Kurtuluş savaşı öncesi ve sonrası

'Etüt Merkezi' forumunda Meryem tarafından 30 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kurtuluş savaşı öncesi ve sonrası
    Kurtuluş savaşı öncesi ve sonrası özet



    KURTULUŞ SAVAŞI ÖNCESİ ve Sonrası özet:

    Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşındaki yenilgisini belirleyen Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) ile Anadolu ve Trakya her türlü işgale açık bir duruma geliyordu. Çünkü Mondros ateşkes hükümleri galip devletlere gerekli gördükleri her yeri işgal etme hakkı tanıyordu. Ülke işgale uğrarken Padişah için önemli olan; saltanatın, halifeliğin ve hanedanın selameti idi. Bu antlaşma çok ağır koşulları içerirken, İstanbul Hükümeti ileride yapılacak barış görüşmelerinde bu koşulları hafifletebileceğini umuyordu.
    Mondros Ateşkes antlaşmasının hemen ardından işgaller başladı. Bu antlaşmanın 7 inci maddesine göre, İtilaf devletleri güvenliklerini tehdit eden bir durumu bahane ederek istedikleri bölgeleri işgal edebileceklerdi.
    Boğazlar İngilizlerin kontrolüne geçti. İngilizler Çanakkale, Musul, Batum, Antep, Konya, Maraş, Samsun, Bilecik, Merzifon, Urla ve Karsı işgal ettiler. Fransızlar ise; Trakyadaki demiryolunun önemli istasyonlarını, Dörtyol, Mersin, Adana ve Afyon istasyonunu işgal ettiler. İngilizler tarafından işgal edilen, Güney Doğudaki bazı iller daha sonradan Fransızlara terk edilmiştir. İtalyanlar ise Antalya, Kuşadası, Bodrum, Fethiye ve Marmarisi işgal ettiler. Konya ve Akşehire de asker yolladılar. Mondros Mütarekesinin Doğu Anadoluda 6 vilayetin Ermenilere bırakılacağına ilişkin maddesi Ermenileri harekete geçirdi. Ermeniler kurdukları Alaylarla Doğu Anadoluda yayılmaya ve bölgedeki Türklere zulüm ve baskı yapmaya başladılar. Kozan, Osmaniye, Mersin ve Adanaya Fransızlarla birlikte Ermeni çetecileri de geldi.

    Yunanlılar kendilerine vaat edilen Ege Bölgesini ele geçirmek üzere, İngiliz, Amerikan ve Fransız savaş gemilerinin koruması altında, 15 Mayıs 1919da İzmiri işgale başladılar. İzmirin işgaline tepki olarak gazeteci Hasan Tahsin tarafından düşmana atılan ilk kurşun Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olmuştur.

    Mondros ateşkes antlaşmasından sonra işgallerin başlamasına karşılık Padişah ve Osmanlı Hükümeti işgallere karşı ses çıkarmamışlar, orduyu geliştirip güçlendirmeye yönelmemişler, sadece kendi çıkarlarını düşünmüşler, çekingen ve korkak davranmışlar, ülkeyi içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için hiçbir tedbir almamışlardır.
    Kurtuluş savaşımızda işgallere karşı ilk silahlı direniş Güneydoğu Anadoluda Fransızlara karşı başlamışsa da, ilk Kuvayı Milliye hareketi Batı Anadoluda Yunanlılara karşı oluşturulmuştur. Yunan birliklerinin İzmiri işgal etmesi ve Anadolu içlerine ilerlemeye başlamasına seyirci kalan Osmanlı Hükümetinden artık hiçbir şey beklenemezdi. Bu durum, Kuvayı Milliyenin doğuşunu ve Milli Mücadelenin başlamasını kolaylaştırıcı etkenler olmuştu.

    19 Mayıs 1919'da Atatürk Samsun'a çıkmıştır.Amasya genelgesi yayınlanmıştır.Daha sonra Erzurum ve Sivas kongreleri gerçekleştirilmiştir.

    İstanbulun işgali edilmesi ve Meclis-i Mebusanın kapatılmasıyla Osmanlı yönetimi çökmüştür. Padişah İtilaf Devletlerin esiri haline gelmişti. Böyle bir durumda ulus kendisini yönetmeye başlamalıdır. Ulusu temsil eden, ulus adına karar veren yetkili organa ihtiyaç vardır. Bu da yeni bir meclistir. 23 Nisan 1920de 338 milletvekilinin katılımı ile TBMM açıldı.

    Osmanlı Devleti ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz, Polanya, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven ve Çekoslavakya devletleri arasında imzalanan, Türkün ölüm fermanı olarak bilinen Sevr anlaşması imzalanmıştır.

    TBMMnin Sevr Antlaşmasına tepkisi çok sert olup, bu antlaşmayı imzalayanları ve onaylayanları vatan haini saymaya karar vermiştir.

    Doğu cephesi,Güney cephesi,Batı cephesi,I.-II. İnönü savaşları ve son olarak Sakarya meydan muharebesi savaşları verilmiştir.

    Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Anadolunun sonsuza kadar Türk yurdu olarak kalacağı bütün dünyaya kanıtlanmıştır.

    Mudanya ateşkes ardından Lozan barış anlaşması imzalanmış Yeni Türk Devleti tüm dünyaya kabul ettirilmiştir. Böylece Türkiye tüm sömürge uluslara örnek olmuştur.

    [​IMG]