Küçük İskenderin Söylediği Sözler

'Güzel Sözler' forumunda zamaneanne tarafından 10 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Küçük İskender Kitap Sözleri


    Küçük İskender Sözleri 2012



    Gidiyorsun işte! Bir kenti terkediyorsun. Belki de sonsuza kadar. Sonsuzluk neyse, ne halta yararsa, sonsuza kadar kadar terkediyorsun belki de. Kaybolan farlara, stop lambalarına şöyle seslenmek geliyor içimden:
    'Ben bir silahım! Ama hiçbir silah yaralamaz insanı, bir başka insan olmadan!'

    Son kullanma tarihime bakmadan alır beni koynuna sevgilim. Midesini bozarım! Ama kimbilir, belki de şah damarlarımın üstündeki iki dikiş izidir bütün görüp görebileceğim...

    Hayat, çarçur edilsin diye avucuna sayılmış harçlık değildir. Hayat ile gazoz alınmaz. Hayat, birahanelerde bahşiş olarak bırakılamaz. Hayat, yalnızca martta dama çıkmaz. Hayat kıça kına yakmaz..

    Bir sırrı tutar gibi tut ellerimi, bir sırrı ağzından kaçırır gibi söyle beni sevdiğini...

    Kalbim; altta hüznün uyuduğu, üstte umudun sabahladığı bir ranza gibi sürekli gıcırdıyor birinin koynunda...

    Kalbim kırık.. Dikkat et elini kesmesin!

    Beni anlayacağın günler gelecek..
    Beni de göreceksin!
    Benimle tamamlanacak bir şeye benziyorsun çünkü..
    Korkma lütfen, bir nedeni yok.
    Yalnızca öptüm...

    Hiç, bir düğme olmak istedin mi şu hayatta doğru söyle,
    Ben istedim işte.
    Sırf iliklesinler diye seni bana...

    Seni birkaç saniye düşünürsem;
    Sessem, sersem bir heceysem eğer,
    Seni bir kelime edersem diye korktum.
    Seni kötü bir cümlede kullanırsam..
    Adını söylerken takılırsam, yanlış telaffuz edersem,
    Böyle bir günah işlersem, tanrı affeder diye korktum...

    Kim bilir..
    Belki yaralarımıza üflerken öğrendik ıslık çalmayı...

    Aşkın ayrılıkla akraba olduğunu yeni öğrendim, bu ilişkiden doğan özürlü bir çocuk yalnızlık...

    ‎''Hayatımıza kadınlar giriyor,erkekler giriyor, bir tür umumi helayız içimize sıçıp gidiyorlar.. Hatıralarımız yüzünden pis kokuyoruz !''

    ‎''Bizim senle hukukumuz var, avukatımız var, suçumuz var.. Bizim senle bir ömrü paylaşmaya andımız, bu andı çiğneyip iç yüzümüzü ifşa eden ihanetlerimiz, birbirimizi kolayca harcamanın lüksü, bu lükse sığan başönde boş boş oturuşlarımız var.. Konuşamayışlarımız, hiçbir şeyi açıklayamayışlarımız, kaçıp gitmeyi erdem sayışlarımız var...''

    Hayat,kurtlanmış arınmalarla onarılır; ancak, bileklerdeki kesikler için dikiş ipliği yerine sevdiğinizin bir saç teli lazımdır..

    Aşk, deplasmanda defans ağırlıklı oynar..

    Sensizim... Korkuyorum... Tuvalete kaçıp ağlayacağım yaşımdan başımdan utanmadan... Ama sifon kutusunda gizlenen bir su perisinden korkuyorum...

    düzden de okusan tersten de okusan
    hayat değişmeyecek besbelli!

    hepimizin bir asistanı var sonunda vurduğumuz,
    aşk ile çekememezlik arasında hep ihtiyaç duyduğumuz. . .

    Oysa birbirimize aynı mezara gömülmüş iki ceset nedenli yakın ve onlara nedenli mecbur olsak bile
    Ağlama!
    Ne yazık, elele tutuşamaz ki yanyana yatan ölüler
    ve tutuşmaz ki alevi ayrılığın!!!

    Bir oğlum ölmüş gecenin en kibar saatlerinde..Ağlıyorsam bu bir geri sayımdır acımın şakaklarında ! Kimselere emanet edemem ki artık asıl cinnetimi..

    Korkma ! Ağzına bırakacağım son nefesini !

    Bir şehirden başka bir şehire giderken hep seni düşündüm.
    Bir yüzden bir diğer yüze çevirirken bakışlarımı , arada senin kırık,huzursuz gülümseyişin..
    Çocukken anneme değil sana sarılmışım bilmeden. . . Senin göğüslerinmiş onlar nerden bileceğim..Yatağımdaki beyaz ayı. . . Senmişsin o da ! Karanlıktan korkmayışım,yaramazlıklarım, o da !!

    Hapşurduğunda "çok yaşa" deyivermiştim..Burnunu silip döndü, kırmızı gözlerle, ona çok yakışan bir yanıt verdi: "Başbaşa"

    Bu gece gitmeyeceksin değil mi? gitmek, hesap takmaktır! Ben bütün bedelleri kredi kartıyla ödeyen bir neslin çocuğuyum. Seni yalnız bırakmak için kaç paraysa öderim.

    Bilirsin beceremem yasamayı..
    Bir damla su olsam, gider rakıya damlarım...