Manisa Mesir Macunu Şenlikleri

'Medya Bölümü' forumunda HazaN tarafından 21 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. Mesir Macunu

    Uygarlık beşiği Anadolu’nun en eski tarihi kentlerinden olan Manisa’da Mesir geleneği ile anlamlı bir yardımlaşma ve bayram havası hissedilir. Önceleri tedavi amaçlı kullanılan daha sonra ise gelenek haline gelen Mesir’in ortaya çıkışı hakkında çeşitli inanışlar bulunmaktadır.

    İnanışa göre; Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in eşi, Muhteşem Süleyman diye tarihe geçen Kanuni Sultan Süleyman’ın Annesi Hafsa Sultan Manisa’dayken hastalanır. Hastalığına çare bulunamayan Sultan’ın kendisinin yaptırdığı Sultan Camii Medresesi’nin başına getirilen Merkez Efendi bitki ve baharatların karışımından oluşan bir macun hazırlar.

    41 çeşit baharat karıştırılarak hazırlanan macunu yiyerek sağlığına kavuşan Hafsa Sultan hastalara bu ilacın verilmesini ister. Halktan gelen isteğin artması üzerine kağıtlara sardırılan macunun Sultan Camii’nin kubbe ve minarelerinden saçılmasını buyurur. Manisa Mesir Şenlikleri bu şekilde doğmuştur.

    Mesir'in Özellikleri

    Mesir macununun çok faydalı olduğu, hastalara şifa verdiği, bir efsane olarak Anadolu’da yayıldı. Genel özellikleri, beden ve ruh sağılığına şifa olması, hoş lezzeti ve kokusudur. Diğer özellikleri arasında ağrılara, sancılara, soğuk algınlıklarına, hazımsızlıklara, iştahsızlıklara ve ağız kokusuna karşı kullanılmasını sayabiliriz. Ayrıca halk arasındaki inanışa göre; macundan yiyen kimseyi bir yıl boyunca zehirli hayvanların sokmayacağına inanılır. Nevruz günü en ağır hastalar bile yese iyi olurlar. Çocuk hastalıklarına da faydalı olduğu söylenir.

    Mesir’in hazırlanışında kullanılan 41 çeşit baharat şunlardır;
    Zencefil, Zulumba, Kremtartar, Kişmiş, Kebabiye, Havlican, Hindistan Cevizi, Anason, Yenibahar, Hiyerşambe, Çamsakızı, Zağfran, Üdül Kahr, Çöpçini, Hardal, Eksir, Karanfil, Çivit, Meyan Balı, Tiryak, Sarı Helile, Raziyane, Kimyon, Zerdeçal, Tarçın Çiçeği, Karabiber, Çörek Otu, Darıfülfül, Ravend, Limon Tuzu, Kakule, Şamlı, Vanilya, Şeker, Günbalı, Hindistan Çiçeği, Limon Kabuğu, Galanda, Tekemercini Tohumu ve Portakal Kabuğu’dur.

    Saray-ı Amire

    1445 yılında II. Murat tarafından inşaa ettirilen Fatih Sultan Mehmet zamanında genişletilen Saray-ı Amire yüz yıl boyunca birçok şehzadenin ve mahiyetindekilerin ikametgahı olmuştur. Manisa, Osmanlı İmparatorluğu’nun politik, sosyal ve kültürel hayatının vazgeçilmez şehri haline gelmiştir.

    Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde “Beşbin adam girse her yanı boş kalır” diye yazar Manisa Sarayı’ndan bahsederken... Katip Çelebi ise Cihannüması’nda “…ve Saray-ı Şehzadegân şark ve şimal canibinde haid şimal saray ki kapıları ol canibedir. Önü vasi meydandır. Kuzey-doğu tarafından duvarlarla çevrili şehzadeler sarayı vardır ki bu sarayın kapıları kuzey tarafında olup, ön tarafı geniş bir meydandır”.

    Manisa Sarayı Minyatürü, II Mehmet döneminin önemli Nakkaşı Hasan Paşa’nın Topkapı Saray Müzesi’nde kayıtlı “Şemailname-i Al-i Osman” adlı eserinde yer almaktadır.

    Şehzadeler Şehri

    Uygarlık beşiği Anadolu’nun en eski tarihi kentlerinden olan Manisa’da Mesir geleneği ile anlamlı bir yardımlaşma ve bayram havası hissedilir. Önceleri tedavi amaçlı kullanılan daha sonra ise gelenek haline gelen Mesir’in ortaya çıkışı hakkında çeşitli inanışlar bulunmaktadır.

    İnanışa göre; Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in eşi, Muhteşem Süleyman diye tarihe geçen Kanuni Sultan Süleyman’ın Annesi Hafsa Sultan Manisa’dayken hastalanır. Hastalığına çare bulunamayan Sultan’ın kendisinin yaptırdığı Sultan Camii Medresesi’nin başına getirilen Merkez Efendi bitki ve baharatların karışımından oluşan bir macun hazırlar.

    41 çeşit baharat karıştırılarak hazırlanan macunu yiyerek sağlığına kavuşan Hafsa Sultan hastalara bu ilacın verilmesini ister. Halktan gelenurur. Manisa Mesir Şenlikleri bu şekilde doğmuştur.

     



  2. [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     



  3. teşekkürler sultanımm bilgiler ve resimler çok güzel emeğine sağlık ​
     



  4. harika bilgi paylaşım eline sağlık Hazan