Mal Paylaşımı Boşanma

'Sosyal Konular' forumunda HazaN tarafından 7 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. Boşanmada mal paylaşımı
    Boşanma sonrası mal paylaşımı

    Boşanmada mal paylaşımı,uzun, ayrıntılı ve zor işlemleri gerektirmektedir. Bu safhaları genel olarak yedi aşamada sıralamak mümkün;

    1. Aşama

    Sona erme malların geri alınmasıyla başlar. Md. 226 hükmüne göre; “Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Tasfiye sırasında, paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. Eşler karşılıklı borçlarıyla ilgili düzenleme yapabilir.”

    Eğer paylı malı kendisi alacaksa üstün yararını muhakkak kanıtlamalı (örneğin mal varlığında bir poliklinik var eşlerden sadece birisi doktorsa bu durumda üstün yarardan bahsedilebilir) ve diğerinin payını da peşin ödemelidir.

    2. Aşama

    Mallar geri alındıktan sonra değer artış payı hesaplanır. Değer artışı hesabı hem kişisel mallar hem de edinilmiş mallar yönünden geçerlidir.

    Madde 227/1’e göre; “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.”

    Sözü edilen katkı, para, ayın şeklinde olabileceği gibi emek şeklinde de olabilir. Madde 227/2-3’e göre “Böyle bir malın daha önce elden çıkmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilir.”

    3. Aşama

    “Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallardan ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.” (md. 230/1). Mal rejiminin sona ermesi halinde, sona erme anındaki mal değerleri esas alınır. Eşlerden her birinin bir grup mala ilişkin borçları, diğer gruba ait kısımla ödenmişse bunlar denkleştirilir (Örn; Eşlerden biri kendi maaşıyla sadece kendisi kullanmak üzere bir bilgisayar almışsa, (maaş edinilmiş mal olduğu için) edinilmiş malla kişisel mal elde etmiş olur. O zaman bu bilgisayarın değeri kadar kişisel mallardan değer azaltması yapılır.)

    Mal sona erme anından daha önce elden çıkarılmışsa, değeri hakkaniyete belirlenir (md. 230/son). Eğer borcun hangi kısma ait olduğu belirlenemiyorsa edinilmiş mallara ilişkin sayılır (md. 230/2).

    4. Aşama

    Tasfiye sırasında bir takım değerlerin, edinilmiş mallara eklenmesi gerekmektedir. 229. Maddeye göre edinilmiş mallara eklenecek değerler şunlardır;

    1) Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar.

    2) Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.” Bu mallar yok olsa da değeri kadar ekleme yapılır.

    “Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.” (md.229/son).

    5. Aşama

    Belirlenen malların toplam değerinden edinilmiş mallara ait borçlar çıkarılır. Her mal grubunun borcu kendi grubunda kalacağından, kişisel mallara ilişkin borçlar çıkarılmaz. Burada değer eksilmesi göz önüne alınmaz.

    6. Aşama

    Altıncı aşama, Artık değere katılma aşamasıdır. “Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.” (md. 236/1). “Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.” (md. 236/2).

    Eşler madde 237’ye bu pay oranını kendileri de belirleyebilir. Ancak mirasçıların saklı paylarını engelleme amacıyla yapılan sözleşmeler geçersizdir.

    7. Aşama

    Son olarak katılma alacağı hesaplanır ve değer artış payı ödenir. “Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Ayni ödemede malların sürüm değeri esas alınır” (md. 239/1). Ayni ödeme yapılacaksa bu durumda bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ve işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.

    “Katılma alacağının ve değer artış payının derhal ödenmesi kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.”

    “Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.” (md. 239/2-3)

    Eşler anlaşmayla sadece bazı paylarda belirleme yapabilir; tasfiyenin nasıl yapılacağına dair bir belirleme yapamazlar. Tasfiyenin aşamaları amir hüküm niteliğindedir.

    Üçüncü kişilere karşı dava hakkı; Eşlerden biri, üçüncü bir kişiye karşılıksız kazandırmada bulunmuşsa ve tasfiye sonunda da borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamaya yetmiyorsa, alacaklı eş madde 241 uyarınca üçüncü kişiye dava açabilir. Dava hakkı terekenin yetmemesi durumunda alacaklı eşin mirasçılarına da tanınmıştır. Bu durumda istenebilecek değer, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmalardır ve üçüncü kişiden sadece eksik kalan miktar kadarı istenebilir.

    “Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.” (md. 241/2).

    Bu konu hakkındaki Kanun Maddesi:

    “Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tariihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.

    Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları sonuçlanıncaya kadar eşler arasında tabi oldukları mal rejimi devam eder. Dava boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanırsa, bu mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümler uygulanır. Davanın redle sonuçlanması halinde eşler, kararın kesinleşmesini izleyen bir yıl içinde başka bir mal rejimini seçmedikleri takdirde, Kanunun yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.

    Şu kadar ki; eşler yukarıdaki fıkralarda öngörülen bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirler.”

    Alıntıdır
    eyvahbosanıyorum​