Kurtuluş savaşında mücadele eden kadın kahramanlar

'Osmanlı Tarihi' forumunda Yasemin tarafından 16 Mart 2014 tarihinde açılan konu


  1. Kurtuluş savaşında mücadele eden kadın kahramanlar hakkında bilgiler

    Tarihimizdeki Kahraman Türk Kadınları

    Kurtuluş Savaşı milletimizin genç-ihtiyar, kadın-erkek olarak düşmanlara karşı yürüttüğü bir ölüm kalım mücadelesidir. Bu savaş, daima hür yaşamış, tarihi şan ve şerefle dolu olan Milletimizin asla esir edilemeyeceğinin bir kere daha yüksek sesle cihana haykırılışıdır.

    Kurtuluş Savaşı içinde yer alan binlerce kadınımızın hem Milli Mücadele’nin kazanılmasında, hem de Türkiye’nin temellerinin atılmasında çok büyük katkılarının olduğu görülmektedir.
    Milli Mücadele’de Kahraman kadınlarımız cephe gerisinde büyük bir çaba harcarken çok sayıda kadınımızda silahlı mücadeleye katılarak göstermiş oldukları cesaretle dünyaya örnek olmuşlardır.

    Kara Fatma Fatma Seher Hanım

    Kara Fatma lakabıyla tarihe geçen Fatma Seher Hanım; Balkan Harbine Edirne’de görev yapan kocası Subay Derviş Bey ile katılmıştır. 1.Dünya Savaşı’nda ailesinden 9–10 kadınla Kafkas Cephesi’ne gitmiş, Mondros Mütarekesi’nden sonra ise, eşi Ermeniler tarafından şehit edilen kadınları toplayarak, Ermenilere karşı savaşmıştır. Kadınlardan kurduğu milis müfrezesiyle Bursa ve İzmit’in işgalden kurtarılması için çalışmıştır.

    Sakarya ve Başkumandanlık Muharebeleri’ne de katılan ve Üsteğmenlik rütbesine kadar yükselen Kara Fatma, 1955 yılında Erzurum’da vefat etmiştir.

    Tayyar Rahmiye

    Osmaniye’nin Kaypak Bucağının Raziyeler Köyü’nden olan Rahmiye Hanım, bu bölge düşman işgaline uğrayınca Hüseyin Ağa’nın milli kuvvetlerine katılmıştır. Kendisine “Bacım bu er işidir, sen cephe gerisinde belki daha yararlı olursun’’ diyen Hüseyin Ağa’ya şu cevabı vermiştir. “Vatanın savunmasında hepimiz eriz, düşman toprağımızı basmış, elim silah tutuyor, ben nasıl savaşmam

    Hasanbeyli civarında Fransız kuvvetleri ile yapılan savaşa Rahmiye Hanım da katılmış ve bu çarpışmada 80 tüfek ile iki makineli tüfek alınmıştır. Bu arada şehit düşen ve düşmanın hakim olduğu yerde kalan şehitlerin düşmanlar tarafından çiğnenmemesi için siperden fırlayarak şehitlerden birini sırtına alıp geri getiren Rahmiye Hanım cesaretiyle diğer askerlere örnek olmuştur. Onun bu cesaretini gören asker arkadaşları da siperden fırlayarak diğer şehitleri geri getirmişlerdir.

    Bu olaydan sonra Rahmiye Hanıma Uçan Rahmiye anlamına gelen “Tayyar Rahmiye” denilmiştir. Daha sonra 1920 Temmuzunda Osmaniye’deki Fransız karargahına düzenlenen saldırıda arkadaşlarının tereddüt ettiğini gören Tayyar Rahmiye “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum, siz erkek olduğunuz halde yerlerde sürünmekten ve saklanmaktan utanmıyor musunuz?” diye bağırarak arkadaşlarını hücuma teşvik etmiş, Fransız karargahı önünde alnından vurularak şehit düşmüştür.

    Nene Hatun

    Erzurum’un Pasinler İlçesi’nin Çeperli Köy’ünde 1853-54 yılında doğdu. Asıl adı “Nene” soyadı Kırkgöz” dür. 1877-78 Osmanlı Rus Savaş’ında köyü Ruslar tarafından işgal edilince kocası ve oğlu Nazım’la Erzurum’a gelmiştir. 9 Kasım 1877 tarihinde Rus birlikleri Aziziye Tabyasını işgal ettiğinde Erzurum’a geleli 15 gün kadar olmuştu. Müezzin Abdullah Efendi’nin Ayaz Paşa Camii mimarisinden Aziziye tabyasının düştüğünü ilanı üzerine eli silah tutan Erzurumlularla birlikte Aziziye tabyasına koşmuş, Rus askerleriyle kahramanca savaşmıştır.

    22 Mayıs 1955 tarihinde Erzurum’da hayata gözlerini yuman Nene Hatun Türk kadınının, vatan sevgisinin unutulmaz simgelerinden biri olmuştur.

    Gördesli Makbule

    Yunanlılar Sakarya Muharebesi’ni kaybederek Afyon mevzilerine çekildiklerinde, bir taraftan da Halil Efe’nin Gördes-Sındırgı-Akhisar bölgesinde faaliyet gösteren çetesinin saldırıları ile karşılaşıyorlardı. Bunların içinde Halil Efe’nin karısı Makbule Hanım’da vardı.

    Makbule Hanım daha bir yıllık evli iken eşinin yanında Milli Mücadele’ye katılmıştır.16 Mart 1922’de Kocayayla’da ki bir çatışmada askerlere cesaret vermek için hızla öne atılınca şehit düşmüştür.

    Kılavuz Hatice

    Adana ve yöresinde Fransız’lara karşı verilen mücadelede yer alan ve milis kuvvetlerine katılan Kılavuz Hatice, 8 Mayıs 1920’de Milli Kuvvetler Pozantı’ya taarruza başladığında, kritik bir duruma düşen Fransızları kandırarak onlara kılavuzluk etmiştir.

    Hatice Hanım, kılavuzluk yaptığı Fransızlara yanlış yol göstererek Karboğazı’na sokmuş ve boğaza sıkışan Fransızlar Türk askerine esir düşmüşlerdir.

    Bitlis Defterdar’ının Hanımı

    Kahramanmaraş’ta düşmana karşı verilen mücadelede en fazla yararlılık gösterenlerin başında Bitlis Defterdarı’nın Hanımı gelmektedir. Bu kahraman kadın Kayabaşı Mahallesi’nde 8 düşmanı öldürmüş daha sonra erkek elbisesi giyerek milis kuvvetlerine katılmıştır.

    Nezahat Onbaşı

    70. Alay Komutanı Hâfız Hâlid Bey’in kızıdır. Hâfız Hâlid Bey eşi ölünce, 8 yaşındaki kızı Nezahat’ı yanına alarak, Çanakkale Cephesine gitmiştir. Babasının yanında muharebeden muharebeye koşan Küçük Nezahat, 12 yaşında onbaşı rütbesini almıştır.
    Şerife Bacı

    1921 Kasım’ında taşıt kollarında görev yapan Şerife Bacı, İnebolu’dan Kastamonu’ya, Çankırı’ya ve Ankara’ya kağnısı ile cephane taşımıştır. Kastamonu Kışla önünde, cephene yüklü kağnısı üzerine kaparak donmuştur. Onu bulan askerler, cephanenin üzerine örttüğü yorganı kaldırınca Şerife Bacı’nın kundağa sarılı bebeği ile karşılaşmışlardır. Bu kahraman kadınımız, cepheye cephane yetiştirebilmek için, kendisini ve çocuğunu feda etmekten çekinmemiştir.

    Yirik Fatma

    Gaziantep’te Fransızlara karşı savaşmıştır. Fransızlara karşı kurulan milli müfrezeye katılmak isteyince kendisine karşı çıkanlara “Benim kanım, sizinkinden daha mı şirindir?” cevabını vermiştir. Yirik Fatma, düşmanlara karşı gösterdiği cesaretle birçok kadına da örnek olmuştur.

    Nazife Kadın

    Yunanlılara karşı mücadele verilirken, kendisinden bilgi alınmak istenmiş, karşı çıktığı için düşman tarafından işkence yapılarak öldürülmüştür.

    Onbaşı Halide

    Milli Mücadele’ye halkın katılımını sağlamak için düzenlenen mitinglere katılıp ateşli konuşmalar yapan Halide Edip’in çabaları insanların Milli Mücadele’ye katılmasında etkili olmuştur.Halide Onbaşı olarak uzun süre cephelerde savaşan Halide Edip Adıvar savaş olduğu yararlılıklar nedeniyle İstiklal Madalyası verilmiştir.