Kutlu Doğum Haftası İlahisi Sözleri

'Önemli Gün ve Haftalar' forumunda Yasemin tarafından 23 Şubat 2013 tarihinde açılan konu


  1. Kutlu Doğum Haftası ilahileri



    Kutlu Doğum Haftası


    Sen doğdun nurlandı bütün kainat
    Seninle yaşanır en güzel hayat
    Sendedir şefaat sendedir vuslat
    İyiki doğdun sen ey yüce resul

    Amine annendi baban abdullah
    Seni öz nurundan yarattı allah
    Alemlere rahmet ya rasulallah
    İyiki doğdun sen ey yüce resul

    Aylardan nisandır seni anlatır
    Kutlu bir doğumdur hep aydınlatır
    Hasretin gönlüme hüzün damlatır
    İyiki doğdun sen ey yüce resul

    Seninle yeşerdi çölde çiçekler
    Kabul oldu o an bütün dilekler
    O gece sevindi gökte melekler
    İyiki doğdun sen ey yüce resul

    Abdurrahman Önül

    İsmi semada Ahmed yerde Muhammed olan

    Arş’ın kubbelerine adı nurla yazılan
    İsmi semâda “Ahmed”, yerde “Muhammed” olan
    Yedi katlı göklerde Hak cemâlini bulan
    Evvel-ahir yolcusu yâ Hazreti Muhammed

    Sağnak nur yağmurları inerken yedi kattan
    O gece sendin gelen, ezel kadar uzaktan
    Melekler her zerreye müjde verirken Hak’tan
    O gece sendin gelen yâ Hazreti Muhammed

    Güneşler, o gecenin nuruna secdederken
    Yıldızlar meşk içinde, kâinat vecdederken
    Bütün hamd ü senalar Yüce Rabb’e giderken
    O gece, sendin gelen, yâ Hazret-i Muhammed

    Kâbe’de şirk taşları, putlar yere dönerken
    Cehâlet bayrakları, birer birer inerken
    Bin yıllık küfr ateşi, ebediyyen sönerken
    O gece sendin gelen yâ Hazreti Muhammed

    O gece Save gölü, mu’cizeyle kururken,
    Kisra saraylarında, sütunlar savrulurken
    Arz’dan arş’a âlemler rahmetini bulurken
    O gece sendin gelen yâ Hazreti Muhammed

    Sen ki; doğum kundağı, ak bulutla örülen
    Doğar doğmaz, “Allah’a secde” emri verilen
    Doğudan ve Batıdan, her mahlûkça görülen
    Kainat efendisi, yâ Hazreti Muhammed

    Sen ki; asâletine, ezelden hükmedilen,
    Tertemiz rahimlerle, lekesiz soydan gelen,
    Beşerî şüpheleri, Kur’ân ilmiyle silen,
    Seçilen sevgilisin, yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; büyük yargıda, şefaat müjdecisi,
    Bunca âciz beşerin, mahşer günü bekçisi,
    Sen ki; Kur’ân şahidi, Allah’ın son elçisi,
    Kurtuluş habercisi, yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; Âdem neslini, uçurumdan döndüren,
    Zulüm sancılarını, şefkatiyle dindiren,
    İnkâr yangınlarını, irfânıyla söndüren,
    Âlimlerin sultanı, yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki güzel huyların, ahlâkın meş’alesi
    Sabır doruklarında beşerin en yücesi
    Senin cennet mekanın, fakirlerin hanesi
    Gönüller hazinesi yâ Hazreti Muhammed

    Sana şâhit sonsuzlar, ezelden beri her an
    Sana şahit ayetler her zerre ve her mekan
    Senden uzak kalmaya nasıl dayanır ki can
    Sen, her canda cânânsın yâ Hazreti Muhammed

    Mi’raç gecesi bir bir açılıyorken gökler
    Seni selamlıyorken her katta peygamberler
    Öyle bir an geldi ki; durdu bütün melekler
    Hak’ka yalnız yürüdün yâ Hazreti Muhammed

    Gönül gözü görmeyen, can gözünü neylesin
    Dünyada dönmeyen dil mahşerde ne söylesin
    Mevla, bütün beşeri ümmetinden eylesin
    Sancağının altında yâ Hazreti Muhammed

    Hak ile kul vuslatı o ilâhî düğünde
    Hiç kimseden kimseye fayda olmayan günde
    Hasatları, has tartan o terazi önünde
    Noksanları bağışlat yâ Hazreti Muhammed

    Biliriz ki; hükmü yok bu dünya nimetinin
    Gönüldür sermayesi ahiret servetinin
    Sana salat ve selam gönderen ümmetinin
    Cennetler şahidi ol yâ Hazreti Muhammed

    Cengiz Numanoğlu