Köprülü Fazıl Ahmed Paşa Kimdir

'Biyografi' forumunda Merve tarafından 24 Ekim 2011 tarihinde açılan konu


  1. köprülü fazıl ahmed paşa kimdir
    köprülü fazıl ahmet paşa hayatı

    Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, türk sadrazam (Vezirköprü 1635 - Kemerburgaz 1676). Köprülü Mehmet Paşa'nın büyük oğlu. iyi bir öğrenim gördü; arapça, farsça, fıkıh, kelam öğrendi. Çağın önde gelen bilginlerinden Karaçelebizade Abdülaziz Efendi'nin yardımcılığında bulundu. Müderrislik, ardından vezir rütbesiyle Şam beylerbeyliği yaptı, babasının ölümünden 50 gün önce sadaret kaymakamlığına getirildi. Padişah Mehmet IV, çok sevdiği ve saydığı Mehmet Paşa'nın vasiyetine uyarak sadrazamlık mührünü hiç düşünmeden 26 yaşındaki Fazıl Ahmet Paşa'ya verdi (30 ekim 1661). Mehmet IV ise bu tarihte henüz 20 yaşında bulunuyordu. Fazıl Ahmet Paşa 1662 yılını imparatorluğun içişleriyle geçirdi. Bu arada, Erdel'de bazı sorunların çıkması üzerine "Uyvar seferi" denilen Avusturya seferine çıktı. Neutra nehri üzerinde bulunan Uyvar (Neuhâusel) kalesini 37 günlük bir kuşatmadan sonra teslim aldı (24 eylül 1663); daha sonra başta Novigrad olmak üzere 30 kadar kaleyi de ele geçirerek kışlamak üzere Belgrad'a döndü. 1664 mayısında yeniden harekete geçti. Kanije yakınlarındaki Yenlkale'yi (Serinwar) 20 günlük bir kuşatmadan sonra ele geçirip yıktırdı. Viyana ile Budin arasındaki en önemli kalelerden biri olan Yanıkkale'ye (Raab, Györ) doğru ilerledi. Yanıkkale'nin düşmesi halinde Viyana'nın da elden gidebileceğini düşünen İmparator, mareşal kont Montecuccoli'nin komutasındaki bir orduyu Türkler'e karşı gönderdi. 1 ağustos 1664'te Szent-Gotthârd kasabası yakınlarında başlayan meydan savaşı iki tarafı da oldukça yıprattı. Ancak Fazıl Ahmet Paşa'nın ordusunu takviye ettiğini öğrenen Avusturya imparatoru, Vasvar antlaşması'nı (10 ağustos) imzalamayı kabul etti. Bu antlaşmayla İmparator, son seferdeki fetihleri tanıyor, Erdel işlerine karışmamaya söz veriyor, ayrıca Osmanlı devletine 200 000 florin tutarında bir savaş tazminatı ödemeyi taahhüt ediyordu. Vasvar antlaşması'ndan sonra Türkler'in Girit'e yükleneceklerini ve Kandiye kalesini ele geçirmek isteyeceklerini bilen Venedikliler, Mehmet IV'e barış önerisinde bulundular. Ancak, Venediklilerin 21 yıldan beri savundukları kaleyi bırakmaya yanaşmamaları karşısında divan, barış önerisini geri çevirdi. Bunun üzerine 15 mayıs 1666' da Fazıl Ahmet Paşa, Girit fethi için yola çıktı. 3 kasımda 167 parça gemiyle Hanya'ya gelen Fazıl Ahmet Paşa, 6 aylık bir hazırlık döneminden sonra 26 mayıs 1667 sabahı Kandiye kalesini kuşatmaya başladı. Ne pahasına olursa olsun, kaleyi Türkler'e kaptırmamaya kararlı olan Venedikliler, öteki Avrupa devletlerinin de desteğiyle, iki buçuk yıl kadar dayanmayı başardılar. Sonunda, kalenin düşmesinin gün meselesi olduğunu anlayan Venedikliler kaleyi teslim etmeye karar verdiler. 27 eylül 1669 sabahı, Kandiye'nin 93 anahtarı iki gümüş tepsi içinde Fazıl Ahmet Paşa'ya sunuldu. 1669-1670 kışını da Girit' te geçiren ve meydana gelen hasarların büyük bir bölümünün onarılmasına bizzat nezaret eden sadrazam, üç buçuk yıl kaldığı adanın yönetimini vezir Ankebut Ahmet Paşa'ya bırakarak 1670 mayısının ilk günlerinde Girit'ten ayrıldı.

    1672'nin ortalarına doğru, kendi isteğiyle Osmanlı devletine bağlanan Ukrayna' nın kazak atamanı Doroşenko'yu sürekli baskı altında tutan Lehistan kralı VVİânio-wiecki'ye karşı harekete geçmeye karar veren padişah, yanına Fazıl Ahmet Paşa' yı da alarak Edirne'den yola çıktı. Birinci Lehistan seferi diye anılan bu sefer sırasında Kamaniçe (Kaminiec ya da Kame-nets Podolskiy) 8 gün süren bir kuşatmadan sonra teslim oldu (27 ağustos 1672). Bunun şaşkınlığı sürerken Halep valisi Kaplan Paşa'yta Kırım hanı Selim Giray ve Doroşenko'nun komutasındaki birlikler, kralın ünlü başkomutanı Jan Sobleski'nin savunma hatlarını yarıp Polonya içlerine kadar girdiler ve irili ufaklı birçok kaleyi ele geçirdiler. Kral, çok ağır koşullarla barış antlaşması yapmaya razı oldu. 18 ekim 1672'de Bucaş'ta imzalanan bu antlaşmanın Lehistan Diyet meclisi tarafından onaylanmaması, Sobieski'nin de türk ordusunun çekilmesinden sonra bazı kaleleri zapt etmesi üzerine ordu ertesi yıl ikinci Lehistan seferine çıktı. Hotin kalesi önündeki meydan savaşında Silistre beylerbeyi Sarı Hüseyin Paşa'nın bozguna uğraması, Sobieski'nin Lehistan tahtına oturmasını sağladı. Fazıl Ahmet Paşa Dobruca1 ya çekilerek kışın geçmesini bekledi. 1674 ortalarına yaklaşırken Türkler'in yeniden saldırıya geçeceklerini bilen Sobleski, tahtını tehlikeye atmamak için padişaha barış önerdiyse de antlaşma imzalanamadı, Mehmet IV'le sadrazam 21 kasım 1674'te Edirne'ye döndüler. Bundan sonra Lehistan'daki çatışmalar serdar vezir Şişman ibrahim Paşa tarafından yönetildi. Lehler' den 48 kale alan ibrahim Paşa Galiçya' nın merkezi Lwöw'u (Lvov) fethetmeyi denediyse de başarı sağlayamadı. Lehistan' la imzalanan Zorawno antlaşması (27 ekim 1676) ile Podolya ve Ukrayna Osmanlı yönetiminde kaldı.
    Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, 1676 ekiminde padişahla birlikte Edirne'ye giderken yolda hastalandı. Hastalığı ağırlaşınca Kemerburgaz'daki Karabiber çiftliğinde bir süre dinlenmesi uygun görüldü. 15 yıl 4 ay sadrazamlık yaptıktan sonra 2 kasımı 3 kasıma bağlayan gece burada öldü. Cenazesi istanbul'a getirilerek babasının Divanyolu'ndaki türbesine gömüldü. Zeki, bilgili, alçakgönüllü, hayırsever bir kişi olan Fazıl Ahmet Paşa, içkiye düşkünlüğüyle de bilinir. Çocuğu olmadığından, Köprülüler soyu, 1689'da sadrazam olan kardeşi Fazıl Mustafa Paşa'dan yürümüştür.