Kız çocuğu nasıl yetiştirilir?

'Sosyal Konular' forumunda ZeuS tarafından 8 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]




    Kız çocuğu nasıl yetiştirilmelidir,
    iyi bir evlat nasıl yetiştirilir
    Kız çocuğu nasıl yetiştirilir?
    Psikolog Fatih Reşit Civelekoğlu,Aralık ayı Moral Dünyası dergisinin kapak konusu olarak işlediği Kız çocuğu nasıl yetiştirilir? konusundaki yazısında önemli açıklamalarda bulundu.
    Allah'ın kız çocuklarına annelik ve eşlik vazifesi verirken onları buna uygun duygularla donattığını belirten Civelekoğlu, bu duyguların başında ise şefkat, sadakat, bağlılık ve sevgi gibi duyguların geldiğini söyledi. Bu duyguların Allah tarafından kızlara verilen annelik ve eşlik görevlerini layıkıyla yerine getirebilmesi için gerekli olan duygular olduğunu belirten Civelekoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fakat günümüz hayatında iş hayatındaki bir kadında bu duyguların baskın olması toplum tarafından onaylanan bir şey değil, tam tersine bir eksiklik olarak görülüyor.

    Civelekoğlu, dergideki Kız çocuğu nasıl yetiştirilir makalesinde konuyla ilgili şu görüşlere yer veriyor;

    “Anneler ve babalar çocuklarını hayata hazırlarken, ne yazık ki Mevla’nın onlara vermiş olduğu, hayatlarının daha sonrasında onlara çizmiş olduğu yaşam planını gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları fıtratı temel almıyorlar. Aksine iş hayatının belirlemiş olduğu modeli esas alıyorlar. Daha rekabetçi, daha yırtıcı, tuttuğunu kopartan kız çocukları toplum tarafından kabul görüyor. Bu durum ise kız çocuğunun belli bir erişkinliğe ulaştığında annelik ve eşlik vazifelerini yapmasına mani oluyor. Evlenemiyorlar. Evlenseler bile çocuklarına annelik yapamıyorlar.

    En fazla bir çocuk sahibi oluyorlar. Halbuki kadın fıtratında çok çocuk sahibi olma isteği vardır. Kadındaki şefkat ve sevgi iki çocuğa, üç çocuğa, dört çocuğa yetecek kadardır. Bu duygular kadının içinde olsa o anne doğumdan üç ay sonra çocuğunu götürüp kreşe bırakıp iş hayatına devam edemez. O duygu onun içerisinde olmadığı için körleştirildiği, törpülendiği için bir anne bunu yapabiliyor. Günümüzde kreş sayısının artması kadınlarımızda şefkat eksikliğinin bir göstergesidir. Mevla tarafından içinde fıtri olarak şefkat duygusu yerleştirilen bir anne, üç aylık çocuğunu, altı aylık çocuğunu yabancı bir bakıcının eline terk edemez. Eğer yapabiliyorsa fıtri duyguları törpülenmiş, anneliğe, eş olmaya hazırlanmamış demektir.”

    “Günümüzde boşanmaların bu kadar çok olmasının sebebi kız çocuklarının aileleri tarafından iyi bir anne ve iyi bir eş olmaya hazırlanmamasından kaynaklanmaktadır. Kız çocukları; “çalışsın, ekonomik özgürlüğünü elde etsin, ayakları üzerinde dursun, kendisine yetebilsin” düşüncesiyle dershanelere, kurslara gönderiliyor. Fıtratında sevgi, şefkat, sadakat, merhamet, bağlılık gibi duygular olan kadının bu duyguları, erkek egemen bir hayatta erkeklerle rekabette geri düşüren duygular olarak değerlendiriliyor.

    Kız çocuklarının fıtratına yerleştirilen duyguları öteleyici şekilde yetiştirmenin, anne-babaya bakan boyutları da vardır. Burada aynı zamanda trajikomik bir durum ortaya çıkmakta. Fıtri olarak şefkat duygusuna sahip olan bir kadın hiçbir zaman anne veya babasını bakım evine terk edemez. Ama o duygu belli bir eşiğin altında ise yeterince zenginleşmemişse, anne ve baba çocukluk döneminde o duyguyu beslememişse, büyütmemişse kadın yeri ve zamanı geldiğinde annesini ve babasını da terk edebiliyor.

    Fıtratı bozulmuş bir annenin yetiştireceği çocuklarda ise cinsel sapma problemi görülme ihtimali çok yüksektir. Çünkü çocuk, annesi ile babasını birbirinden ayırt edemez. Dolayısıyla kadın ve erkeğin birbiriyle benzeşmesi çocuğun cinsel kimliğini oluşturma sürecinde çok ciddi anlamda sıkıntılar yaşamasına neden olur. Çocuk olumsuz çevresel faktörlerle de karşılaşırsa kimlik boyutunda cinsel sapmalar olma ihtimali çok yüksektir.

    Kız çocuklarına, fıtratlarına uygun olan şefkat, merhamet, sevgi, sadakat gibi duyguları verilmediği, tam tersine acımasızlık, sadakatsizlik, merhametsizlik, hırs, rekabet duyguları verildiği zaman erkeksileşiyorlar. Fakat ne kadın olmayı başarabiliyorlar, ne de erkek olmayı başarabiliyorlar. Üçüncü bir tür haline dönüşüyorlar ve bu üçüncü tür kadın olmanın ve erkek olmanın da gereklerini yerine getiremiyor. İki arada bir derede kalıyor. Bu toplumu ciddi anlamda tehdit ediyor. Bugün Batı toplumunun ahlakî anlamda yaşamış olduğu sorunların temelinde kız çocuklarının fıtratına uygun olarak yetiştirilmemesi vardır.”
    (zaman)