Kurtuluş savaşı komutanları ve başarı öyküleri

'Genel Türk Tarihi' forumunda Yasemin tarafından 21 Ocak 2014 tarihinde açılan konu


  1. Kurtuluş savaşı komutanları ve başarı öyküleri kısa



    Korgeneral Fahrettin Altay 1880 – 26 Ekim 1974


    Kurtuluş Savaşı kahramanlarından asker ve politikacı. Başkomutanlık Meydan Savaşı’nda Yunan Ordusu’nu kovalayarak İzmir’e giren ilk Türk süvarilerinin komutanıdır.

    1880 yılında Arnavutluk’un İşkodra kentinde doğdu. 1902 yılında Harp Akademisi’ni bitirdi. İlk görev yeri olan Dersim ve çevresinde 8 yıl görev yaptı. 1913’te, Çatalca Aşiret Süvari Tugayı’nın başında Balkan Savaşı sonrasında Edirne’ye kadar gelen Bulgar ordusunu püskürttü. I. Dünya Savaşı bittiğinde 3. Kolordu kumandanıydı.

    Kurtuluş Savaşı boyunca 12. Kolordu Kumandanı olarak Delibaş isyanının bastırılmasında, 1. ve 2. İnönü Savaşları’nda Sakarya Savaşı’nda görev aldı. 1921’de tümgeneralliğe yükseltildi ve Süvari Gurup Komutanı oldu. Kurtuluş Savaşı’nın son yıllarında Uşak, Afyon, Alaşehir çevresindeki çarpışmlarda süvarileri büyük hizmet gördü. Kaçan Yunan ordusunu kovalayarak İzmir’e giren ilk süvari birlikleri Altay’ın komutasındaydı. Bu başarılardan sonra korgeneralliğe yükseltildi.

    I. dönem TBMM’de milletvekili olarak bulunuyordu ama devamlı cephede görev yapmaktaydı. II. Dönem TBMM’de de yer aldı. Askerlik ve milletvekilliğini birlikte yürütmesi mümkün olmayınca Atatürk’ün isteğine uyarak meclisten ayrıldı ve orduda kaldı.

    1944’te 1. Ordu Komutanlığı’na getirildi. Aynı yıl İran ve Afganistan arasındaki sınır anlaşmazlığında hakemlik yaptı. Hazırladığı rapor anlaşmazlığın çözümlenmesinde yararlı oldu.

    1945'te, Yüksek Askeri Şüra üyeliği sırasında yaş haddinden emekliye ayrıldı.

    1946-1950 yılları arasında Burdur milletvekilliği yaptı. Demokrat Parti’nin kuruluşunda rol oynadı. 1950’den sonra siyasi hayattan da çekilerek İstanbul'a yerleşti. 26 Ekim 1974’de hayatını kaybetti. Mezarı, Ankara'daki Devlet Mezarlığı'ndadır
     



  2. Mareşal Fevzi Çakmak


    Mustafa Fevzi Çakmak, Müşir Mustafa Fevzi Paşa Mareşal Fevzi Çakmak Paşa (doğum 1876 İstanbul - ölüm 12 Nisan 1950 İstanbul) Mareşal ünvanı almış Türk komutanı. Cumhuriyet döneminin ilk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2. Genelkurmay Başkanı'dır.


    Birinci Dünya Savaşı öncesi faaliyetleri

    Bir süre Erkan-ı Harbiye (Genelkurmay) 4. Şube'de görev yaptıktan sonra 1899'da Metroviçe Tümeni'nin kurmay heyetinde görevlendirildi. Balkanlar'daki Sırp ve Arnavut çetelere karşı verilen mücadeleye katıldı. Kısa aralıklarla terfi ederek 1907'de miralaylığa (albay) yükseldi. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet ilan edildiğinde 35. Fırka Komutanı ve Taşlıca Mutasarrıfıydı. 1910'da Arnavutluk'ta çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Kosova Kolordusu'nun kurmay başkanlığı'na atandı. 1911'de Trablusgarp Savaşı başlayınca Rumeli'nin savunmasıyla görevli Garp (Vardar) ordusunun kurmay başkanlığına getirildi. Balkan Savaşı (1912-1913) sırasında 21. Tümen Komutan Vekilliği, Vardar Ordusu Harekat Şubesi Başkanlığı yaptı. 1913'te 5. Kolordu Komutanlığı'na atandı. Mart 1915'de rütbesi mirlivalığa (tuğgeneral) yükseltildi. Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkas, Suriye ve Filistin cephelerinde savaştı. 1918'de ferikliğe (korgeneral) yükseldi.

    Çanakkale Cephesi'nde Fevzi Çakmak

    Fevzi Paşa'nın, Balkan Savaşları çıktığı dönemde 21. Yakova Nizamiye Fırkası K. Vekilliği 'nde; 6 Ağustos 1912'de Kosova Kuvay-ı Umumiye Kurmay Başkanlığ ı'nda; 29 Ekim 1912'de de Balkan Harbi Seferberliği'nin başlangıcında Vardar Ordusu K. I. Şube Müdürlüğü 'nde görevlendirildiğini daha öncede belirtmiştik. Sırp Cephesi'nde Vardar Ordusu Harekât Şube Müdürü olarak bulunan Fevzi Paşa'nın başarılı askerî faaliyetlerine rağmen, Garp Vilayetleri'nde 10 Mayıs 1913'den itibaren Türk Hakimiyeti sona ermiştir. Fevzi Paşa, Güney Gurubu Komutanlığı'na bağlı V. Ordu Komutanı olarak 13 Temmuz'da katıldığı II. Kereviz Dere Muharebesi 'nde İngiliz ve Fransızlara karşı savaştı. Fevzi Paşa'nın Komutasındaki V. Kolordu Komutanlığına bağlı IV. - VII. Tüm. Komutanlıkları cephede ve VI. Tüm. Komutanlığı ise geride bekletilmekteydi. Bu muharebeler esnasında V. Kor. Komutanlığına bağlı, VII. Tüm. Cephesi'ne yapılan İngiliz taarruzları başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Fransızlar ise IV. Tüm. Cephesi'ne taarruz etmiş fakat beklemedeki VI. Türk Tüm.'nin bölgede kullanılması üzerine düşman fazla ilerleme gösterememiştir. 13 Temmuz'da cepheye gelen Fevzi Paşa'nın komutasındaki XIII. ve XIV. Tümenler muharebeye katılmamış fakat 21 Temmuz'dan itibaren cepheye gelerek, I. Tüm. hariç yıpranmış ve yorulmuş eski tümenleri değiştirmişlerdir. Ayrıca II. Ordu Tümenleri'nin bölgeye (Kereviz Dere-Zığın Dere) gelmeleri üzerine VI. ve VII. Tümenler, Saros Gurubuna gönderilmiştir.

    Fevzi Paşa, V. Kolordu Komutanı olarak 6 Ağustos ve 13 Ağustos 1915 tarihindeki muharebelere katılmıştır. Düşman Kirte istikametinde yapacağı taarruzlar doğrultusunda Alçıtepe'yi almayı planlıyordu. Fakat Türk direnişi karşısında amacına ulaşamayan düşman çok fazla ilerleyememiştir. 6 Ağustos'ta düşmanın taarruz ettiği Arıburnu - Conkbayırı bölgesine gönderilen VIII. ve IV. Tüm. ile yetinmeyen Vehip Paşa, 9 Ağustos'ta Fevzi Paşa'nın komuta ettiği V. Kor. Komutanlığına bağlı V. ve XIV. Kolorduların son ihtiyatları olan 41. ve 28. Alayları da bu bölgeye gönderdi. Bölgeye gönderilen bu iki alay Conkbayırı'nın düşman eline geçmemesine ve Albay Mustafa Kemal'in 10 Ağustos tarihinde Conkbayırı taarruzuna yardımcı oldu. Eylül 1915 - 9 Ocak 1916 Mevzi Muharebeleri 'nde rahatsızlığı nedeniyle Anafartalar Kurmaylığı'ndan Alb. Mustafa Kemal'in 10 Aralık 1915'te ayrılması üzerine bu göreve Fevzi Paşa getirilmiştir. Bu muharebelerde V. Kolordu Komutanı olarak görev alan Fevzi Bey'in komutasındaki XIII. Tüm. 21 Ekim 1915'te Keşan'a hareket etti. XIV. Tümen ise 12 Ocak 1916'da bölgeden ayrıldı.

    Anafartalar Grup Komutanı olarak Eylül - 20 Aralık 1915 Mevzi Muharebeleri Kuzey Grubu'nda bulunan Fevzi Paşa, Alb. Mustafa Kemal'in rahatsızlığı nedeniyle cepheden 16 Aralık 1915'de ayrılması üzerine bu göreve getirildi. Anafartalar Grup Komutanlığına bağlı II. Kor. Kh. ve IV. Tüm. 16 Ekim 1915'te cepheden ayrılarak Keşan'a gönderildi. II. Kor. Kh.'nın bölgeden ayrılması üzerine yerine XVI. Kor. Kh. teşkil edildi. Düşmanın 18 Aralık'ta başlatıp; 20 Aralık gecesi tamamladığı tahliyeden sonra bu bölgedeki birlikler Trakya'ya sevk edildi. Yeni getirilen birliklerden Çanakkale Grup Komutanlığı teşkil edildi. Fevzi Paşa'nın komutasındaki Anafartalar Grup Komutanlığına bağlı Tümenlerin bölgeden ayrılış tarihleri:


    1915 sonrası askeri ve siyasi faaliyetleri

    Mondros Mütakeresi imzalandığında sağlık nedenleri ile İstanbul'da bulunuyordu. 24 Aralık 1918'den 14 Mayıs 1919'a kadar Erkanıharbiye reisliği yani bugünkü karşılığı Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulundu. 1. Ordu Müfettişliği, Askeri Şura üyeliği, Ali Rıza Paşa ve Salih Hulusi Paşa hükümetlerinde harbiye nazırlığı (Şubat - Nisan 1920) yaptı. Harbiye nazırlığı sırasında Anadolu'daki ulusal harekete silah ve cephane gönderilmesini kolaylaştırıcı bir tutum izledi.

    İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgalinin (16 Mart 1920) ardından Anadolu'ya geçmeye karar veren Fevzi Paşa, Nisan 1920'de Ankara'ya ulaştı. İstasyonda Mustafa Kemal Paşa tarafından törenle karşılandı. Birinci dönem TBMM'ye Kozan milletvekili olarak katıldı. 3 Mayıs 1920'de milli müdafaa vekilliğine getirildi. 24 Ocak 1921'de milli müdafaa vekilliği üzerinde kalmak üzere icra vekilleri heyeti reisliğini (başbakanlık) de üstlendi. 26 Mayıs 1920'de İstanbul Hükümeti tarafından ulusal hareketin önderlerinden biri olarak rütbesinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verildi.

    İkinci İnönü Zaferi'nin ardından 3 Nisan 1921'de rütbesi TBMM kararıyla birinci ferikliğe (orgeneral) yükseltildi. Sakarya Savaşı'ndan bir süre önce, aynı zamanda Garp Cephesi Komutanlığı görevini de yürüttüğü için Ankara'da sürekli bulunamayan İsmet Paşa'nın (İnönü) yerine Genelkurmay Başkanlığı görevine getirildi. (3 Ağustos 1921)

    14 Ocak 1922'de milli müdafaa vekilliği, 9 Temmuz 1922'de icra vekilleri heyeti reisliği görevlerinden ayrıldı ve Genelkurmay Başkanı olarak Büyük Taaruz'un hazırlıklarıyla ilgilendi. Zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Savaşı'nın (30 Ağustos 1922) ardından 31 Ağustos'ta rütbesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından meclis adına müşirliğe (mareşal) yükseltildi. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Genelkurmay Başkanı oldu

    Cumhuriyet Dönemi

    Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekilliği'nin kaldırılmasıyla; Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği 'ne atanan Mareşal Fevzi Çakmak, 30 Ekim 1924'e kadar askerlik görevinde bulundu. 31 Ekim 1920'de askerlik görevini, siyasete tercih ederek İstanbul Milletvekilliği'nden istifa etti. Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği görevini 23 yıl yaptıktan sonra 12 Ocak 1944'de Askerî ve Mülkî Tekaüt Yasası'na göre Tahdit-i Sin yani yaş haddinden dolayı emekliye ayrıldı. VIII. Dönemde TBMM'de Demokrat Parti listesinden bağımsız aday olarak İstanbul Milletvekili seçildi. 5 Ağustos 1946'da Meclise katılan Fevzi Paşa, partisinden ayrılarak; 19 Temmuz 1948'de Millet Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.
     



  3. Prof. Dr. Metin AYIŞIĞI

    Mondros Mütarekesi’nin uygulanışından itibaren düzenli ordunun kuruluşuna kadar geçen devreyi, Kuvâ-yı Millîye dönemi olarak nitelendirmek gerekir. Çünkü bu dönemde yapılan mücadele çok zor şarlar altında oluşturulan, millî kuvvetlerle verilmiştir. Kuvâ-yı Millîye adıyla kurulmuş olan bu güçler, düzenli ordu kurulması sürecinde zaman kazanma açısından çok önemli bir görevi başarıyla yerine getirmişlerdir.

    Millî Müfrezelerimiz her an sınırı geçip güvenli bir bölgeye geçerek Millî Ordunun saflarına katılabilecekken işgal bölgesindeki sahipsiz, korumasız köylerin korumasını üstlenmiştir. Üzerlerine kuvvet çekerek Yunanlıların cephede kullanabileceği askerlerin bir kısmını bölgede tutmayı başarmışlardır. Böylece Türk Ordusu karşısındaki düşman baskısı belli bir ölçüde hafiflediği gibi, düzenli birliklerin güçlenmesine zemin ve zaman kazandırmışlardır.

    Millî Mücadele ise, çöken bir imparatorluğun enkazları üzerinde, İmparatorluğun arta kalan unsurlarından çağdaş anlamda bir “Millî Devlet” kurma gayesine yönelik, yeniden doğuş hareketi olarak nitelendirilebilir. İşte Millî Mücadele’nin önemli bir kısmı gerek stratejik konumu, gerekse sosyal yapısı itibariyle ilginç bir çatışma sahası durumunda bulunan Kuzeybatı Anadolu'nun Balıkesir sınırları içerisinde cereyan etmiştir.

    Tarihinin hiçbir döneminde haksızlıklara boyun eğmemiş olan Büyük Türk Milleti ülkesinin işgal edilmesine de seyirci kalmamıştır. Nitekim resmî makamların tüm çekimser tutumlarına rağmen, inisiyatif kullanan komuta kademesindeki subaylar emirleri altındaki birlikler ve mahalli kuvvetlerle düşman ilerlemesine silahla karşı koymuşlardı. Yunan işgal ve ilerlemesini reddeden Batı Anadolu insanı, hükümetin sükûnet tavsiye eden kararlarını dinlemeyerek bazı direniş heyetleri oluşturmuşlardır.24 Ağustos 1922'de alınan isabetli bir kararla harekete geçen İbrahim Ethem Beyin kuvvetleri, Yunan karakollarını basıyor, telgraf tellerini tahrip ediyor, yolları, köprüleri, demiryollarını uçuruyor, yolları kesiyor, top yekûn bir gayretle kasabaları tek tek kurtarıyordu.Ulusal namusun galeyanı ile ayaklanmış olan Türk Milleti, bizzat hükümdar tarafından elleri, kolları bağlanarak düşman ayaklarının önüne atılmak istenmiştir. Bugün ve yarın tarihin bu noktası geldikçe, Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatları buralarda derin düşünceye dalacak ve büyük dersler çıkaracaklardır.

    Bu aziz vatanın topraklarını kanlarıyla sulamış, bayrak bayrak kutsallaştırmış şehit ve gazilerimizin ölümsüz hatıraları önünde bir kez daha saygı ve minnetle eğiliyoruz. Ayrıca bu muazzam muharebelerde tarih sahnesine çıkarak bir güneş gibi doğan eşsiz kahraman Gâzi Mustafa Kemal Atatürk’ün, bütün komutan ve silah arkadaşlarının da manevi huzurunda engin saygılarımızla eğiliyor, onları rahmet ve minnetle anıyoruz.
     



  4. İsmet İnönü

    Mustafa İsmet İnönü, asker, siyasetçi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurbaşkanı. 24 Eylül 1884'te İzmir'de doğdu, 25 Aralık 1973'te Ankara'da öldü. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında çok önemli bir rol oynamış, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız bir devlet olarak dünya sahnesinde yerini almasını sağlayan Lozan Antlaşması'nı imzalamış, birçok kez de başbakanlık görevini yapmıştır.

    Öğrenim ve İlk Görevleri

    Babası Malatya'ya aslen Bitlis'ten gelme Kürümoğulları'ndandır. Annesi Cevriye Hanım Deliorman Razgrad'dandır. Ortaöğretimini Sivas Askeri Rüşdiyesi'nde 1980 yılında tamamlayan İnönü Mühendishane-i Berri-i Hümayun'u 1903 yılında topçu teğmeni olarak birincilikle bitirdi. 1906'da Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni gene birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle Edirne'deki 2. Ordu'nun 8. Alay'ında bölük komutanlığına atandı. Bu görevi sırasında, Makedonya'daki örgütlenmesinden etkilenerek İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oldu (1907). Ama uzun süre cemiyet içinde herhangi bir etkinlik göstermedi; askerliği ön planda tuttu. 1908'de kolağası (önyüzbaşı) oldu ve 31 Mart Olayı (13 Nisan 1909) olarak bilinen ayaklanmayı Selanik'ten gelerek bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı.

    1910'da Yemen Ayaklanması'nı bastırmakla görevlendirilen Ahmed İzzet Paşa'nın karargâhında görevlendirildi. Buradaki hizmetleri nedeniyle kendisine dördüncü dereceden Mecidiye Nişanı ve bir yıl kıdem verildi. 26 Nisan 1912'de binbaşılığa yükseltildi ve Yemen Mürettep Kuvvetleri kurmay başkanı oldu. Balkan Savaşı çıkınca (1912) İstanbul'a döndü (1913), Çatalca'daki sağ cenah komutanlığı emrine verildi. 1914'te harbiye nazırlığı ve erkân-ı harbiye-i umumiye reisliğine (genelkurmay başkanlığı) atanan Enver Paşa'nın başlattığı ordunun yenileştirilmesi hareketinde etkin rol oynadı. 29 Kasım 1914'te kaymakam (yarbay), 14 Aralık 1915'te miralay (albay) oldu ve Çanakkale'deki 2. Ordu'nun kurmay başkanlığına atandı. I. Dünya Savaşı'nda Doğu Cephesi'nde görevlendirildi. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa da (Atatürk) bu ordunun 16. Kolordu komutanlığına atandı. İsmet Bey, 1916'nın yaz aylarında bir süre çarpışmaları yönetti. Ocak 1917'de 2. Ordu komutan vekili Mustafa Kemal Paşa'nın önerisiyle 4. Kolordu komutanlığına atandı; stratejik birliklere komutanlık dönemi de bu göreviyle başladı. Mayıs 1917'de Suriye Cephesi'nde 20. Kolordu komutanlığına, 19 Haziran'da da 3. Kolordu komutanlığına atandı. Bir süre sonra İstanbul'a geri çağrıldı ve Halep'te 7. Ordu'nun oluşturulmasında görev aldı. Daha sonra bu orduda kolordu komutanlığına getirildi ve 7. Ordu'nun komutanlığını üstlenen Mustafa Kemal Paşa ile gene yakın ilişki içinde oldu.
     



  5. Kemalettin Sami Gökçen (1884 - 1934)

    Asker, Kurtuluş Savaşı komutanlarından ve diplomat. 1884 yılında Sinop'ta doğdu. 1905'de Mühendishanei Berii Hümayun'u, 1908'de Harp Akademisi'ni bitirdi. 1919'da Kurtuluş Savaşı başlarında Kafkas Tümeni Komutan vekili idi. Bu tümenin komutanı olarak II. İnönü Savaşı'na katıldı ve başarı gösterdi. Kemalettin Sami Paşa, savaş sonunda Ankara komutanlığına atandı. Aynı zamanda 1923'de Sinop milletvekili olarak Meclis'e girdi. Ertesi yıl milletvekilliğinden istifa etti.

    1928'e kadar orduda kalan Kemalettin Sami Paşa, 1926'da korgeneralliğe yükseldi. Emekliye ayrıldıktan sonra Berlin büyükelçiliğine atandı. 1934 yılında İstanbul'da öldü.




    Ahmet Nurettin Baransel, (doğum 1897 İstanbul - ölüm 21 Mayıs 1967) Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 7. Genelkurmay Başkanı'dır.

    Orgeneral Nurettin Baransel, 1912 yılında Piyade Asteğmen rütbesi ile Harp Okulu'nu bitirdi. 1919 yılına kadar Takım Komutanlığı, Emir Subaylığı ve Bölük Komutanlığı yaptıktan sonra 1919 yılında Harp Akademisi'ne girdi. 1 Mart 1921 tarihinde Harp Akademisi'nde öğrenci iken Anadolu'ya iltihak ederek çeşitli birliklerde görev yaptı. 1923 yılında tekrar girdiği Harp Akademisi'ni 1925 yılında bitirerek Kurmay oldu. 1939 yılına kadar çeşitli karargah ve birliklerde görev yaptı.

    1939 yılında Tuğgeneral, 1941 yılında Tümgeneral, 1947 yılında Korgeneral ve 1951 yılında Orgeneralliğe yükseldi. Tuğgeneral rütbesi ile 1. Süvari Tümen Komutan Vekilliği, Tümgeneral rütbesi ile 16. , 5. , 22. ve 17. Tümen Komutanlığı, 1. Ordu Kurmay Başkanlığı, Korgeneral rütbesi ile 6. ve 3. Kolordu Komutanlığı ve 3. Ordu Komutan Vekilliği , Orgeneral rütbesi ile 3. ve 1. Ordu Komutanlığı görevlerinde bulundu.

    6 Nisan 1954 tarhinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine atandı. 28 Mayıs 1954 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 25 Ağustos 1955 tarihinde ayrılarak Yüksek Askeri Şura Üyeliği görevine atandı. Bu görevde iken 14 Temmuz 1960 tarihinde yaş haddinden emekli oldu.

    Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'na katıldı.
     



  6. Hikmet Gerçekçi (1894 - 1970)

    Asker, Hakim. 1894 yılında İstanbul'da doğdu. Harp Okulu'nun son sınıfındayken I. Dünya Savaşı'na, Dörtyol, Göksun ve Andırın'da Ermenilerin tehciri işlemlerine katıldı. Mustafa Kemal'in 9. Ordu müfettişliğine atandığı sırada Hikmet Bey de onun karargahında kurmay mülhak olarak görevlendirildi ve Refet Bele'nin emir subaylığına verildi. Kurtuluş Savaşı boyunca çeşitli ayaklanmaların bastırılmasında ve cephe savaşlarında bulundu.

    Savaştan sonra Harp Okulunda öğrenimini tamamladı (1923) ve 1930'da İstanbul Hukuk Fakültesi'ni bitirdi; 1947'de tuğgeneralliğe, 1951'de tümgeneralliğe yükseldi. 1945'te emekliye ayrıldıktan sonra Ankara ve İstanbul'da serbest avukatlık yapan Hikmet Gerçekçi, 1970 yılında öldü.
     



  7. Cemil Cahit Toydemir

    Asker, siyaset ve devlet adamı olan Cemil Cahit Toydemir, 1883 yılında İstanbul'da doğdu. Harp okulunu 1902'de bitirdi. Beyrut ve Hicaz'da (1902- 1909) bulundu. Osmanlı-İtalyan savaşlarında bulundu. Balkan Savaşına ve I. Dünya Savaşına katıldı. Kurtuluş Savaşı'nda 5. Kafkas Tümeni Komutanı olarak Batı Cephesinde Savaşan Toydemir, 1927'de Tümgeneral, 1933'de Korgeneral oldu. 1942'de orgeneralliğe yükselerek Askeri Yargıtay Başkanlığı ve 1. Ordu Komutanlığı (1943) yaptı. 1946'da emekliye ayrıldı ve o yıl yapılan seçimle İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. Peker Hükümetinde (1946-1947), Milli Savunma Bakanlığı bulundu ve 1956 yılında öldü.
     



  8. Fahrettin Altay 1880

    Kurtuluş Savaşı kahramanlarından olan Fahrettin Altay 1880 yılında Anavutluk- İşkodra'da doğdu. Harp Okulu'nu 1900, Harp Akademisi'ni de 1902 yılında bitirdi. Kurmay yüzbaşılığı sırasında, ilk görev yeri olan VI. Ordu'da Dersim ve çevresindeki aşiret süvari alaylarının sayıca azaltılmasıyla görevlendirildi. Bu bölgede sekiz yıl kalan Fahrettin Altay, 1910'da Erkanı Harbiye I. Şube müdürlüğüne atandığı zaman binbaşıydı. Büyükçekmece'deki Donanma Komutanlığı'nda bir süre refakat subaylığı yaptı (1912).

    1913'te Çatalca'da kendisini önemli bir görev bekliyordu. Balkan Savaşı'nı kazanan Bulgar ordusu Edirne'ye kadar gelmiş, bölgeyi egemenliği altına almıştı. Çatalca Aşiret Süvari Tugayı'nın başında Bulgar birliklerini geri püskürttü. 1914 yılı da Fahrettin Altay için oldukça hareketli geçti. O yıl yarbaylığa yükselmişti. Önce IV. Kolordu kurmayı oldu. Arkasından ikinci defa Erkanı Harbiye Şube Müdürlüğü yaptı.

    Birinci Dünya Savaşı'nın yaklaşması yüzünden asker taşıma işleri arttığı için Anadolu demiryollarını düzenlemekle görevlendirildi. Yıl sona ermeden Harbiye Nezareti emrinde çalışmak üzere İstanbul'a döndü. 1915'te Albay oldu ve Harbiye Nezareti Müsteşar yardımcılığından başka askeri protokol memurluğu yaptı. V.Ordu'nun emrinde çalıştı. 1917'de Vehip Paşa ile birlikte Almanya'ya giden heyette yer aldı. 1917'de 26. Tümen komutanlığı, 1918'de 15. Kolordu Komutan vekilliğine ve gene aynı yıl 12. Ordu komutanlığına atandı.

    Birinci Dünya Savaşı'nın bittiği sıralarda Altay, 3. Kolordu kumandanıydı (Nisan 1919). Kurtuluş Savaşı'nın başlarında 12. Kolordu Kumandanlığına atandı. Bu görevi 1921, ortalarına kadar sürdü. Birliğinin başında, Konya'da patlak veren Delibaş Ayaklanmasının bastırılmasından (1920), Birinci ve ikinci İnönü ve Sakarya savaşlarına kadar hep ateş hattında bulundu.

    Kurtuluş Savaşı'nın belirli bir aşamaya ulaştığı 1921'de Altay, tümgeneralliğe yükseltildi. Sorumluluğu da genişletilerek kolordu komutanı yetkisiyle Süvari grup komutanlığına getirildi. 1920'den beri milletvekili olarak Meclis'te adı okunuyor, fakat kendisi sürekli olarak cephede bulunuyordu. Kurtuluş Savaşı'nın son yılındaki çarpışmalarda Afyon, Alaşehir, Uşak, Altıntaş çevresindeki çarpışmalarda Altay'ın süvarileri büyük hizmet gördü. Kaçış halinde yunan ordusunu kovalayarak İzmir'e giren ilk süvari birlikleri de Altay'ın komutasındaydı. Bu başarılarının sonucu olarak Altay o yıl korgeneralliğe yükseltildi. Süvari kolordu komutanlığının yanı sıra bir ara I. Ordu komutan vekilliği de yaptı.

    1923 seçimlerinde milletvekili olarak Meclis'teki yerini korudu. Bu arada askerlik görevini de sürdürüyordu. 1924'te, on yıl boyunca kalacağı II. Ordu Müfettişliğine atandı. Hem komutan, hem milletvekili olduğu sırada Atatürk'ün dileğine uyarak orduda kaldı. 1944'te I. Ordu komutanlığına getirildi. Aynı yıl İran ile Afganistan arasındaki sınır anlaşmazlığında hakemlik yaptı.

    Hazırladığı rapor anlaşmazlığın çözümlenmesinde yararlı oldu. 1945'te, Yüksek Askeri Şüra üyeliği sırasında yaş haddinden emekliye ayrıldı. 1946-50 yılları arasındaki milletvekilliğinden sonra siyasi hayattan da çekilerek İstanbul'a yerleşti.
     



  9. Kemalettin Sami Gökçen 1884 - 1934

    Asker, Kurtuluş Savaşı komutanlarından ve diplomat. 1884 yılında Sinop'ta doğdu. 1905'de Mühendishanei Berii Hümayun'u, 1908'de Harp Akademisi'ni bitirdi. 1919'da Kurtuluş Savaşı başlarında Kafkas Tümeni Komutan vekili idi. Bu tümenin komutanı olarak II. İnönü Savaşı'na katıldı ve başarı gösterdi. Kemalettin Sami Paşa, savaş sonunda Ankara komutanlığına atandı. Aynı zamanda 1923'de Sinop milletvekili olarak Meclis'e girdi. Ertesi yıl milletvekilliğinden istifa etti.

    1928'e kadar orduda kalan Kemalettin Sami Paşa, 1926'da korgeneralliğe yükseldi. Emekliye ayrıldıktan sonra Berlin büyükelçiliğine atandı. 1934 yılında İstanbul'da öldü.




    Orgeneral Mustafa Rüştü Erdelhun (1894 - 1983)

    Orgeneral Mustafa Rüştü Erdelhun (1894 - 1983)

    1894 yılında Edirne'de doğdu. 1914 yılında Topçu Asteğmen rütbesi ile Harp Okulu'nu bitirdi. Topçu Birliklerinde Batarya Takım Komutanlığı ve Yaverlik görevlerinde bulundu. İzmir Silah Komisyonu'nda görevli iken 2 Nisan 1921 tarihinde Anadolu'ya geçerek Milli Ordu'ya iltihak etti.

    1923 yılında girdiği Harp Akademisi'ni 1926 yılında bitirerek Kurmay oldu. 1945 yılına kadar çeşitli karargah ve birlikler ile Tokyo, Roma ve Londra Ataşelikleri'nde görev yaptı. 1945 yılında Tuğgeneral , 1947 yılında Tümgeneral, 1952 yılında Korgeneral ve 1956 yılında Orgeneralliğe Yükseldi. Tuğgeneral rütbesi ile 15 nci Tugay Komutanlığı ve Genelkurmay Eğitim Yarbaşkanlığı, Tümgeneral rütbesi ile Genelkurmay Eğitim Daire Başkanlığı, 6 ncı ve 51 nci Tümen Komutanlığı, MSB İİstanbul Tetkik Kurulu Üyeliği, Korgeneral rütbesi ile Tokyo İrtibat Heyeti Başkanlığı, 18 nci Kolordu Komutanlığı ve Genelkurmay II nci Başkanlığı görevlerinde bulundu.

    Orgeneral rütbesinde 2 nci Ordu Komutanı iken, 1 Ağustos 1958 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. 23 Ağustos 1958 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 3 Haziran 1960 tarihinde emekliye sevk edildi.

    İngilizce, Fransızca ve Japonca bilen ERDELHUN, evlidir.

    1 nci Dünya ve Kurtuluş Savaşları'na katıldı.

    9 Kasım 1983 tarihinde vefat etti. Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.
     



  10. Orgeneral Nurettin Ersin 1918 - 2005

    1918 yılında Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde doğdu. 1935 yılında Bursa Işıklar Askeri Lisesi'nden, 1937 yılında Piyade Asteğmen rütbesi ile Harp Okulu'ndan mezun oldu. 1938 yılında Piyade Sınıf Okulu'nu bitirdi. 1945 yılına kadar çeşitli birliklerde Takım ve Bölük Komutanlığı görevlerinde bulundu. 1945 yılında girdiği Harp Akademisi'ni 1948 yılında bitirerek Kurmay oldu. 1964 yılına kadar çeşitli karargah ve birliklerde görev yaptı.

    1963 yılında Tuğgeneral, 1966 yılında Tümgeneral, 1970 yılında Korgeneral ve 1974 yılında Orgeneralliğe yükseldi. Tuğgeneral rütbesi ile 3 ncü Ordu Kurmay Yarbaşkanlığı, 66 ncı Tümen Komutan Yardımcılığı ve Vekilliği, Genelkurmay Etüt ve İnceleme Heyeti Üyeliği, MİT Müsteşar Yardımcılığı, Tümgeneral rütbesi ile aynı göreve devam ederek takiben 4 ncü Piyade Tümen Komutanlığı, Korgeneral rütbesi ile Batı Menzil Komutanlığı, MİT Müsteşarlığı, 6. Kolordu ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulundu.

    Orgeneral rütbesinde Yüksek Askeri Şura Üyeliği, 22 Ağustos 1975 - 5 Ocak 1976 tarihleri arasında Jandarma Genel Komutanlığı yaptı. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve 1'nci Ordu Komutanlığı görevini takiben 9 Mart 1978 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. 12 Eylül 1980 Harekatı'ndan sonra, aynı zamanda Milli Güvenlik Konseyi Üyeliği görevini de yürüttü.

    1 Temmuz 1983 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı'na atanarak Milli Güvenlik Konseyi Üyeliği görevine devam etti. 6 Aralık 1983 tarihinde kendi isteği ile emekli oldu. Evli ve iki çocuk babası olan Ersin 3 Ekim 2005 tarihinde Ankara'da vefat etti
     



  11. Bu bilgiler için kullandığınız kaynağı belirtir misiniz ?