Lost Teorisi

'Medya Bölümü' forumunda Ezgi tarafından 10 Haziran 2008 tarihinde açılan konu


  1. Yeni bir lost teorisi daha bana pek tatmin edici gelmedi ama yinede ilginç;

    Haber bir gazeteden alıntıdır

    Lost dizisinin sırrı çözüldü

    Dünya üzerinde yüz milyonları ekran başına kitleyen Lost dizisinin sırrı çözüldü. Andrew Smith adlı bir Amerikalı senaryodaki gizemi çözüp Seventh Seal Theory adıyla internet sitelerine gönderdi. İşte Lost’un sırrı;

    FISILTILAR KİME AİT?

    Ada, doğal bir mineral(black rock). Alvar Hanso’nun dedesi Magnus Hanso’nun niyeti köleleriyle birlikte bu efsanevi black rock’ı patlatıp elde edeceği madeni satmaktı. Bir fırtınaya yakalanarak karaya vurdular. Magnus kurtuldu, köleler öldü. Adayı terk etmek için bir sal inşa etti. Kölelerin çığlıkları kulaklarındaydı. Aslında onları gerçekten duyuyordu. Black rock elekromanyetik aktiviteyi, sesi, düşünceyi, hafızayı kaydediyordu. Aynı zamanda ona geleceğiyle ilgili sezgisel bir fikir de veriyordu. Bir gemi yapıp eve döndü. Gemisiyle adaya makul bir mesafede seyrederek meditasyon halinde, taşın ona gelecekle ilgili anlattıklarını telakki etti. Bunları ticaret hayatında kullanarak adanın sırrıyla birlikte varisi Alvar Hanso’ya bırakabilecek kadar muazzam bir servete sahip olacaktı.

    GİZEMLİ SAYILAR

    Valenzetti adlı matematikçi, dünyanın sonuna dair ‘4,8,15,16,23,42’ sayılarını içeren bir formül hesaplamıştı. Bu sayıların her yerde olduklarını ve dünyanın sonunun tahmininde önemli olduğunu iddia ediyordu. Alvar formülü ögrendi ve adanın kendisine verdigi bilgiyle alakalı bularak Valenzetti ile Dharma İnisiyasyonu`nu oluşturdu. Amaç bu sayıları değiştirerek dünyayı öngörülen korkunç sondan kurtarmaktı. Alvar insanlığın iyiliği için adayı bazı kalifiye insanlarla paylaşması gerektiğini biliyordu. Bu yüzden bilimadamlarını ve psişik sınırlara dayanan güçlere sahip özel çocukları adaya getirdi.

    ADADAKİ İSTASYONLAR

    Adada kurulan istasyonlarda kaderin değiştirilemezliği teorisini sınayan deneyler yapıldı. Bu deneylerden biri Swan’dı. Aslında test edilen şey, görevlerine olan inanlarının kaderi yerinden bir milimetre oynatıp oynatamayacağıydı. İşe yaramadı. Sorunlu kaderin adada hapsedilmesine karar verildi.

    MERAK EDİLEN JACOB KİM?

    Çocukların en özeli Jacob zihniyle objeleri oynatabiliyordu. Madem black rock hafızayı depolayabiliyordu, Jacob da kayanın gücünün yoğun olduğu yere yerleştirildi ve bir bilim adamı ordusunun gözlemi altında kayadan kaderi emmeye çalıştı. Daha sonra ‘incident’ olarak bahsedilecek patlama gerçekleşti. Jacob bu patlamayla cismani formunu kaybedip black rock tarafından emildi. Ama nesneleri hala oynatabiliyordu. Kendini taş halinde hareket ettirebiliyordu. Siyah bir toz bulutu halinde hareket edip çeşitli şekillere bürüyebiliyordu.

    KADERİ DEĞİŞTİREMEDİLER

    Patlama enerjinin serbest bırakılmasını gerekli kılmıştı. Yoğunlaşan enerji bilim adamlarının kader üzerindeki araştırmalarının sürmesini sağlıyor, enerjinin periyodik olarak boşaltılması ise başka felaketleri önlemeye yarıyordu. Swan’ın artık gerçek bir amacı vardı. Elektromanyetik enerjinin her 108 dakikada bir yakındaki bir başka uyduya aktarılması gerekiyordu. Bu iş için Radzinsky ve İnman atandı. Fakat onlar kaderin değişmeyeceğini düşündüler. Bununla birlikte incident, dünyanın felaketine yol açacak olan bir anomali yaratmıştı.

    ADAYA ANOMALİ ÇEKTİ

    Bakunin’e, bu anomalinin dünya üzerinde yarattığı etkiyi takip etme ve etkileyebileceği insanların profilini çıkarma görevi verildi. O da flame istasyonu vasıtasıyla bu insanları buldu. Her biri bir şekilde düşen uçakla ya da birbiriyle bağlantılıydı. Anomali büyük dalgalar halinde büyüyecekti. Sonunda bir şekilde bütün bu insanlar aynı gün aynı saatte aynı uçağa bindirilerek adaya getirildiler. Dharma kaderin rotasının tamirinde (course-correcting) ona yardımcı oluyordu.
     



  2. Paylaşımın için saol Ezgi su anda LostNasıl ı okuyorum orda çok güzel anlatmıs bu teorileri okuyabilirsin çok ilginç bilgiler var ...
     



  3. Ellerine saglik Ezgi,

    ben bu teorilerin hicbirine inanmiyorum acikcasi.

    Sonucta hersey o senaristlerin kafasinda canlaniyor.

    Ve simdiki krizde görüldügü gibi istedikleri anda olaylari baglayabiliyorlar.

    Yazar krizi olmamis olsaydi sezon 4, 14. bölümünde bitmeyecekti yani.
     



  4. lost bittimiii
    aaaa çok heyecanlıydı tühhhh :)
    ilk iki bölümünü seyrettim baya güzeldi 1. sezon ilk iki bölümü yanlış anlaşılmasın :f106:
    neyse bittiyse gözüm aydın bitmediyse canım sağolsun diyelim ve ben bu teorilerin hiçbirine inanmıyorum niyemi
    bilmem inanmak gelmedi birden içimden :f30:
    teşekkürler Ezgicim
     



  5. Bende inanmıyorum.. Herkesin hayal gücü amma yüksekmiş yaw :f40:

    Oturup devamını yazsalar ya, süper para kazanırlardı dermişim :f30: :f30: :f30:
     



  6. Paylaşımın İçin Teşekkürler. Ancak Benim Görüşüm Losttaki Sırlar Dahada Basit Bir Şekilde Ortaya Çıkacak. Hepimiz Dumur Olucaz :)
     



  7. Paylaşım harika teşekkürler ama dizi yaz sezonunda 4.sezon 14. bölümde kaldi yeni sezonda devam edecek..:f40:
     



  8. Aman yarabbiiii inanamıyorum bunları ben mi söylemişim
    sanırım o zamanlar losttan bi haber olarak gaflet içinde yazmışım bunları :f106:
    lost bitti biteli yapacak birşey bulamıyorum merakla yeni sezonu bekliyorum
    valla kriz falan en kısa zamanda atlatılsın yeni bölümlere başlansın olmaz böyle ben çatlıycam meraktan :oops:
     



  9. ben tabiikide adanın gizeminimerak ediyorum ama
    bu ikinci planda kalıyo daha dizide oynayan karakterlerin
    birbirleriyle bagıntılarını kendileriyle yüzleşmeleri ,hayatta
    kalma savaşı,iyi ve kötüyü psikolojilerini bunun
    yanında adadki gizemde de kendiliğinden cözülecek
    zaten benzer veya farklı bi şekilde
    bir sürü teori var en iisi syredelim görelim bakalım
    neymiş gizemi bu kadar teoriden sonra çok basit bi şekilde bitmez inş.
    teşekkürlerr Ezgi:f40: