Kuran-ı kerimdeki duâ ayetlerinin bazılarının manaları

'Ayetler ve Hadisler' forumunda Nevra tarafından 18 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. Kuran-ı kerimdeki duâ ayetlerinin bazılarının manaları
    Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru! (Bekara 201)
    Ey Rabbimiz bize sabır, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 250)
    Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme!
    Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği işleri de yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize acı, sen bizim Mevlamızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 286)
    Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydırma! [bizi sapıtma] Bize, tarafından rahmet bağışla! Lütfu en bol olan sensin. (A.İmran
    Ey Rabbimiz, iman ettik; günahlarımızı bağışla, bizi Cehennem azabından koru. (A.İmran 16)
    Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığı bağışla; ayaklarımızı [yolunda] sabit kıl; kâfirlere karşı bizi muzaffer eyle! (A.İmran 147)
    Ey Rabbimiz, Rabbinize inanın diyen davetçiyi [peygamberi] işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Ey Rabbimiz, bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamette bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın. (A.İmran 193-194)
    Ey Rabbimiz, bize çok sabır ver, müslüman olarak canımızı al! (Araf 126)
    Ey Rabbim, beni ve neslimi namazı devamlı kılanlardan eyle; duâmı kabul et, kıyamette hesab olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla! (İbrahim 40-41)
    Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat! (Şuara 83)
    Duâ ayetleri
    Her murad için okunacak Kuran-ı kerimdeki duâ ayetleri
    Rabbenâ ve calnâ muslimeyni leke ve min-zurriyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ inneke entet-evvâbur-rahim.
    Rabbenâ vebas fihim resûlen minhum yetlû aheyhim âyâtike ve yuallimu-humul-kitâbe vel-hikmete ve yuzekkîhim inneke entel-azîzul-hakîm.
    Rabbenâ âtinâ fîd-dunyâ haseneten ve fî-l-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
    Rabbenâ velâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alâllezîne min-kablinâ rabbenâ velâ tuhammilnâ mâ-lâ-tâkate lenâ bih, vafu annâ vağfir lenâ ver-hamnâ ente mevlânâ fen-surnâ alâl-kavmill-kâfirîn.
    Rabbenâ lâtuziğ kulûbenâ bade iz-hedeytenâ ve heb lenâ min-ledunke rahmeten inneke entel-vehhâb.
    Ellezîne yukûlûne rabbenâ innenâ âmennâ feğfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben-nâr.
    Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vet-tebânâr-rasûle fektubnâ maş-şahidin.
    Rabbenâğfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ van-surnâ alâl-kavmil-kâfirîn.
    Rabbenâ mâ-halakte hâzâ bâtılâ, subhaneke fe-kınâ azâben-nâr.
    Rabbenâ inneke men-tudhilin-nâra fekad ahzeyteh vemâ liz-zâlimîne min ensâr.
    Rabbenâ innenâ seminâ munâdiyen yunâdî lil-îmânî enâminû bi-rabbikum fe-âmennâ rabbenâ fağfir lenâ zunubenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ maâl-ebrâr.
    Rabbenâ ve âtinâ ma-vaadtenâ alâ rusulike velâ tuhzinâ yevmel-kıyâmeti inneke hâ-tuhliful-mîâd
    Kaale İsabnu Meryeme-allahumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mines-semâi tekûnu lenâ îden li-evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten minke ver-zuknâ ve ente hayrur-razikîn
    Kaalâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in-lem-tağfir lenâ ve terhamnâ lenekûmenne minel-hâsirîn
    Rabbenâ inneke âteyte Firavne ve meleehû zîneten ve emvâlen fîl-hayâtid-dunyâ rabbenâ li-yudillû an-sebîlik, rabbenât-mis alâ emvalihim veşdud âlâ kulûbihim felâ yuminû hattâ yeravul-azâbel-elîm
    Rabbenâ innî eskentu min-zurriyetî bi-vâdin ğayri zî-zarin inde beytikl-Muharrami rabbenâ liyukîmûs-salâte fecal efideten minen-nâsi tehvî ileyhim ver-zukhum mines-semerâti leallehum yeşkurûn.
    Rabbenâ inneke talemu mâ-nuhfî vemâ nulin vemâ yehfâ alâllahi min-şeyin fîl-ardi velâ fîs-semâi elhamdu lillâhillezî vehabe lî alâl-kiberî ismâîle ve ishaka inne rabbî le-semîud-duâ,
    Rabbicalnî mukîmas-salâti vemin zurriyetî, rabbenâ ve tekabbel duâ,
    Rabbenâğfir lî ve livâlideyye ve lil-muminîne yevme yekûmul-hisâb.
    Rabbenâ âtinâ min-ledunke rahmeten ve heyyilenâ min-emrinâ raşadâ.
    Rabbenâ heb lenâ min-ezvâzinâ ve zurriyyââtinâ kurrata ayunin vecalnâ lil-muttekîne imâmâ.
    Rabbenâk-şif annâl-azâbe innâ muminûn.
    Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel-masîr.
    Rabbenâ lâ-tecalnâ fitneten lillezîne keferû veğfir lenâ rabbenâ inneke entel-azîzul-hakîm.
    Rabbenâğfir lenâ ve li-ihvâninâllezîne sebekûnâ bil-îmâni velâ tecal fî kulûbinâ ğilen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.
    Rabbenâ etmim lenâ nûranâ veğfir lenâ inneke alâ kulli şeyin kadîr.
    Resûlullahın duâları
    Abdullah İbn-i Abbas hazretleri şöyle anlatır:
    Resûl-i Ekremin ne şekilde ibâdet yaptığını öğrenmem için babam Abbas, beni Resûl-i Ekreme gönderdi. Sabah namazında Efendimiz şöyle duâ etti:
    Allahım! Gönlümü sana bağlayacak, darmadağın hâlimi bir araya toplayacak, dağınık ve parçalanmış işlerimi birbirine yaklaştıracak kötü itiyat ve fitnelerden beni koruyacak, dilimi ıslah edecek, bâtınımı koruyacak, zâhirimi yükseltecek, amelimi temizleyip arttıracak, yüzümü ak edecek, rızana ulaştıracak ve her kötülükten beni koruyacak olan rahmetini senin fazlından isterim.
    Allahım! Küfür düşünmeyecek şekilde sâdık ve yakîn bir îmânı, dünyâ ve âhirette de lûtuf ve kereminin en yüksek mertebesine beni ulaştıracak olan rahmetini senden isterim.
    Allahım! Kazâlarda sabır ve kurtuluşu, şehitler mertebesini, iyiler yaşayışını, düşmanlara galib gelmeği ve Peygamberlere arkadaş olmağı senin fazlından isterim.
    Allahım! Her ne kadar hayırlısını bilemezsem ve amelim kusurlu ise de, bütün dileklerimi sana arzeder, senden yardım dilerim. Yalnız senin rahmetine muhtâcım. Ey gönüllere şifâ verip bütün dertlere dermân olan Allahım! Büyük kudretinle birbirine yaklaşmış iki deniz suyunu yekdiğerine karıştırmadığın gibi, Cehennem azâbından helâk oldum diye feryad etmekten ve kabrin fitnesinden beni koru.
    Allahım! İstemesinde veya hak etmesinde kusur ettiğim ve kullarından herhangi birine vadettiğin veyâ vereceğin her türlü iyilikleri candan arzular ve onları senin fazlından isterim.
    Allahım! Bizi, sapan ve saptıranlardan değil, hidâyette olup hidâyete ulaştıranlardan, düşmanlarından uzaklaştırıp dostlarına yaklaşanlardan, sana kulluk edenleri senin rızan için sevip, isyan edenlere rızan için husûmet besleyen kullarından eyle.
    Allahım! Ben dilimin döndüğü kadar duâ ediyorum. Kabûlü sendendir. Sen kabul eyle. Ben elimden geleni yapıyorum, itimadım sanadır. Biz Allah içiniz ve Ona yöneleceğiz. Kuvvet ve kudret ancak azamet sâhibi olan Allahındır. Kıyâmet gününde emniyeti, ebedî günde de ahdini yerine getirip rükû ve sücûd eden iyiler ile beraber Cenneti senden isterim. Kerem ve ihsânına nihâyet olmayan, dostluk edenlere sonsuz sevgisi olan ve dilediğini dilediği gibi yapan sensin.
    Ey izzet ridâsına bürünüp herkese galib olan Allahım! Seni noksan sıfatlardan tenzîh ederim. Ey ululuk ve yücelik ridâsına bürünerek kullarına fazl u inâmını esirgemeyen Allahım! Seni tesbîh eder, noksan sıfatlardan takdîs ederim.
    Allahım! Kalbimi, kabrimi, gözümü bütün bedenimi nurun ile tenvîr eyle, beni nurlandır ve nurumu arttır.
     



  2. Resûlullahı rüyada görmek için duâ
    Resûlullahı rüyada görmek: Rûyâsında Peygamber Efendimizi görmek istiyen, ona çok salevat okusun ve şu duâyı okumağa devâm etsin: Allahümme rabbel beledil-harâm veş-şehril harâmi vel-hılli verrükni vel-harâmı ver-rükni vel-makam ikra alâ rûhi Muhammedin minesselâm.
    Ebû Hüreyre hazretleri,Resûlullahdan bildirir: Cuma gecesi iki rekat namaz kılıp, her rekatında bir Fâtihadan sonra bir Âyetel-kürsî, oneş İhlâs okuyup selâm verdikten sonra bana bin salevât okuyan, öbür Cumaya varmadan beni rüyada görür buyurdu.
    Resûl-i Ekrem efendimiz hazret-i Âişeye hitâben şöyle buyurmuştur:
    Bütün duâların mânâlarını içine toplayan cümleler ile duâ et, duâ ederken şöyle söyle:
    Allahım! Hâlde ve gelecekte bildiğim ve bilmediğim bütün iyilikleri senden ister, bildiğim ve bilmediğim hâlde ve gelecekte bütün kötülüklerden sana sığınırım.
    Allahım! Cenneti ve Cennete götürecek söz ve işleri senden ister, Cehennemden ve Cehenneme sürükleyecek söz ve hareketlerden sana sığınırım.
    Allahım! Kulun ve Resûlün Muhammed sallâllahü aleyhi ve sellemin senden istediği hayır ve iyilikleri senden ister ve sana sığınıp ilticâ ettiği (kötülüklerden) her şeyden ben de sana sığınırım.
    Allahım! Benim için takdir ettiğin herşeyin sonu hayır olmasını senden, senin merhametinden dilerim. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi!
    Resûl-i Ekrem efendimiz hazret-i Fâtımaya şöyle buyurdu:
    Duâ ederken şöyle söyle:
    Ey hayy u kayyûm olan Allahım! Bütün işlerimi düzeltmeni, bir an bile beni kendi başıma bırakmamanı, rahmetine sığınarak senden isterim.
    Resûl-i Ekrem efendimiz Ebû Bekre şu duâyı öğretmiştir:
    Allahım! Peygamberin Muhammed aleyhisselam, dostun İbrahim aleyhisselam, sırdaşın Mûsâ aleyhisselam, Kelîme ve ruhundan olan Îsâ aleyhisselam hürmetine,
    Mûsâya inen Tevrat, Îsâya inen İncil, Dâvûda inen Zebûr, Muhammed aleyhisselâma inen Kurân hürmetine, bütün peygamberlerine yaptığın vahiy hürmetine,
    Mahlûkâtın üzerindeki kazâ ve takdîrin, senden isteyenlere verdiğin, fakir ettiğin zenginler, zengin ettiğin fakirler, hidâyete ulaştırdığın kimseler hürmetine; Mûsâ Aleyhisselâma bildirdiğin, kulların rızıklarını böldüğün yeryüzünün, hareketten sükûna erdirdiğin dağların, ayakta tuttuğun, arş-ı âzamı taşıttığın ism-i âzamın hürmetine;
    Kurân-ı Kerîmde nâzil olan samed, ahad ve tâhir isimlerinin hürmetine; gündüzleri aydınlatıp geceleri karartan ismin hürmetine; azamet-i Kibriyân ve nûr-i vechin hürmetine,
    Senin kuvvet ve kudretinle Kurân-ı Kerîmi okuyup anlamağı ve onu bütün vücûduma duyurmanı ve bütün hareketlerimi ona uydurmamı senden dilerim. Kuvvet ve kudret ancak sendendir. Yâ erhamerrahimîn.
    Bir gün Hz. Kabise, Resûl-i Ekreme: Yâ Resûlallah, yaşım ilerledi, birçok şeylerden kaldım, yapamaz âciz bir hâle düştüm, bana bir şeyler öğret ki, onlardan istifâde edeyim.
    Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz: Dünyalığın için, akşam namazını müteakip üç kere: Sübhânallahi ve bihamdihi sübhânallahilazîm, lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil-âliyyil-azîm de ve buna devâm et. Çünkü buna devam eden birçok hastalıktan, elem ve kederden emin olur. Âhiretin için de şu duâyı oku:
    Allahümmehdinî min indike ve efıd aleyye min fadlıke venşur aleyye min rahmetike ve enzil aleyye min bereketike! Allahım, bana kendi katından hidâyet ihsân eyle, kendi fazl u kereminden bana ihsân eyle, rahmetini bana akıt ve bereketlerinden bana inzâl eyle.
    Sonra Resûl-i Ekrem devâmla şöyle buyurmuştur: Bu duâya kim devâm ederse, Kıyâmet gününde kendisine Cennetin dört kapısı açılır, istediği kapıdan içeri girer.
    Resûl-i Ekrem Büreydeye şöyle demiştir:
    Yâ Büreyde! Allahü teâlânın, hayır murad ettiği kimseye tâlim buyurduğu duâyı sana öğreteyim mi? Büreyde: Öğret yâ Resûlallah deyince Resûl-i Ekrem şöyle buyudular:
    Allahümme, innî daîfün fekavinî rıdâke dafî ve huz ilel hayri binasıyetî vecalil islâme müntehâ rıdâye. Allahümme innî daîfün fekavvinî ve iunni zelîlün feızzenî ve innî fakırün feeğninî ya erhamerrâhımîn
    Allahım! Ben zayıf ve âciz bir kimseyim. Rızânı tahsil için sen beni kuvvetlendir, beni daimâ iyiliğe götür. Son emelimi İslâmiyet kıl.
    Allahım! Ben âcizim, sen beni kuvvetlendir. Ben zelil bir kimseyim, sen beni izzetlendir. Ben fakirim, sen beni zenginleştir yâ erhamerrahimîn