Magnezyum Ve Magnezyumun Vücuttaki Fonksiyonları

'Ders notları' forumunda SümbüL tarafından 6 Şubat 2010 tarihinde açılan konu


  1. Magnezyum
    Magnezyum nedir
    Magnezyumun Vücuttaki Fonksiyonları



    Magnezyum Ve Magnezyumun Vücuttaki Fonksiyonları

    MAGNEZYUM (Mg)

    Sinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağlayan magnezyum aynı zamanda, sakinleşmeye de yardımcı olduğu için " Anti-stres Minerali " olarak bilinir.
    Vücudumuzdaki her hücrenin gerek duyduğu bir mineral olan magnezyum, vücuda yiyecek veya supleman olarak alınması gereken maddelerdendir. Magnezyumun 300’ den fazla enzimin fonksiyonunda görev aldığı bilinmektedir. Bu enzimlerin çoğunluğu enerjinin aktarılması, saklanması ve kullanılmasında görevlidir.


    Magnezyum kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde önemli bir rol alır. Bu hayati mineral vücudumuzun C vitamini, kalsiyum, fosfor, sodyum ve potasyumu daha etkili bir şekilde kullanabilmesi için gereklidir. Magnezyum sağlıklı dişler ve sindirim sisteminin rahatlığı için de önemlidir.


    Magnezyumun Vücuttaki Fonksiyonları


    Vücut ağırlığının %0.05’ i kadar bir miktarda bulunur. İnsan vücudundaki magnezyumun %65’ i kemik ve dişlerdedir. Kalan %35 ise kan, doku ve diğer vücut sıvılarında yer alır. Beyin ve kalpte diğer dokulardan daha yoğun bulunur.


    Kemik ve dişlerin gelişimini ve sağlıklı kalmalarını, sinir iletişimlerini ve enerji oluşumunu sağlar. İskelet ve sindirim sistemindeki adalelerin kasıldıktan sonra gevşemeleri ancak magnezyum varlığında mümkündür. Bu özelliği ile kalpteki damarların da esnekliğini sağlayarak kalp krizlerini önleyici etki gösterir.



    DNA üretimi ve protein ile karbonhidrat metabolizmalarına etkili enzimlerin fonksiyonları için gereklidir. ATP molekülünün sitokrom sistemine taşıdığı enerjiyi serbestleştirir. Bu olay hücrelerin enerji üretiminde anahtar bir roldür.


    Enzim ve dokuların yapılarında rol aldığı gibi magnezyum, hücre membranlarındaki iyon transfer işlemlerinde de temel roller üstlenmektedir. Böylelikle hareket sistemi ve sinir sisteminde çok önemli işlevlerin gerçekleşmesini sağlamaktadır.


    Magnezyum, toprakta ve deniz suyunda saklıdır. Vücudumuzun da sürekli doldurulması gereken bir magnezyum rezervi vardır. Yanlış beslenme, toprakta bu mineralin giderek azalması magnezyumun vücut tarafından yeteri kadar alınamamasına neden olur. Ayrıca fazla terleyen veya idrar söktürücü ilaç alan kişilerde vücuttan daha fazla magnezyum atılımı ortaya çıkar. Stres, hamilelik ve emzirme gibi durumlarda ise vücudun magnezyuma olan ihtiyacı daha da artar.



    Magnezyumun etkileri özellikle spor yapanlarda ön plana çıkmaktadır. Spor esnasında meydana gelen fiziksel aktivite ve terleme, plazmadaki magnezyum konsantrasyonunu azaltır. Bu nedenle kas krampları ve yaralanmalarının tedavisinde de etkili olan magnezyum, sporcular için önemli bir mineraldir.


    Magnezyum Eksikliği


    Magnezyum eksikliği yaşamımızın her döneminde görülebilir ve istenmeyen sağlık problemlerini de beraberinde getirebilir. Magnezyum, en yoğun olarak kalp, böbrek, beyin ve karaciğer gibi aktif metabolizmalardadır, yani magnezyum enerji üretiminde çok önemli bir rol oynar.



    İşlenmiş yiyecekler, sebzelerin hep pişirilerek yenilmesi, yumuşak su içilmesi, alkol alımı, ürünlerin magnezyumdan fakir topraklarda yetiştirilmesi, seralarda üretim yapılması, emilimin bozulması (yanıklar, yaralanmalar, ameliyat, şeker hastalığı ve karaciğer rahatsızlıkları), magnezyum atılmasının hızlanmasını sağlayan alkol, kafein, şekerin fazlaca tüketilmesi ve idrar sökücü ilaç kullanımı magnezyum eksikliği nedenlerindendir.


    Magnezyum yetersizliği birçok enzim sistemini etkiler ve metabolik sonuçları ortaya çıkarır.


    Eksikliğinde, halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk, uyku bozuklukları gibi genel belirtiler, öğrenme kapasitesinin azalması, dalgınlık, hafıza zayıflığı ile beyin fonksiyonlarının etkilenmesi, kas seğirmeleri ve titremeleri, kalp çarpıntısı ve bazı damar kaynaklı şikayetler, tansiyon yükselmesi, mensturasyon problemleri, böbrek taşı ve doku kireçlenmelerine eğilimin artması, kalp damarlarının kasılması gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Postmenapozal osteoporoz için de önemli bir risk faktörüdür.



    Magnezyum eksikliğinin uzun sürmesi sonucunda eklem sertliği, titremeler ve tremor durumu yaşanabilir.
    Ayrıca magnezyum eksikliği bebeklerde havale nedeni olabilmektedir.



    Magnezyumun Fazla Alınması


    Fazla alınan magnezyum idrar ve dışkı yolu ile vücuttan atılmaktadır. Eğer vücutta kalsiyum eksikliği söz konusu ise magnezyum fazlalığı yaşanabilir. Bu durumda, kaslarda gevşeklik, bitkinlik, uyuyamama, uyarılma artışı ve depresyon benzeri bir ruhsal durum ortaya çıkabilir.


    Magnezyumun Özellikle Kullanılması Gereken Durumlar


    Fosfor desteği alındığında, idrar söktürücü, doğum kontrol hapı, ve sık alkol kullanımında, kalp krizini önlemede ve geçirmiş olanların tedavisinde, bronşların kasılmasını, böbrek taşı oluşumunu önlemede, hamilelikte tansiyonun düşürülmesinde, kabızlık tedavisinde ve mensturasyon öncesi şikayetleri gidermede magnezyum kullanılması önerilmektedir. Magnezyum desteği yapılan kadınlarda kemik yoğunluğunun anlamlı olarak arttığı gözlenmiştir.



    Magnezyum alan hamile kadınlarda sırt ve karın altındaki ağrılarda önemli derecede azalma olduğu görülmektedir. Magnezyum, düşüklerin ve prematüre doğumların, erken doğum riskinin, fetal hipoksinin önlenmesinde; premenstürel sendromda ve dismenorede önerilmektedir. Ayrıca hamilelikte görülen bacak kramplarında da etkili olduğu bilinmektedir.