kıyamet günü şefaat nasıl olur ?

'Sorularla İslamiyet' forumunda Semerkand tarafından 1 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. kıyamet günü şefaat nasıl olur ?
    mahşer gününde peygamberimizin şefaati
    −‘Ya Muhammed! Başını kaldır.

    “Kıyamet günü olacaklarla ilgili şeyleri yazabilir misiniz?”

    : Bu konu hakkında ki hadis şöyledir:

    Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Allah, kıyamet gününde mü’minleri toplar.

    Onlar:

    −İçinde bulunduğumuz bu durumumuzdan bizi kurtarması için Rabbimizden şefaat istesek derler.

    Müteakiben Adem aleyhisselam’a gelirler ve:

    −‘Ey Adem! İnsanların sıkıntı da olduğunu görmüyor musun!? Allah seni kendi eliyle yarattı! Meleklerini sana secde ettirdi ve her şeyin ismini sana öğretti. Bulunduğumuz bu durumdan bizi kurtarması için Rabb’in katında bizim için şefaatçi ol!’ derler.

    Adem aleyhisselam:

    −‘Ben buna ehil değilim!’ der ve onlara işlemiş olduğu o ağaçtan yeme hatasını zikreder.

    Sonra Adem aleyhisselam:

    −‘Fakat sizler Nuh’a gidin! Çünkü o, Allah’ın, yeryüzü ahalisine gönderdiği ilk Rasuldür’ der.

    İnsanlar Nuh aleyhisselam’a gelir ve ondan şefaat isterler.

    Nuh aleyhisselam da:

    −‘Ben buna ehil değilim!’ der ve işlediği bir hatayı zikreder.

    Sonra Nuh aleyhisselam:

    −‘Rahmân’ın Halili olan İbrahim’e gidin!’ der.

    İnsanlar İbrahim aleyhisselam’a gelip ondan şefaat isterler.

    İbrahim aleyhisselam’da:

    −‘Ben buna ehil değilim!’ der ve onlara işlediği hataları zikreder.

    Sonra İbrahim aleyhisselam:

    −‘Fakat siz, Allah’ın kendisine Tevrat’ı verdiği ve kendisiyle konuştuğu kulu Musa’ya gidin!’ der.

    Onlar Musa aleyhisselam’a giderler.

    Musa aleyhisselam’da:

    −‘Ben buna ehil değilim! der ve bir hatasını zikreder.

    Sonra Musa aleyhisselam:

    −‘Fakat sizler Allah’ın Kulu, Rasulü, kelimesi ve ruhu olan İsa’ya gidin!’ der.

    Onlar da İsa aleyhisselam’a gelirler.

    İsa aleyhisselam’da:

    −‘Ben buna ehil değilim! Fakat siz geçmiş ve geri kalmış günahları bağışlanmış bir kul olan Muhammed’e gidin!’ der.

    Bunun üzerine insanlar bana gelirler. Ben de gider Rabbimin huzuruna izin isterim. Bana huzura girmem için izin verilir. Ben Rabbimi görünce hemen O’nun için secdeye kapanırım. Allah beni bu hal üzere bırakmak istediği kadar bırakır.

    Sonra Allah tarafından bana:

    −‘Ya Muhammed! Başını kaldır. Söyle, sözün dinlenir; iste, sana verilir; şefaat et, şefaatin kabul edilir’ denir.

    Ben, Allah’ın bana öğrettiği birçok hamdlerle Rabb’ime hamd ederim. Sonra şefaat ederim’ buyurdu.”

    Buhari 7281, Müslim 193/322


    [​IMG]