Kurtuluş Savaşında Güney Cephesi

'Genel Türk Tarihi' forumunda EyLüL tarafından 13 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kurtuluş Savaşında Güney Cephesi
    Kurtuluş Savaşında Cepheler
    Kurtuluş Savaşında Cephesinde Yapılan Mücadeleler


    Türk-Fransız Cephesi veya Güney Cephesi Kurtuluş Savaşı Milli kuvvetlerin Fransız lejoner birliklerine (Fransız, Cezair ve Ermeni Askerlerinden oluşan) karşı verdikleri savaşı kapsamaktadır.

    Geçmişi
    Sykes-Picot Antlaşması'na göre Fransa'nın kontrol alanıdır.

    Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İngilizler Antep, Maraş ve Urfa'yı; Fransızlar da Adana, Mersin ve Osmaniye'yi işgal etmişlerdi.

    15 Eylül 1920'de iki ülke arasında yapılan bir anlaşmayla, ortadoğu bölgesi'ni aralarında manda yönetimleri altında paylaşılırken, Antep, Maraş ve Urfa da İngilizlerden Fransızlara geçmiştir. Fransızlar, 30 Ekim 1920'de Maraş ve Urfa'yı 5 Kasım 1920'de Antep'i İngilizlerden devralmışlardır.

    Birinci Dünya Savaşı, İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya devletleri arasında gizli antlaşmalar yapılmıştır. Fransızlar Sykes-Picot Antlaşması ile Suriye’den başka bütün Güney Anadolu’yu alacaklardı. Böylece Anadolu’da, İskenderun ve Mersin limanları ile Ergani bakır madenleri ve Kilikya (Çukurova) pamuk tarlaları Fransızlar’a bırakılıyordu. Fakat, İngilizler Musul petrollerini ellerinden kaçırmak niyetinde değillerdi. Bunun için işgal edecekleri Antep, Maraş ve Urfa illerini koz olarak tutmak kararı ile yaptıkları sözleşmenin uygulanması yönünde harekete geçtiler.

    Fransa ile İngiltere 15 Eylül 1919’da ikili bir antlaşma yaparak Ortadoğu’yu nasıl paylaşacaklarını belirlediler. Irak ve Filistin İngiliz Mandası, Suriye, Lübnan da Fransız Mandası altına sokuldu. Antep, Maraş, Urfa da el değiştirerek Fransa’ya geçti. İngiltere işgal ettikleri yerler ile Çukurova’yı Fransızlar’a bırakarak aralarındaki anlaşmaya ters hareketle Musul bölgesini (Petrol Bölgesi) işgal ettiler. Musul bölgesinin işgali, Fransızlarla aralarının açılmasına sebep oldu.

    Koloni olarak tasarladiklari yerlere Suriye ve Mısır’dan getirdikleri Ermenileri yerleştirmeye başladılar. Ermenilerin bu bölgede örgütlenerek Fransaya bağlı bir koloni yaratma amacını görmektedirler. Bu devletin ismi Kilikya Devleti olarak adlandırılmaktaydı.

    Çatışmalar
    Sütçü İmam'ın Fransız Askerine Kurşunu attığı an
    Ermeni lejyonerleri
    9 Şubat 1921'de Antep'in teslimiyle Fransız Ordusuna esir düşen Türkler

    Maraş Savunması

    Fransız işgalinin İngiliz işgalinden daha katı olması, Ermenilerle işbirliği yapılması ve bunların yaptığı zulümlere göz yumulması bölgede Fransızlara karşı sert bir tepkinin doğmasına yol açmıştır. Bu tepki üzerine Fransızlar, Ocak 1920'de Maraş'taki asker sayılarını arttırmışlardır.

    Getirilen bu yeni birlikler daha yolda iken yapılan saldırılarla yıpratılmaya başlanmıştı. Kentte kalabilmek için kuvvetlerini devamlı olarak takviye eden Fransızlar, halkın tahammül edemeyeceği taktiğe başvurmaya başlamışlardır. Kaledeki Türk Bayrağı'nı indirmeleri, sokaklarda kadınlara yaptıkları sapıklıkları ve suçsuz kişileri öldürmeleri tepkileri arttırmıştır.

    Rıdvan Hoca'nın"kalesinde bayrağı dalgalanmayan ülkede cuma namazı kılınamaz" sözleri halkı Fransızlara karşı toplu isyana sevk etmiştir. Büyük bir kent savaşı başlatan Türk halkı elinde yeterince cephane olmamasına rağmen, modern silahlarla donatılmış Fransız birliklerine karşı kahramanca çarpışmıştır. Mustafa Kemal Paşa'nın yayınladığı bir bildiri ile de moral bulmuşlardır. Suriye'de de saldırılara maruz kalan Fransızlar, zor durumda kalmışlar ve İngilizler aracılığıyla Temsil Heyeti'ne müracaat etmişlerdir. Mustafa Kemal Paşa verdiği cevapta "Fransız birliklerinin işgal ettikleri yerleri boşaltmalarını" istemiş ve diğer Fransız işgal bölgelerindeki halkı da isyana sevk etmiştir. Bu sırada Maraş'ı terketmeye karar veren Fransızlar 11 Şubat 1920'de şehri boşaltmışlardır.

    Urfa Savunması

    Güneyde Fransızlara karşı başarılı savaşların yapıldığı Urfa'dır. Ekim 1919'da İngilizlerden sonra Urfa'ya giren Fransızlar burada da Maraş'takine benzer uygulamalarda bulunmuşlardır. Bununla yetinmeyerek, Haçlı Seferleri sırasında kurulun Urfa Haçlı Kontluğu'na kadar geriye giden bir takım haklar ileri sürmüşlerdir.

    Ali Saip Bey'in jandarma komutanı olarak atanmasından sonra yapılan çalışmalarla 3 bin kişilik bir kuvvet meydana getirildi. Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu başkanlığında oluşturulan Kuva-i Milliye ordusu 7 Şubat 1920'de şehirdeki Fransız komutana bir ültimatom vererek 24 saat içinde Urfa'yı boşaltmalarını istedi. Fransız komutanın zaman kazanmaya yönelik cevabı ve devreye İngilizleri sokarak Osmanlı Hükumetine baskı yapmaya kalkışmaları üzerine 8-9 Şubat gecesi Fransızlara karşı taarruza geçildi. Çarpışmalar 10 Nisan'a kadar devam etti. Bu tarihte Fransızlar, birliklerinin yarısını kaybetmiş olarak Urfa'yı terk ettiler.

    Maraş ve Urfa'da yapılan kent savaşlarıyla Fransızların yenilgiye uğratılması bölge halkına moral vermiştir. Ermeni faaliyetlerinin en yoğun olarak görüldüğü Antep'te de Fransızların Ermenileri kullanmaları,Akyol Câmi'ndeki Türk Bayrağını indirmeleri ve kadınların çarşaflarına saldırmaları halkı Fransızlara karşı savaşmaya yöneltmiştir. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin şubesinin açılması, Üsteğmen Salih'in "Şahin" takma adıyla buraya gönderilmesi ve buradaki Kuva-i Milliye Komutanlığı'na atanması tepkiyi örgütlü hale getirmiştir.

    Maraş'ta savaşan Fransız birliklerine yardıma giden askerlerin yol üzerindeki köylerde halka kötü davranmaları ve mallarını yağmalamaları üzerine halk, kendilerinden silah ve sayıca çok üstün olan Fransız ve Ermenilere karşı saldırıya geçti. Bu arada Mart 1920'de Antep'e karşı büyük bir saldırı başlatan Fransızlara karşı Şahin Bey savaşmış ve şehit olmuştur. Şahin Bey'den sonra bölgeye Kılıç Ali Bey gönderilmiştir. Antep halkı 1921 yılına kadar kentini savunmuştur. Bu arada Fransızlardan gelen teklif üzerine kısa süreli bir ateşkes yapılmış fakat bu ateşkes yine Fransızlar tarafından bozulmuştur. Tekrar başlayan savaşta bölge halkı direnmeye devam etmiştir. bu direniş TBMM tarafından Antep'e "GAZİ" unvanı verilmiştir.

    Adana ve Pozantı

    Fransızlara karşı güneyde savaşılan başka bir yer de Adana-Pozantı bölgesidir. Fransızların Maraş, Urfa ve Antep'teki uygulamaları buralarda da görülmüştür. Bölgede Ermenilerle işbirliği yapmanın Türklerin tepkisini çektiğini önemsemeyen Fransızlar, burada Ermeni çetelerinin köyleri basmalarına da göz yummuştur. Halkın, Ermeni ve Fransız baskısı sonucu Toroslara çekilmesini fırsat bilen Fransız askerleri Pozantı'ya kadar ilerlemişlerdir. Burada Kuvâ-yı Milliye ile zorlu çarpışmalar agirişen Fransız birliklerine ağır kayıplar verdirilmiştir. Fransızlar Türk direnişini kırmak için bir binbaşı komutasında yeni bir birlik bölgeye sevk etmiştir. Bu binbaşı, kendisini çeviren Kuvâ-yı Milliye birliklerinin çemberini kırmayı başarmışsa da, köylülere esir düşmüş ve Kuvâ-yı Milliye'ye teslim edilmiştir (28 Mart 1920). Bu bölgede Fransızlarla direniş Ankara Anlaşmasına kadar devam etmiştir.


    Mondros Ateşkes Andlaşması’nın koşullarına aykırı olarak[kaynak belirtilmeli] İngilizler Musul, İskenderun, Kilis, Antep, Maraş ve Urfa’yı işgal ettiler. Fransızlar ise Adana, Mersin ve Osmaniye’yi işgal ettiler.

    * Ermeni saldırılarına karşı başlayan direniş hareketlerine, Sivas Kongresi’nde bu yöre için Kuvayı Milliye kurulmasına karar verilerek, halkın da katılımı sağlanmıştır.
    * Maraş’ta, Sütçü İmam’ın önderliğini yaptığı mücadeleye tüm Maraş halkı katıldı. Maraş’ta tutunamayan düşman şehri terk etmek zorunda kaldı (12 Şubat 1920). Maraş adı TBMM kararı ile 1973’te Kahramanmaraş olarak değiştirildi.

    * Antep halkı 1 Nisan 1920’de Fransızlara karşı ayaklandı. Teğmen Mehmet Sait’in ‘Şahin’ takma adıyla Kuvayı Milliye Komutanlığına atanması halkı daha da örgütlü bir güç haline getirdi. Hiçbir yerden yardım alamayan Anteplilerin Fransızlara karşı direnişi yaklaşık 1 yıl sürdü. Antep şehri, tüm olanaksızlıkları yaşadıktan ve altı bin şehit verdikten sonra onurundan taviz vermeden 9 Şubat 1921’de teslim olmak zorunda kaldı. TBMM Antep’in direnişini ödüllendirmek için kente ‘Gazi’ unvanı vererek adını Gaziantep olarak değiştirdi.
    * Fransızlar halkın direnişleri sonucunda askeri harekatlarını durdurduktan sonra Sakarya Zaferi’nin arkasından TBMM ile Ankara Antlaşması’nı yaptılar ve işgal ettikleri yerleri boşalttılar.​