Leyla Gerçekten de Güzel Değil miydi?

'Masallar ve Hikayeler' forumunda ORHAN tarafından 11 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    Leyla Gerçekten de Güzel Değil miydi?

    Denir ki, Leyla kara kuru, cılız, sıradan bir kız… Leyla'yı görenler Mecnun'un aklına şaşkın… Denir ki yine; padişah merak eder, çağırır Leyla'yı sarayına… Dillere destan bir güzellik uman padişah da başkaları gibi şaşkın… Leyla'ya bir sürü laf eder. "Bu muydu Mecnun'u mecnun eden Leyla!" bakışını hisseden Leyla, "Sen" der, "Mecnun değilsin!"

    Leyla'yı görüp de Mecnun'a dudak bükenler narsistik kültürde de egemen olan güzellik kavramından muzdarip gibidirler: Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsetmek. Leyla bir yüz ve bedenden ibaret değildir hâlbuki… Mesele yüz ve bedense eğer, cesetlerin de bir bedeni ve yüzü vardır. Leyla'nınsa başka bir güzelliği…

    Onunla sohbet eden sanır ki Leyla tüm dünyayı unutmuş. Konuşana dikkat kesilmiş, tüm varlığı kulak olmuş. Anlatılanı anlatıldığı gibi anlamaya çalışır Leyla… Sözcükler vehmin duvarlarına çarpmaz ona vardığında. Anlatan "Hah işte, bunu anlatmaya çalışıyorum." der.

    Anlatımı sadedir. Tane tane konuşur. Sözcükleri boca etmez kimseciklere… Kelimeleri öyle kullanır ki, bir çeşmeden dökülen su gibi, ağzından dökülen kelimelerle inşa ettiği güzelliktir. Kömür gözlü değildir Leyla, amma tatlı dillidir.

    Düzen ve intizama riayet eder. Eşyalara sinmiş olan düzenle, evine girenlerin içi açılır.

    Bir gün Mecnun'la karşılaşır, eli ayağına dolanır. Onu hangi güzelim sözcüklerle karşılayacağını bilemez. Kim olsa aynısını yapar Leyla… Kara kuru yüzünden tebessümler dökülür, en güzel kelimelerle insanları buyur eder.

    Ne var ne yok misafirlerinin önüne koyar, onları ikramlarıyla memnun etmek için paralanır.

    Eşyaları kimse Leyla kadar güzel kullanamaz, kimse onlara Leyla kadar güzel davranamaz. Tahta kaşığı sanki canlı bir varlık gibidir. Kullandıktan sonra ona teşekkür etmeyi unutmaz. Görenler kaygıya gark olur; belki de mecnun olan aslında odur. Kap kacağını elinde öyle bir tutuşu vardır ki, narin bir bebeği elinde tutan anneden daha mahir. Leyla'nın elleri kara kuru, ne gamdır.

    İnsanları kırmamak için kılı kırk yarar. Konuşmadan önce tartar, ölçer, biçer. Konuşması gerektiğinde yeteri kadar konuşur, susması gerektiği yerde ağzına kilit vurur. Kırmaktansa kırılmayı öğrenmiştir Leyla… Bencilliklerinden sıyrılmış, ben diye tutturmaktan azat olmuştur. Onunla arkadaş olmak için can atılır. Yanına varan huzura varır. İnsanlara zorluk çıkarmaz. Kolaylaştırır. Onunla geçinmek kolay değildir sadece, güzeldir de aynı zamanda…

    Onunla sohbete niyetlenenler sözlerine çekidüzen verir. Çünkü bilirler ki Leyla gıybetten hiç hoşlanmaz. Kötü düşünmekten kaçınır, yaşananlara güzel tarafından bakar. Her olayın altında bir hayır görür. Umutsuzluk yoktur yüreğinde… Mızmızlanmaz, şikâyet etmez. Kimsecikleri suçlamaz. Suçlanacak olanın nefsi olduğunu idrak etmiştir. Varlıklara zarar vermek aklının ucundan geçmez.

    En güzel hallerinden biri de edeptir Leyla'nın… Narsistik kültürde bunun bir karşılığı bile yoktur. Bana en hazin gelen de budur.

    Kolay pes eden biri değildir Leyla… Metindir, sağlamca tutunur inandıklarına… Kararlarına sahip çıkar. Hatalarınaysa daha çok kimsenin üzerine yıkmaz yanlışlarını… Dayanıklı bir kişiliği vardır.

    Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsedenlerin Mecnun'u anlaması imkânsız gibidir. "Bir kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği nedir?" diye sorulsa; "Kadınlığa mahsus bir letafet ve nezaket içindeki hüsn-ü sîretidir." cevabını narsistik kültür algılayamaz, anlayamaz. Oysa ne güzel bir tanımdır bu (hüsn-ü mana), ne kadar derin. Ya da "En kıymetdar ve en şirin cemali nedir bir kadının?" diye sorsak, narsistik kültür bilmez ki "Ulvî, ciddî, samimî, nuranî şefkatidir."

    Mecnun'un Leyla'da tutulduğu böyle bir güzelliktir işte… Halleriyle Cemil isminin tecellisine mazhar olmuş güzel bir insan… Ondaki güzelliğe zaman ilişemez bile… Aksine zaman, ancak Leyla'nın hüsn-ü siretinin olgunlaşıp ziyadeleşmesine hizmet edebilir.

    Tasvir etmeye çalıştığım güzellik biçimlerinin bazıları kadınlara özgüyse de, çoğu erkekler için de geçerlidir elbet… Erkeklere özgü başkaca erdemler ise cesaret ve cömertliktir. Koruma, kollama, yakınlarının sorumluluğunu alma gibi bazı özellikler özellikle erkeklerde tecelli eden başkaca güzel hallerdir. Leyla gerçekten de böyle biri miydi? Bilmiyorum! Gaybı ancak O bilir. Ben sadece güzel bir insanı tasvir etmek ve fiziksel güzellik dışındaki güzellik hallerine dikkat çekmek istedim.

    Bütün bunlardan sonra akla gelen soru, Mecnun'un Leyla'dan neden ve nasıl vazgeçtiğidir? Bu ise ayrı bir bahistir.

    -alıntı-
     


    okkan bunu beğendi.

  2. Cevap: Leyla Gerçekten de Güzel Değil miydi?

    Evet bu hikayeyi ucundan kıyısından ben de biliyordum . Eline sağlık...

    Bu hikayenin sonunda Leyla padişaha '' Siz beni bir de Mecnun un gözüyle görün'' der. Önemli olan bir şey e hangi gözle baktığınızdır.Belki de onu güzel güzel ya da çirkin yapan sizin bakış açınızdır.Aynen Mevlana nın '' Ne arıyorsan sen osun'' dediği gibi.
     



  3. Cevap: Leyla Gerçekten de Güzel Değil miydi?

    Leyla fiziksel olarak güzel mi .... ? Mecnun onu gözünde nerelere koymuşsa Leyla orada duruyor.Güzel veya değil.

    Fakat yazıdaki özelliklere sahip birini sevmek için mecnun olmaya gerek yok :f118:
     



  4. Cevap: Leyla Gerçekten de Güzel Değil miydi?

    Leyla'nın güzelliğini Mecnunun dilinden dinlemek onun gözünden görmek gerek yorum yapmak için :f40:
     



  5. Cevap: Leyla Gerçekten de Güzel Değil miydi?

    Ne kadar güzel anlatılmış.Bizlerde O nuru görenlerden oluruz inşallah.
    Yaratılmışı Yaradan'dan ötürü sevmeyi nasip etsin Allahım..
     



  6. Cevap: Leyla Gerçekten de Güzel Değil miydi?

    Leyla belki dünyanın en çirkin kadınıydı ama Mecnunun gözüyle görmek gerekirdi..
    Güzellik göreceli bir kavramdır, kimine göre dünyanın en güzeli bir başkasına göre sıradan gelebilir
    Güzellik... Yalnızca fiziksel güzellik olduğu zaman bomboş, sıradan... Önemli olan o güzelliği güzel huylarla bütünleştirmek ve insanın gözünden önce ruhuna hitab etmeyi sağlamaktır. Ne demiş Atalar "Güvenme güzelliğine bir sivilce yeter!!!"
     



  7. Cevap: Leyla Gerçekten de Güzel Değil miydi?

    Asalet;boyda degil, soydadır.İncelik belde değil dildedir.Doğruluk,sözde değil özdedir.Güzellik yüzde değil, yürektedir.
    Hepimizin yüreği güzel insanları görebilmemiz dileğiyle...
    :f40: