Lal-i Sevda!...

'Kısa Bilgiler' forumunda LâL tarafından 7 Şubat 2010 tarihinde açılan konu


  1. Zaman yine tüm acımasızlığı ile sahnede... Benzim hüzün sarısı.. Gözlerimde bir ceylan ürkekliği... Kırık dökük alfabemin kayıp olan üç harfine eşitlemiştim adını... Oysa nicedir yürüdüğüm yollar yokluğuna çıkarmış, bilemedim...


    Sahi ! Gittiğin yolların dönüşü var mı Lal-i Sevda ?


    Seni götüren vagonun arkasından öylece bakarken yüreğim tökezledi "umuda" giden yollarda... Şimdi kör bir balıkçıyım oltasına takılmış umudu çıkarmaya çalışan... Ellerim kan revan...


    Susma Lal-i Sevda...Sus(ma)... Söyle kaç celsede hüküm giyer Âşk... Daha kaç geceye bulaşır yokluğunun isi... Kaç kez daha işgal eder Şehr-i İstanbul'u hüznüm...


    Biliyormusun Lal-i Sevda !... Ayaz değdiğinden beri gülümseme(ne)me küflü bir yalnızlık kaldı zulamda... Sırtımda kanlı gömleğim masamda kırık bir kalem...


    Tabureler mi ? Onlar çoktan devrildi...



    30Nisan2007

    Tamer AKTAN