Lütfen Kitap Okumayın!

'Güncel Bilgiler' forumunda ORHAN tarafından 14 Mart 2009 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    Lütfen Kitap Okumayın!

    Yaygın anlayışın aksine- ne kadar yaygın olduğu su götürür tabii- kitabın ne fena bir şey olduğunu anlamaya çalışalım biraz...
    Kitap en iyi arkadaş mıdır? Palavra!
    Etrafımızda bu kadar iyi arkadaşlarımız varken- iş çevresinden, okuldan, eh pek kalmadı artık ama yaşadığımız mahalleden, hadi semt diyelim daha kibar olsun, oradan, buradan, şuradan- kitaplara kimin ihtiyacı var ki?

    Hem kitaplar insan arkadaşlarımız kadar becerikli de değillerdir öyle... Bırakın eni konu hacimli güzel kuyular kazabilmeyi, hani kötü konuşmuyormuş yeri gelse yüzünüze de söylermiş havasıyla iki çift lakırdı bile edemezler arkanızdan.
    Ben ne anladım bu işten? Böyle arkadaş mı olur? Ne kadar tek taraflı bir ilişki... Siz okuyacaksınız, o orada durup içinde ne varsa size dökecek başka da bir şey yapmayacak. Nerede o yoğurdun bolluğu?
    Bir kere didişme ve rekabet zevkinizi alacak elinizden! Sonra – bu nasıl arkadaş ise böyle- hiçbir olumsuzluk yaratmayarak kendinizi güvende hissetmenizi sağlayacak, sonra da savunma mekanizmanızı zayıflatacak. Yok öyle yağma!

    Seneca söylemiş galiba, yok efendim kitapsız yaşamak kör, sağır, dilsiz yaşamakmış. Yalan! Bir kere akıl var mantık var, kitap okumayan insanın görme olasılıkları - evet biçimleri biraz sığdır ama- daha çeşitlidir.

    Bir kere bu insanlar çok daha fazla televizyon seyredebilirler. Televizyon seyretmek demek, en popüler sanatçı!ları görmek, en koyu renk takım elbiseli ve de en kravatlı adamların üçünün beşinin bir araya gelip tartıştığı ekonomi siyaset programlarını takip etme şansını yakalamak demektir. Bu müstesna kişilerin konuşmalarından araklanılacak cümlelerle pekala her konuda fikir oluşturulabilir.

    Neymiş insanın kendi fikri olmalıymış. Bırakınız rica ederim. Fikir fikirdir. Şimdi kendi kişisel yaklaşımınızı oluşturmak için seksen tane kitap okuyup zaman kaybetmeye değer mi şu ölümlü dünyada? Kaldı ki seksen kitabı okuyacağınız zaman diliminde onlarca mahalle, mafya dizisi seyredebilir, dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri bulunmayan yetenek yarışmaları izleyebilirsiniz.

    Yine dünyanın sayılı grotesk spor yorumcuları da ulusal kanallarımızdan bizlere seslenmektedir, biraz kıymet biliniz! Hiç duymadığınız deyimlerle spor olanlarını ve olmayanlarını- bunlar en fazla farazalar üzerine konuşurlar nedense- yorumlayarak sporla iç içe olmanızı sağlamakla kalmaz, bir taraftan da postmodern ve inanılmaz yaratıcı yaklaşımları ile özellikle teşbih sanatında çığır açarak, fit ve sağlıklı olmanızı sağlamanın yanında- tabii sporu yapmak gerekmez fayda sağlamak için, geyiklerini dinlemek yeterlidir, hatta daha bile iyidir, kalbinizi yormaz- aynı zamanda edebi anlamda da kendinizi geliştirmenize katkıda bulunurlar
    Seneca da alem adammış canım, ne demişti bir de? Sağır yaşamakmış da dilsiz yaşamakmış kitap okumamak...

    Hadi televizyonda dinlediğin bin bir güzel şarkıyı, türküyü- hepsi birbirine mi benziyor, olsun ne zararı var?-, akıl dolu konuşmaları bir tarafa bırak, bir kere kitap okumayan adamların bol bol hasbıhal edecek vakitleri olur.
    Karşı çıkan beri gelsin.
    Daima herkesin hakkında daha çok bilgi alışverişinde bulunma imkanına sahip olduklarından da - dedikodu da denir bileceksiniz-, mütemadiyen bilgi ile dolarlar. Tüm kitap okuyanları zaten imrendirmekte olan o harikulade kelime dağarcıklarına hep – kulak dolgunluğu ile ne olmuş yani?- en yeni kelimeleri katarlar.

    Ey kitap okuyanlar, ağzınızın kenarından akan suları silmek için yanınızda oturan arkadaşınızdan kağıt mendil isteyiniz.
    Sildiniz mi?
    Evet, ne diyorduk?
    Kelime dağarcığı değil mi?
    Yani üç beş cümlede bir kullandığın bir kelime değilse ne tutacaksın aklında, hamallık vallahi!

    Daha ne istiyorsunuz?
    Hiç çaba sarf etmeden, sadece kitap okumayarak elde ettiklerinize bir bakınız.
    Bunlar da mı yetmiyor? Siz iflah olmazsınız. Sizi dik kafalılar! Başınızı kitaplara gömünüz. Okuyunuz! Okudukça ne kadar az bildiğinizin farkına varınız. Varınız ki olanca huzurunuz kaçsın!

    Okumayınca nefesiniz mi daralıyor? Herhalde gün be gün yıpranıp yalnızlaşmanızdan iyidir. Bizden uyarması.
    Hem merak etmeyin, okumayı bırakın geçer, bir şeyciğiniz kalmaz, kuvvetle muhtemel psikolojiktir.

    Pes doğrusu... Hala okuyacağım diyorsanız o zaman başınıza geleceklerden sorumlu değiliz hiçbirimiz.
    Biz bir kez daha düşünmenizi öneririz ama, yine de siz bilirsiniz!

    [​IMG]
     



  2. Cevap: Lütfen Kitap Okumayın!

    Hocam teşekkür ederim kitap oku demenin farklı bir yolu ve de güzel bir yolu bizim milletimiz yapma denileni yaparlar genelde çok hoşuma gitti :)

    Emeğine sağlık ...
     



  3. Cevap: Lütfen Kitap Okumayın!

    Çok önemli bir konuya değinmişsiniz Orhan Hocam..Okkan'a katılıyorum okumanın öneminin farklı bir dille anlatılması..:f40:
    Boş zamanlarımızda bir hobi olarak değil en önemli önceliğimiz olarak görmek lazım.İstenirse elbette dolu zamanlarda da pekala kitap okunabilir.Yürürken kitap okuyanlara rastlarız çevremizde.Yemek yaparken,yolculukta,bekleme salonlarında,kuyruk ve sıralarda..Kitap okumaya zamanın yok diyenlere tavsiyem yatmadan önce bir gelenek haline gitirip en azından bir kaç sayfa okunması bile alışkanlık yaratacaktır.Ve daha rahat uykuya geçirtecek.Tabi polisiye,macera kitaplarının dışında..:f196:
    İlerde sağlam nesiller yetiştirmek okumaktan, bilgi ve kültürden geçer.Çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığını ancak kendimiz okuyarak kazandırabiliriz..
     



  4. Cevap: Lütfen Kitap Okumayın!

    güzel bir konuya değinmişsiniz orhan bey tşkler:cool: