Kur’ân-ı Kerîm’in Eşsizliği (İ’câzı)

'Dini Konular' forumunda By RiZeLi tarafından 28 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu


  1. Kur’ân-ı Kerîm’in Eşsizliği (İ’câzı)



    Kur’ân-ı Kerîm hem lafız hem anlam bakımından Allah’a ait yani Rabça bir ifade ve üslûba sahip olduğundan, onun bir benzerini, değil başka milletler, Araplar dahi yapamamışlardır. Hatta bu amaçla hummalı bir yarışma içerisine girmişler, ne var ki bu çabalar mağlubiyet ve Hakk’a teslimiyetle son bulmuştur.
    Kur’ân-ı Kerîm’de, Hak Teâlâ onu küçümseyenlere karşı “Yoksa ‘onu (o Kur’an’ı) kendisi uydurup söyledi’ mi diyorlar?.. Hayır! Onlar (bu tavırlarıyla) iman etmezler. Eğer (onlar) doğru söyleyenler iseler onun gibi bir söz getirsinler!” buyurur (52/33-34).
    Hûd sûresinin 13. âyetinde Cenâb-ı Hak, insanları Kur’an’ın benzeri on sûre getirmeye davet etmiş, Bakara sûresinin 23. âyetinde de “Eğer kulumuz (Muhammed’)e indirdiğimiz (Kur’ân-ı Kerîm’)den şüphe ediyorsanız, (haydi!) siz de onun benzeri bir sûre getirin. Eğer (iddianızda) samimi iseniz, Allah’dan başka bütün yardımcılarınızı da çağırın.” şeklinde onlara meydan okumuştur. Fakat hemen sonra gelen âyet-i kerîme ile “Eğer bunu yapamazsanız, ki hiçbir zaman yapamayacaksınız; yakıtı insanlar ve taşlar olan, kâfirler için hazırlanmış ateşten sakının.” buyurarak, onların âcizliklerini ve âkıbetlerini ortaya koymuştur.

    Kureyş’in meşhur şairlerinden olan Velîd b. Muğîre, bir gün Peygamber Efendimiz’i “peygamberlik sevdasından vazgeçirmek” hayaline kapılarak huzuruna gitmişti. Fakat Resûl-i Ekrem Efendimiz tarafından kendisine okunan âyetleri dinledikten sonra, büyük bir hayret içinde geri dönmüş ve başına toplanan halka hitaben cemaat! Bilirsiniz ki ben şiirlerin bütün çeşitlerini bilirim. Belâgatlı sözleri benim kadar takdir edecek yoktur. Yemin ederim ki Muhammed’e inen âyetler, bizim bildiğimiz sözler kabilinden değildir. Onlarda öyle yüksek bir belâgat, bir letâfet var ki onlar bütün sözlerin üzerindedir, onlara üstün gelecek bir söz bulunamaz.” diyerek hakikati itiraf etmiştir.

    Kur’ân-ı Kerîm öyle bir mucize kitaptır ki maddî, mânevî, ilmî, edebî, ahlâkî, içtimâî, iktisâdî ve tarihî birçok hakikatleri içine almaktadır. Asırlar geçtikçe ilimlerin, keşiflerin, buluşların artması, sadece ve sadece onun daha iyi tefsirine ve anlaşılmasına yarayacaktır. Her şeyden çabuk usanan insan, dünya durdukça onu bıkmadan usanmadan okuyacak, okutacak, anlayacak ve anlatacaktır.

    kaynak:iskenderpaşa