lepistes balığı hastalıkları

'Hayvanlar Alemi' forumunda Wish tarafından 29 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. lepistes balığında görülen hastalıklar
    lepistes balığı hastalıkları ve tedavisi


    Hastalıkları önlemede en önemlisi korunmaktır. Yeni balık aldığınızda mutlaka karantinaya alınmalıdır. Yeni balık en az bir hafta karantinada kalmalı ve bu tankta kullanılan ağ farklı olmalıdır.

    Columnaris:

    Bakteriyel bir hastalıktır. Gram negatif bir basil neden olur. Bakterinin adı flexibacter columnaristir. Columnaris, pamuk-ağız, flexibacter, ağız mantarı adlarıyla bilinir. Küfe benzer lezyonlar nedeniyle sıklıkla mantar enfeksiyonları ile karışır. Canlı doğuranlar ve kedi balıklarında sık görülür. İsmini tüm akvaryum ortamlarında bulunan çubuk benzeri (columnar) şekilli bakterisinden almıştır.
    Bakteri genellikle kötü su kalitesi, yetersiz diyet veya ele alınma ve yolculuk gibi nedenlerle strese girmiş balıklarda görülür. Columnaris balığa solungaçlardan, ağızdan veya balıktaki küçük yaralardan girebilir. Hastalık çok bulaşıcıdır ve ağlar, kaplar hatta yiyecekle bulaşabilir.
    Columnaris eksternal veya internal olabilir ve kronik veya akut hastalığı takiben görülebilir. Kronik durumlarda hastalik yavaş ilerler, balığın ölümünden önce günler geçebilir. Akut durumlarda hastalik hızla ilerler ve tüm balıklara yayılır. Yüksek sıcaklık hastalığın ilerleyişini hızlandırır ancak sıcaklığı düşürmek hastalığın sonucunu etkilemeyecektir.

    Semptomlar:
    Ağızda, pullarda ve yüzgeçlerde beyaz noktalar
    Ağzı yiyen pamuksu oluşum
    Kenarlardan başlayarak yüzgeçlerde çürüme
    sırt yüzgeç yakınında 'eyer' benzeri lezyon
    Etkilenen ciltte mantar istilası
    Solungaçların etkilendiği durumlarda hızlı soluma
    Genellikle columnaris enfeksiyonu eksternaldir ve ağızda, yüzgeç veya solungaç kenarlarında beyaz noktalarla başlar. Lezyonlar ilk olarak normal parlak görünümde daha solgun bir alan olarak görülür. Lezyon ilerledikçe sarımsı veya kahverengimsi bir hal alır ve etrafındaki alan kırmızı görülebilir.
    Sırttaki lezyon sıklıkla yanlara doğru ilerler ve eyer görünümünü alır. Ağızdaki lezyon küfümsü veya pamuksu bir görünüm alır ve ağız parçalanmaya başlar. Bakteri girdiğinde solungaçlardaki filamanlar birbirine yapışır ve balık oksijen yetmezliğine bağlı hızlı solumaya başlar. Daha ender olarak enfeksiyon internaldir ve hiç eksternal semptom görülmez.
    Tedavi:
    Suyu değiştir
    Dibi temizle
    Akvaryum tuzu ekle
    Bakır sülfat veya antibiyotik ile tedavi et
    Tedavi süresince karbon filtrasyonu durdur.
    Eksternal enfeksiyonlar antibiyotik ve sudaki kimyasallarla tedavi edilmeli. Bakır sülfat, acriflavine, furan ve terramisin eksternal olarak tedavide kulanılabilir. Terramisinin hem banyo hem de yemlerle internal enfeksiyon için çok etkili olduğu gösterilmiştir. Solungaç fonksiyonunu arttırmak için tuz eklenebilir. Canlı doğuranlar tuzdan özellikle yarar görecektir ancak kedi balıklarını tedavi ederken dikkatli olunmalıdır.
    Korunma:
    Yeni balıkları 2 hafta boyunca karantinaya alın
    su kalitesini yüksek tutun
    Besin değeri dengeli bir yem kullanın
    Balıkları taşımadan önce profilaktik tedavi uygulayın
    Kullanmadan önce ağları ve diğer ekipmanı temizleyin
    Bakteri organik artıklara yerleştiği için düzenli su değişimleri ve dip temizliği ile hastalıktan korunulabilir. Uygun yem ve iyi su kalitesi balığın strese girmesini önleyecek ve hastalığa duyarlı olmayacaktır. Yayılımı önlemek için ağlar ve diğer malzemeler kullanım öncesi dezenfekte edilmelidir. Canlı doğuran akvaryumlarında tuz kullanılabilir. Balıklar taşınacağı zaman korumak amacıyla profilaktik antibiyotik ve ilaçlı yemler kullanılabilir.

    Su zehirlenmesi
    Lepisteslerin ölümünden en sık sorumlu olan su zehirlenmesidir. Sudaki zararlı mineraller balıkları zehirler. Uzun kurşun borulardan gelen su insanları olduğu gibi balıkları da öldürür. Amerikada 50 lerden önce inşa edilen birçok evde bulunabilen bakır borular da aynı şekilde zehirlidir. Milyonda 0.2 bölüm bakır birçok balığı 24 saat içinde öldürebilir. Önemsiz görünen miktarlardaki bakır bile yavru balıkların ihtiyaç duyduğu küçük yemleri bozabilir. Çok asidik, çok alkali ve çok tuzlu su ölümcül olabilir. Şehir suyuna bağlı bir musluktan alınan su da fazla kloru nedeniyle öldürebilir. Uygun olmayan akvaryum alşısı, silikon yapıştırıcı ve süslemeler de zehirlenmeye neden olabilir. Sayılan nedenlerden birine bağlı olarak oluşan uygunsuz su balık ölümlerinin en sık nedenidir.

    Yiyecek zehirlenmesi:
    Çok sık olan ancak çoğunlukla gözden kaçan balık ölüm nedenlerinden biri yiyecek zehirlenmesidir. Fazla besleme fermantasyon ve bozulmaya neden olur ve yetersiz havalandırma ile birlikte yenmemiş yem üzerinde çoğalan bakterilerin oluşturduğu toksinler balıkları öldürür. Besin zehirlenmesi bakteriyel ve mantar enfeksiyonları gibi ikincil problemlere neden olabilir.
    Birçok lepistes yetiştiricisi balıklarını günde 5-10 kez beslemektedir, bu aşamada balıkların 5 dakika içinde bitirebileceği kadar yem verilmeli, yeterli havalandırma ve filtrasyon olduğundan emin olunmalı ve sık su değişimleri yapılmalıdır. Bunlar besin zehirlenmesi ihtimalini azaltırlar.

    Karbondioksit zehirlenmesi:
    Kalabalık genellikle bu soruna neden olur. Fazla CO2 verilmesi, yetersiz bitki veya bitki büyümesi için ışık veya yetersiz havalandırma nedeniyle CO2 oksijen döngüsünün bozulması karbondioksit zehirlenmesine bu da balık ölümüne neden olur. Etkisi genellikle oldukça barizdir, balık su yüzeyinde oksijen almak için çabalıyordur. Baloncuklar çıkaran bir havataşı karbondioksit zehirlenmesini önlemede yeterlidir.

    Ölü bitkilere bağlı zehirlenme:
    Bazen ölü bitkiler balıkları öldürebilecek bazı kimyasallar salabilir. Suyun keskin bir kokusu olabilir, bazen o kadar güçlüdür ki odaya girer girmez farkedersiniz. Akvaryumda farklı bir koku olduğunda hemen nedeni araştırılmalıdır. Bazen bir çeşit bitki olan, algler bile aynı anda yeterli miktarda öldüğünde balıklar için ölümcül olabilir.
    Çoğu lepistes üreticisi hiç bitki olmayan çıplak tanklar kullanırlar. Şahsen ben her zaman bitkili akvaryumları tercih ediyorum, temelde su kalitesinin bir göstergesi olarak Water Sprite ve yeni doğanlar için mükemmel bir saklanma yeri olan java moss. Bence lepistesler böyle bir ortamı tercih ediyorlar ve izlemesi çok daha zevkli oluyor.

    Evdeki zehirler:
    Evde kullanılan sinek ilaçları balıkları öldürebilir. Rotonone adlı ilaç 13 milyonda bir konsantrasyonda olsa bile yavruları öldürebilir. Diğerleri de benzer şekilde ölümcüldür. Evin başka bir odasında hatta başka katında kullanılsa bile balıklara zarar verebilir, bu nedenle evde sinek öldürücüler kullanılmamalıdır. Dış mekan havuzlarında pire tozu kullanılan bir köpeğin havuza atlaması veya çiçekler veya bitkiler için kullanılan böcek ilaçları büyük kayıplara neden olabilir. Sabun veya temizledikten sonra iyi durulanmamış diğer dezenfektanlar ölümlere neden olabilir. Evde bir kova sadece balıklarınız için kullanılsın, başka hiçbir amaçla kullanılmasın. Akvaryum camlarını temizlemenin en iyi yolu gazete ve beyaz sirkedir.

    Mantar hastalıkları:
    Mantarlar bakterilerden farklı büyürler. Bazıları uygun şartlarda karakteristik özelliklerini kazanana kadar spor adı verilen dirençli formda kalırlar. Maya gibi diğerleri ise tomurcuklanarak ürerler ve yeni organizmalar oluştururlar. Bazısı küf gibi görünür. Bazısı bir alanı istila eder ve sümüksü bir görünüm alır. Bazı mantarlar hareketlidir, kamçı benzeri uzantılarıyla ilerlerler.
    Saprolegnia :
    Balığın vücudunda beyaz sümüksü, yassı bir yama belirirse muhtemelen saprolegniadır.
    Tedavi: Balığı ayırın ve ağı dezenfekte edin.
    1- Her galon su için 2 damla metaphenin alkoldeki solüsyonundan milroorganizmayı öldürmek için eklenmelidir.
    2- Tuz tedavisi
    3- Isı tedavisi
    4- Balığı ıslak bir ağda tutarken hasta noktaya hidrojen peroksit uygulayın. Dezenfekte olması için akvaryuma geri koymadan önce 15-30 sn bekleyin.
    5- Malaşit yeşili
    6- Metilen mavisi
    7- Acriflavin
    Ağız mantarı:
    Sık görülen bir lepistes hastalığıdır. Balığın ağzını kapamasını engelleyen küçük beyaz bir noktadan bütün ağzını dolduran süngerimsi bir yapıya dönüşür ve balık ölür. Ağızdaki pamuk benzeri lezyon mikroskop altında incelendiğinde birçok hareketli organizma görülebilir. Büyüme sadece ağızda olmaz dokunun kenarlarından ilerler. Birçok insan bu lezyonun balığın yemesini engellediğini ve açlıktan öldüğünü düşünür ama asıl durum böyle değildir. Ağızdan girmesi zorunlu olan ve solungaçlardan geçen su akışı kesilmiştir, bu da balığı öldüren sebeptir. Hasta balık tamamen ilgisizdir ve iyi havalandırılan tanklarda bile yüzeyde asılı duruyordur.
    Tedavi:
    1- Aureomycin 250 mg 10 galonluk tank için
    2- Mercurokrom, her galon için bir damla, mikroorganizmayı yokettiği söylenir
    3- Metaphen, her galon için 2 damla
    Taç mantarı:
    Mantar küçük bir noktadan yukarı ve etrafa doğru yayılıyor ve minyatür bir taç veya güneş ışınları gibi gözüküyorsa bu muhtemelen taç mantarıdır. Işınlar kaybolmadan önce bir inçin sekizde biri kadar uzayabilir.
    Tedavi:
    1- Mercurokrom
    2- Noktaya hidrojen peroksit ile dokunun
    3- Aureomycin, her galon için 50-100 mg ve 3 gün sonra su değişimi yapılmalıdır.
    Yüzgeç ve Kuyruk mantarı:
    Bazen yüzgeçlerde veya kuyrukta grimsi- beyazımsı lekeler ortaya çıkar, bu alanları eritir ve balığın yüzmesini engeller. Isının çok düşük olduğu ortamlarda daha çok görülür.
    Tedavi:
    1- Isıyı yükselt
    2- Balığı nemli bir bezde tut ve hidrojen peroksit uygula. Eğer sadece kuyruktaysa kuyruğun hidrojen peroksit içinde serbestçe yüzmesine izin ver. Etkilenen kısım düşecektir.
    3- Mercurokrom
    4- Tanka veya direkt balığa metaphen
    Solungaç hastalığı:
    Birçok organizma neden olabilir. Solungaçlar normalde olduğundan daha kırmızıdır. Hastalık yavaş ilerler. Daha yaşlı balıklarda aşırı zayıflık görülebilir, balık yer ama yeteri kadar değildir ve garip bir şekilde yüzer. Bazı uzmanlar viral bazıları bakteriyel olduğunu düşünür ancak etken çoğunlukla mantardır.
    Tedavi: Etkilenen balıklar nadiren iyileştiği için en iyi yol hastalık işaretleri göstermeye başladığında balıktan kurtulmak gibi gözükmektedir. Denenmiş ancak solungaç hastalığını tedavi etmede başarısız olmuş ilaçlar; aureomisin, penisilin, terramisin ve hidrojen peroksittir. Bazı antibiyotiklerle başarı bildirilmişse de hastalığın nedeni değişken olduğundan tedavi her zaman başarılı değildir.
    1- Metaphen
    2- Mercurokrom
    3- potasyum permanganat
    4- Balıklara biraz daha fazla yer verin
    5- Büyük yavrular ve yetişkin balıklar için tuz ekleyin

     



  2. Cevap: lepistes balığı hastalıkları

    Bakteriyel hastalıklar:
    Tüberküloz: Bu hastalık sanılandan daha fazla balığın ölümünden sorumludur. Hastalık çok yavaş ilerler ve kuş ve memelilerden farklı olarak balık ölene kadar kilo kaybetmez. Mycobacterium piscium adlı bakteri balığın birçok yerinde, gözünde bile, bulunur. Balıklarınız öldüğünde bile çoğu zaman tüberküloz olduklarını anlamazsınız. Tüberküloz tüm tanka yayılmıyor gibi gözükmektedir.
    Karın şişliği:
    Balığınızın pulları kalkmış ve şiş gözüküyorsa barsakların şişmesine neden olan bir barsak enfeksiyonu olabilir. Bazen o kadar şişer ki su yüzeyinden daha derine inmesi için büyük çaba sarf etmesi gerekir, hatta bazen balık ters döner.
    Tedavi: Balığı içinde iki yemek kaşığı Epsom tuzu ve iki kaşık Turk Island tuzu bulunan bir galon suya koyun. 4-6 saat orada bırakın. Sonra bir galon su daha ekleyin ve tanka dönmeden önce 12 saat de bu dilüe solüsyonda bırakın.
    Hava kesesi hastalığı:
    Hava kesesi hastalığı olan balık dipte yatar ve yükselebilmek için çabalar, ancak başaramaz. Yüzenler adı verilen diğerleri yüzeyde kalır ve derine inemez. İnflame olmuş organlar hava kesesinin küçülmesine neden olabilir.
    Tedavi: Bir çay kaşığı epsom tuzunu yaklaşık yarım litre suda eritin. Kaçma çabası azalıp yorgun düşene kadar balığı bu suda tutun. Balığı daha sonra kendi kalınlığının üç katından fazla su olmayan sığ bir kaba koyun. Düzelmiş görünene kadar antibiyotik ekleyeceğiniz bu suda kalsın.
    Hava kabarcığı hastalığı:
    Balığın vücuduna saldıran bakteriler bazen yumrular oluşturan gaza neden olabilir. Gaz gözlerin arkasında toplanabilir ve gözlerin öne doğru çıkmasına neden olur. Gerçek neden kesin olarak bilinmemektedir.
    Tedavi: 1- Aurcomisin 2- Başarılı olduğu bilinen eski bir yöntem balığı uzun süre kullanılmış suya koymaktır. Yüksek nitrojen seviyeleri bu hastalığı iyileştirmektedir.

    Eksikliğe bağlı hastalıklar:
    Vitamin D eksikliği dışında çok az yetmezlik hastalığı bilinmektedir. Doğal yemleri ile tüm vitaminleri alırlar.
    Rikets:
    Kalsiyum, fosfor veya vitamin D yetmezliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Eğilmiş bir omurga hastalığın göstergesidir ancak balık yaşayabilir ve hatta üreyebilir.
    Uygun ışıklandırma Vit D yetmezliğini önleyebilir. Tedavisi yoktur bu da önlemeyi daha da önemli yapar.

    Parazitik hastalıklar:
    Lepistes üreticilerinin büyük sorunları arasında parazitler nedeniyle oluşan yalpalama ve beyaz benek başta gelirler.

    Ichthyopthirius (Ich):
    Parazitin ismi Ichthyophirius multifilis tir. Balığa tutunur ve katmanların arasına veya cildinin altına geçer. Burada beyaz bir nokta oluşturur. Birkaç gün sonra, sıcaklığa bağlı olarak, tankın dibine düşer ve burada içinde yüzlerce veya binlerce parazitin çıkacağı bir kist oluşturur. Daha sonra yüzen enfektif faza geçer. Bu aşamada besin olmadığına ve sadece serin sularda ancak on gün kadar yaşayabilir. Yani 80 fahrenayt veya daha yüksek sıcaklıklarda beslenen balıklarda ich görülmez.
    Tedavi: Isıyı 80-85 fahrenayt arasına yükseltin. Herhangibir kimyasal tedavi kullanın;1- Metafen, 2- Mercurochrome, 3- Metilen mavisi organizmayı yokeder ancak tankın içindekileri maviye boyar. Kendi beslediğim lepisteslerde ısıyı 76-80 derecede tuttuğumdan beri ich görmedim.
    Ichthyophonus:
    Ichthyophonus hoferi denen küçük bir organizma ile oluşur, özellikle yumurtalıklara saldırır ancak başka yerler de tutulabilir. Balık zayıflar, iştahını kaybeder ve titrek normal olmayan bir şekilde yüzer. Ölüm sonrası incelendiğinde yumurtalıklarda çok sayıda tüberkülozda görülen tüberküllerle karışan sarı-beyaz iğne başı kadar yumrular bulunur. Zaman içinde bu yumrular cilde doğru büyürler ve balık yeterince uzun yaşarsa gözle görülebilirler. Hasta balık aylarca yaşayabilir. Bilinen bir tedavi yoktur. En iyi yöntem hastalık belirtileri gösteren balıklardan kurtulmaktır.
    Gyrodactylus:
    Balıklar yalpalar ve dikkatli bakıldığında pullarda soluk beyaz bir anormallik görülebilir. Bu asalak pullarına veya solungaçlarına tutunur. Parazit çok hızlı çoğalır. Yavru daha annesinin uterusundayken seksüel olgunluğa erişir. İçiçe 4 jenerasyon bulunabilir.
    Kancaları ile irritasyona neden olurlar. İki tane büyük, ki bunlarla tutunurlar, 16 tane de küçük kancaları bulunur. Akordion benzeri hareketlerle ilerlerler. Çok büyük sayılara ulaştıklarında balık çıldırır ve ölür.
    Tedavi: Yavaş fakat etkili bir tedavi için formaldehit kullanın. Hızlı bir tedavi için %3 hidrojen peroksiti eşit miktarda suyla dilüe edin. Tüm balıları bir ağla yakalayın ve bu solüsyonda 2 saniye bekletin sonra yerlerine koyun. Sadece çok zayıf olanlar dayanamayacaktır. Fazla paraziti olmayanlar bir süre sarsılacaktır. Nadiren aynı tanktaki balıklardan biri tekrar tedaviye ihtiyaç duyacaktır.
    Velvet (kadife hastalığı):
    Parazitlerin bazıları ich gibi görünür. Enfeksiyon çok ağırsa organizmalar topluca kadifemsi bir görüntü oluştururlar ve durumun ciddiyeti görünür hale gelir. Velvet küçük sarımsı bir organizma ile oluşur (oodinium linineticum). İleri gitmesini sağlayan kamçı benzeri bir flagellası vardır.
    Kök benzeri dokunaçlarıyla balığa tutunur ve besinlerini emerler. Sadece serbest yüzme döneminde enfeksiyözdür. Tutunduğunda armut şeklini alır, ortadaki flagellası kaybolur ve serbest yüzme döneminin 8 katı büyüklüğe ulaşır. Balıktan birkaç gün beslendikten sonra düşer ve düşerken neredeyse 200 serbest yüzen enfektif form olana kadar bölünür.
    Tedavi: 1- Acriflavin 2- Bir galon suda bir tanenin yüzde biri olacak şekilde dilüe edilmiş metilen mavisi velveti öldürür, ayrıca ısı 77 ile 86 arasında olmalıdır 3- Mercurochrome 4- Tuzlu su. Tüm yetişkin formlar düşene kadar balıklar kalmalı. Bunlar öldürülmesi zor biçimleridir; serbest yüzen enfektif formları kolaylıkla öldürülebilir. 5- Muhtemelen en basiti bir galon suya 12 bakır peni.
    Sülükler:
    Gölet suyu tanklara konduğunda çok büyük ihtimalle birkaç sülük de gelecektir. Birçok türleri vardır. Bazıları zararsız bitki sülükleridir. Diğerleri çakılların içinde yaşar, ve suda çok hızlı hareket ederler. Bu tür birçok kişiye çirkin gelir ancak lepisteslere dokunmazlar. Nadiren küçük bir sülüğün balığın bir tarafına yapışmış olduğu görülür.
    Tedavi: Tüm sülük türlerini yok etmek için tankı tamamen temizlemek gerekir. Yeni su, yeni çakıl, yeni bitkiler. Sülükler hem erkek hem dişidir, yani tankta bir tane kalsa bile üreyebilirler. Lepistese yapışmış bir sülük görüldüğünde cımbızla çekilmelidir.
    Balık biti:
    Balığın üstünde yaşayan bu yassı yaratığın 8 alt tipi vardır. Dişi bit 30 ile 200 yumurta bırakabilir. Yumurtadan çıkanlar erişkin hale gelene kadar 8 aşamadan geçerler, bu da yaklaşık 8 hafta sürer. Bazıları tuzlu bazıları tatlı suda yaşar. A. versicolor tatlı suda yaşar. İki emme diski vardır ve bir inçin onaltıda biri kadardır. Dış mekan havuzlarında tüm balıkları öldürebilir.
    Tedavi: 1- Tuzlu su kürü, 2- Potasyum permanganat, üç hafta boyunca haftada bir galon başına dörtte bir tane olacak şekilde eklenir. 3- Biti cımbızla alın ve yerini dezenfekte edin.
    Anormal Büyümeler:
    Lepisteslerin üstünde veya içinde çok çeşitli tümör oluşabilir. Bazıları iyi bazıları kötü huyludur. Bilim adamları bu tümörlerle yakından ilgilenmektedirler ancak en iyisi tümörü olan balığı yoketmektir.
    Düşmanlar:
    Hydra:
    Bir inçin üçte biri ile bir inç arasında değişen boyutlarda olabilir. Sıklıkla gölet suyuyla akvaryuma gelir ve lepistesin bir numaralı düşmanı olurlar. Hayvan yapışkan bir madde ile kendini cama veya sudaki başka birşeye yapıştırır. Yüzemez ancak takla atar gibi bir hareketle ilerler. Vücudunun serbest tarafında hipostom denen konik bir yapı bulunur ki ağzı da burada yer alır. Alt tarafında beşten ona kadar değişen sayıda daire şeklinde yerleşmiş uzun dokunaçları vardır. Menatosist denen ilginç yapılar yakaladıktan sonra yavru lepistesi bu dokunaçlar ile ağzına çeker. Bazı menatosistlerin uzun dikenleri vardır. Kurban zehir veren bu dikenlerle delinir ve felç olur. Diğer hücreler yavrunun üzerindeki herhangibir çıkıntıya salgıladıkları yapışkan madde ile tutunacak tüplere sahiptir. Hydra dinlenme durumunda yumuşak bir topa dönüşür. Yedikten sonra düzensiz küre şeklini alır. Hem tomurcuklanma hem de döllenmiş yumurtalarla çoğaldığı iççin çok hızlı ürerler. Bir tanktan yıkama ile temizlenmeleri çok zordur çünkü yumurtalarının yıkanma ve kurutmaya dirençli sert kabukları vardır. Uygun şartlar sağlandığında kabuk hemen canlı forma dönüşür.
    Yoğun bir hydra istilası yavruları yok edecek veya gelişmelerini geciktirecektir. Hydranın yapıştığı yerde dışarı çıktığı ve sallandığı rahatlıkla görülebilir.
    Tedavi: 1- Hydra klora ve ısıya dayanamaz. Eğer şehir suyu kullanıyorsanız balıkları alın, tankı boşaltın ve taze suyla doldurun. Balıkları 2-3 gün sonra tanka koyun. 2- Balıkları alın ve suyun ısısını 24 saat için 105 fahrenay ta yükseltin. Su normale döndüğünde balıkları geri koyun. 3- Her galona 5 tane olacak şekilde amonyum nitrit veya amonyum sülfat hydraları yok edecektir. Kristalleri önce az bir suda eritin, daha sonra bu solüsyonu daha büyük bir tanka koyun. 3-5 gün içinde tüm hydra ölecektir, balıklar solüsyondan zarar görmez.
    Hiç düşünmeden sayılabilecek diğer lepistes düşmanları tubificidler, dafnia veya canlı bitkiler ve böcek krallığının üyeleridir. Çoğu dış mekan havuzlarında görülen düşmanlardır. Bunlar için bir tedavi yoktur, yani böceklerin girmesini engellemek için havuzun üstüne sineklik koymak tek yapabileceğiniz şeydir. Başlıca böcek düşmanlar; yusufçuk larvası, damsel sineği larvası, Dobson sineği larvası, su akrepleri, yırtıcı dalgıç böcek ve dev su böceğidir.