Kurban Bayramı 2011

'Mübarek Gün ve Geceler' forumunda YAREN tarafından 13 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. 2011 Kurban Bayramı

    05 kasım-2011 cumartesi arefe
    06 kasım-2011 pazar kurban bayramı (1.gun)
    07 kasım-2011 pazartesi kurban bayramı (2.gun)
    08 kasım-2011 salı kurban bayramı (3.gun)
    09 kasım-2011 çarşamba kurban bayramı (4.gun)

    Mübarek Kurban Bayramı, biz Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayramdır.
    Zilhicce ayın onuncu, onbirinci ve onikinci günlerine ''Eyyâm-ı nahr'' (Kesme günleri) ve bir önceki gün olan Zilhicce ayın dokuzuncu gününe Arefe denir.
    Kurban Bayramı, aynı zamanda İslam Aleminin her yıl Mekke'de hac farizasını ifa ettikleri vakittir.

    Kurban Bayramı, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan birçok ülkede dinî bayram olmasının yanı sıra resmî tatil ilan edilir. Ramazan Bayramı ile beraber İslam dinindeki en önemli iki bayramından biridir.
    [​IMG]

    Kurban Bayramında Bayram Namazı kılınır ve Bayram Hutbesi okunur.

    Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın son ikindi namazı dahil her farz namazdan sonra teşrik tekbirleri okunur:

    Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd

    Kurban'ın ıstılahı anlamı
    Istılahta, yani bir İslam dini terimi olarak Kurban, Allah’a yaklaşmak ve Allah rızasına ermek niyetiyle kesilen, kurban edilen, hayvan demektir. Kur'an'da geçen İbrahim peygamber ve oğlu İsmail ile ilgili kıssadan yola çıkarak, kurban kavramı, çok daha genel bir adanmışlığı, Allah için bireyin her şeyini feda edebilecek olmasını, Allah'a teslimiyeti ve ona karşı şükür içinde olmayı ifade etmektedir. Kur'an 'da Hac Suresinde geçen şu ayet, kurbanın İslam inancındaki yerini özetler:

    "Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir." (Hacc 22/36;37)

    Kurban Bayramı Tarihçesi
    Tevrat'a göre İbrahim'in Eşi Sara'dan bir çocuğu olmuyordu ve İbrahim Sara'dan bir çocuğu olması durumunda bunu Allah'a Kurban olarak adadı. "
    Tanrı, "İshak'ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git" dedi, "Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun.",
    İbrahim, "Oğlum, yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi sağlayacak" dedi.
    İkisi birlikte yürümeye devam ettiler. Tanrı'nın kendisine belirttiği yere varınca İbrahim bir sunak yaptı, üzerine odun dizdi. Oğlu İshak'ı bağlayıp sunaktaki odunların üzerine yatırdı. Onu boğazlamak için uzanıp bıçağı aldı.Ama RAB'bin meleği göklerden, "İbrahim, İbrahim!" diye seslendi. İbrahim, "İşte buradayım!" diye karşılık verdi. Melek, "Çocuğa dokunma" dedi, "Ona hiçbir şey yapma. Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin." İbrahim çevresine bakınca, boynuzları sık çalılara takılmış bir koç gördü. Gidip koçu getirdi. Oğlunun yerine onu yakmalık sunu olarak sundu."

    Kur'an metinlerinde bahsi geçen çocuğun "yumuşak huylu bir erkek çocuk" olmasından bahsedilip ismini belirtilmemiştir (Sâffât Sûresi: 101). Fakat genelde İsmail olarak tefsir edilir ve müslümanlar çocuğun İsmail olduğuna inanırlar.

    Diğer İslami kaynaklara göre, İbrahim Peygamberin eşinin kısır olması nedeni ile bir çocuğu olmayınca (bazı rivayetlere göre 125 yıl) Allah'a yalvarır, dua eder. Kendisinin ve eşinin yaşlı olduğu bir zamanda mucizevi bir şekilde oğlu olur. Çocuk biraz büyüdüğünde, İbrahim peygamber rüyasında onu kurban etmesi gerektiğini görür. Oğluna "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” der. Peygamberlerin rüyaları normal insanların rüyalarından farklı olduğundan bu bir emir olarak kabul edilmiş ve İbrahim peygamber oğlunu kurban etmeye götürmüştür. Ancak Allah'ın emriyle bıçak çocuğu kesmez. Bu esnada Cebrail kucağında bir koç ile gelir. Bu imtihan başarı ile geçildikten sonra tüm İbrahimi dinlerde Zilhicce ayının 10. günü aynı şekilde kurban kesilerek kutlanan bayram olmuştur. İslam peygamberi , Hac gibi terkedilen İbrahim' geleneği, tekrar hayata geçirmiştir.

    Güneş doğuşudan 45 dakika sonra bayram namazı kılınır ve kurban genelde ilk gün kesilir.Kesilen bu etin 1/3 ü akrabaya 1/3 ü fakirlere kalanıda kendine alır.Kesilen kurbandan etler ile yemekler yapılarak kahvaltı edilir. Tanıdık ve akrabalar ziyaret edilir, çocuklara harçlık ve hediyeler verilir.Küçük çocuklar büyüklerinin elinden öperler,herkes birbirini ziyaret eder küslükler son bulur.

    Kurbanı Kimler Keser?
    "Hür, mukim (yolcu degil), Müslüman ve dinî ölçüye göre zengin sayilan (nisaba mâlik olan) kisiler" kurban kesmekle mükelleftirler.
    Kurbandaki dinî zenginligin ölçüsü aynen fitir sadakasindaki ölçü gibidir. Kurbandaki dinî zenginlik ölçüsüne göre bir ticaret malinin veya kazanilmis paranin üzerinden -zekâtta oldugu gibi- bir yil geçmesi sart degildir, artici nitelik tasimasi da aranmaz. Bu sebeple daha evvel fakir iken, Kurban Bayram'i günlerinden aniden kazanç saglayarak zengin olan kisiye kurban vacip olur. Daha evvel zengin olup da kurban günlerinde aniden yoksul düsen kisiye ise vacip olmaz.


    Kurban Edilebilen Hayvanlar
    Koyun ve keçi (bir yasini bitirmis olmali veya yedi-sekiz aylik oldugu hâlde, bir yasini bitirmis gibi semiz olmali), sigir (iki yasini bitirmis olmali), manda (iki yasini bitirmis olmali), deve (bes yasini bitirmis olmali).
    Bir koyun veya bir keçi yalniz bir kisi adina kurban olabilir. Bir deve veya sigir ise bir ila yedi kisi arasinda olabilir. Ancak bu taktirde istirak edenlerden her biri Müslüman olmali, her biri hayvanin yedide birine malik olmali ve Allah rizasi için kurban kesecek bir niyet tasimalidir.
    Kurbanlik hayvanin iki veya bir gözünün kör olmasi, dislerinin çogunun düsmüs olmasi, kulaklarinin kesilmis olmasi, boynuzlarinin birinin veya her ikisinin kökünden kirilmis olmasi, kulak ve kuyrugunun yarisindan fazlasinin kopmus olmasi, yaratilistan kulaklari veya kuyrugunun bulunmamasi, kemikleri içinde iligi kalmamis derecede zayip olmasi, kesilecegi yere yürüyemeyecek kadar topal veya hasta olmasi gibi kusurlar böyle bir hayvandan kurban olmayacagini gösterir, yani böylesine kusur tasiyan hayvanlardan katiyyen kurban olmaz.
    Hayvanin sasi olmasi, topal olmasi (fakat yürüyebilmesi), boynuzlu veya boynuzsuz olmasi (dogustan böyle olmasi), boynuzunun biraz kirik olmasi, kulaklarinin delinmis veya enine yarilmis olmasi, kulaklarinin uçlarindan kesilip sarkik durumda olmasi, dislerinin bazisinin düsmüs olmasi, burma olmasi gibi hususlar ise kurbana engel teskil etmez.


    Kurbanın Hikmeti
    Toplumda zenginler ve orta halliler yaninda, aylarca et yüzü göremiyen yari aç yari tok gezip te durumlarini belli etmeyen onurlu, sahsiyetli yoksullar vardir. Çoğu defa bunlar yüzsuyu dökmezler, kimseden bir sey isteyemezler, işte bu tip yoksullar için Kurban Bayramı Allah Teâlâ'nin bir ziyafetidir. Bu ilahî ziyafetle yoksullarin da gönülleri alinmis olacak, onlar da toplumdaki refahtan paylarini almis olacaklardir. Bu da sosyal adaletin yayginlasmasinda ve insanlarimiz arasindaki sevgi baglarinin kuvvetlenmesinde etkili olacaktir. Ayrica kurban kaninin akitilmasi ile müslümanda kalbî ve ruhî bir huzur da dogacaktir.

    Dua edelim ki, Yüce Allah'ın rizasını kazanmak için akıtılan kurban kanları, insanların kalplerinden küskünlükleri, dargınlıkları alıp götürsün. Yerine sevgi çiçekleri ekilsin..
    Ne mutlu kurbanlarla beraber kalplerindeki husumet duygularını da kurban ederek ruhlarını temizleyebilenlere..
    [​IMG]