
    Yine de birkaç çımacı, birkaç palikarya.
    Ama kim düşünür yıldızları,
    Yüzbaşı Arnold'u vurmuş yerliler
    Matemler içinde tekmil batarya.

    Bu insanlar, bu yıldızlar, bu gök, bu yer
    Birer birer kaybolmaya mahkûm, birer birer
    Biz ki çoktan bu sapsarı hasret içinde susuz
    Biz ki çoktan beri kaybolmuşuz.
    Nasıl. Ağlıyor musun MARYA?..
    Sil gözlerini, haydi sil yavrum
    Bizim yokluğumuzdan ne çıkar
    Aşkımız var ya...




    Bekir Sıtkı Erdoğan
     



  2. Cevap: Maria

    Çok Güzel Bir Şiirdi Teşekkürler Pardus Abicim..:f40:
     



  3. Cevap: Maria

    Nasıl. Ağlıyor musun MARYA?..
    Sil gözlerini, haydi sil yavrum
    Bizim yokluğumuzdan ne çıkar
    Aşkımız var ya...

    :f118:
     



  4. Cevap: Maria

    Sevgilisini bekleyen ve ona kavuşamayan şair onun yokluğuyla yaşadığı hiçbir şeyin anlamını bulamamış ve sevgilisinden ve aşkından başka hiçbir şeye inanmadığını güzel dizelerle dile getirmiş.
    :cool:
     



  5. Cevap: Maria

    Ama sen yoksun, biliyorum sen yoksun.
    Sözünü ne çabuk unuttun Marya?
    Baharda geleceğim diyordun hani
    Haydi gel daha ne bekliyorsun
    İşte mevsim bahar ya.


    Çok güzel bir şiirdi.Teşekkürler Pardus.:f118: