kızılay haftası skeç

Konusu 'Sanatsal Etkinlikler' forumundadır ve YAREN tarafından 11 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye


    kızılay haftası skeçleri,kızılay skeci,kızılay haftası ile ilgili skeçler

    GERÇEK ZENGİNLİK SAĞLIKTIR


    ÖĞRETMEN: Çocuklaar! Piknik sona erdi. Hava kararmak üzere… Toparlanın okula yetişmeniz lazım.

    ALİ: Biz hazırız öğretmenim.

    ÖĞRETMEN: Haydi bakalım, geldiğimiz yoldan geriye dönüyoruz…

    VELİ: Öğretmenim
    şuraya bakın! Ne kadar güzel bir köşk burası…

    ÖĞRETMEN: Aaa! Gerçekteeen! Harika bir ev bu! Kimin acaba çocuklar?

    CAN: Bilmem…. Ama keşke bu evin sahibinin oğlu olsaydım…

    ÖĞRETMEN: Niye?

    CAN: Niye mi? Baksanıza, boğaz manzaralı, yem yeşil bahçesi olan olağanüstü bir ev bu. Kim bilir içinde neler neler vardır.

    ÖĞRETMEN: Eğer sen bu evin sahibinin oğlu olsaydın neler yapardın?

    CAN: Sizleri evime davet ederdim.

    ALİ: Öğretmenim ne olur şu evin bahçesine bir girelim.

    ÖĞRETMEN: Niye, ama geç kalıyoruz çocuklar.

    VELİ: Ne olur öğretmenim! Hemen geri çıkarız.

    ÖĞRETMEN: İzinsiz olmaz. Bir bakalım kim var içeride?

    ALİ: Öğretmenim bakın orada bir kadın var.

    ÖĞRETMEN: Evet gördüm. Heey! Bakar mısınız?

    BAKICI: Buyrun, ne istemiştiniz?

    ÖĞRETMEN: Şeey! Ben öğretmenim. Bunlar da Gümüş İlköğretim Okulu öğrencileri. Sınıfça buraya pikniğe gelmiştik. Dönerken bu köşkü gördük. Kime ait olduğunu merak ettik. Bu köşk kimin acaba?

    BAKICI: Bu köşk ülkemizin en zengin insanına ait.

    CAN: Öğretmenim orada bir çocuk var. Tekerlekli sandalyede oturuyor.

    BAKICI: Bir dakika onu buraya getireyim.

    ALİ: Aa! Çocuk hasta galiba.

    BAKICI: Bu çocuk da bu köşkün sahibinin oğlu. Gördüğünüz gibi tekerlekli sandalyeye mahkum. Bende onun bakıcısıyım.

    ÖĞRETMEN: Yaa! Demek bu çocuk bu köşkün sahibinin oğlu ha.. Çocuklar! Az önce “Keşke bu köşkün sahibinin oğlu olsaydım.” diyen kimdi?

    CAN: Şey bendim öğretmenim…

    ÖĞRETMEN: Şimdi ne düşünüyorsun?

    CAN: Şeey, ne diyeceğimi bilemiyorum…

    ÖĞRETMEN: Bakın çocuklar zenginlik sandığınız gibi mal ve varlık yönünden her şeye sahip olmak değildir. Gerçek zenginlik gönülle olur. Eğer gönlünüz huzur doluysa siz dünyanın en zengin insanısınız demektir.

    ALİ: Nasıl yani öğretmenim?

    VELİ: Gönlün huzur dolu olması ne demek öğretmenim.

    CAN: Gerçek zenginlik nedir öğretmenim?

    ÖĞRETMEN: Çocuklar, sizler hepiniz aslında milyardersiniz. Örneğin sen çocuğum, sana 100 milyar verseler gözlerini satar mısın?

    ALİ: Hayır, kesinlikle satmam. Gözlerim olmadıktan sonra parayı ne yapayım?

    ÖĞRETMEN: Ya kalbini 100 milyara satar mısın?

    ALİ: Olur mu öğretmenim? Kalbim olmazsa ben nasıl yaşarım?

    ÖĞRETMEN: Peki sana 500 milyar verseler bir ayağını satar mıydm?

    VELİ: Hayır…

    ÖĞRETMEN: Peki 500 milyara bir kolunu satar mısın?

    VELİ: Hayır…

    ÖĞRETMEN: Gördüğünüz gibi hiç biriniz milyarlarca paraya rağmen bir organınızı bile satmıyorsunuz. Demek ki bu organlarınızın değeri çok çok fazla. Örneğin çok çok zengin olan bir insan ölmek üzereyken, birazcık daha yaşamak için, bütün servetini vermeye razı olur. Yani anlayacağınız önemli olan sağlıktır. Sağlık ve huzur! Nice insanlar vardır ki, servet içinde yüzüyorlar, ama mutsuzlar!

    CAN: Teşekkür ediyorum öğretmenim. Bana gerçek zenginliğin ne olduğunu gösterdiniz. Demek ki ben çok çok zengin bir insanmışım.
    Cengiz Tan​
     

Sayfayı Paylaş