Kıyamet Alametleri

'Dualar ve Faziletleri' forumunda efendy_61 tarafından 19 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. Kiyamet öncesi fitneler

    4981 - Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça Kıyamet kopmaz."

    Buhari, Cihad 95, 96, Menakıb 25; Müslim, Fiten 62, (2912); Ebu Davud, Melahim 9, (4303, 4304); Tirmizi, Fiten 40, (2216); Nesai, Cihad 42, (6, 45).

    4982 - Yine Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "rumlar, A'mak ve Dâbık nam mahallere inmedikçe Kıyamet kopmaz. Onlara karşı Medine'den bir ordu çıkar. Bunlar o gün Arz ehlinin en hayırlılarıdır. Bu ordunun askerleri savaşmak üzere saf saf düzen alınca, rumlar:

    "Bizden esir edilenlerle aramızdan çekilin de onları öldürelim!" derler. Müslümanlar da:

    "Hayır" VALLAHi sizinle, kardeşlerimizin arasından çekilmeyiz" derler. Bunun üzerine (müslümanlar) onlarla harb eder. bunlardan üçte biri inhizama uğrar. ALLAH ebediyen bunların tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar ALLAH indinde şehitlerin en faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düşmezler. Bunlar İstanbul'u da fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kılıçlarını zeytin ağacına asmış ganimet taksim ederken, şeytan aralarında şöyle bir nida atar:

    "Mesih Deccal, ailelerinizde sizin yerinizi aldı!"

    Bunun üzerine, çıkarlar. Ancak bu haber bâtıldır. Şam'a geldiklerinde (Deccal) çıkar. Bunlar savaş için hazırlık yapıp safları tanzim ederken, namaz için ikamet okunur. Derken İsa İbnu Meryem iner ve onlara gitmek ister. ALLAH'ın düşmanı, Hz. İsa'yı görünce, tıpkı tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eğer bırakacak olsa, (kendi kendine) helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak ALLAH onu kudret eliyle öldürür; öyle ki onlara, harbesindeki kanını gösterir."

    Müslim, Fiten 34, (2897).

    4983 - Yine Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):

    "Bir tarafı karada bir tarafı da denizde olan bir şehir işittiniz mi?" diye sordular. Oradakiler: "Evet!" deyince, şöyle buyurdular:

    "İshakoğullarından yetmişbin kişi bu şehre sefer tertiplemedikçe Kıyamet kopmaz. Askerler şehre gelince konaklarlar. Ancak silahla savaşmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. "Lâilâhe illALLAHu vALLAHu ekber!" derler. Bunun üzerine şehrin kara tarafı düşer. Sonra askerler ikinci kere, "Lâilâhe illALLAHu vALLAHu ekber!" derler, şehrin diğer tarafı da düşer. Sonra tekrar "Lâilahe illalllahu vALLAHu ekber!" derler. Bu sefer onlara (kapılar) açılır. Oradan şehre girerler ve şehrin ganimetini toplarlar. Ganimetleri aralarında taksim ederlerken, yanlarına bir münâdi gelip: "Deccal çıktı!" diye bağırır. Askerler her şeyi bırakıp geri dönerler."

    Müslim, Fiten 78, (2920).

    4984 - İbnu Ömer radıyALLAHu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Yahudilerle savaşacak ve onları öldüreceksiniz. Öyle ki taş dahi: "Ey müslüman! işte yahudi, arkamda (saklandı), gel, öldür onu!" diyecek."

    Buhari, Cihad 94, Menakıb 25; Müslim, Fiten 79, (2921); Tirmizi, Fiten 56, (2237).

    4985 - Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Müslümanlardan iki grup aralarında savaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Bunlar aralarında büyük bir savaş yaparlar, fakat dâvaları birdir."

    Buhari, Fiten 24, Menakıb 25, İstitabe 8; Müslim, İman 248, (157), Fiten 17, (157).

    4986 - Hz. Huzeyfe radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Nefsim yed-i kudretinde olan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun! İmamınızı öldürmedikçe, kılıçlarınızı birbirinize kullanmadıkça, dünyanıza şerirleriniz varis olmadıkça Kıyamet kopmaz."

    Tirmizi, Fiten 9, (2171).

    4987 - Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Herc artmadıkça Kıyamet kopmaz!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler

    "Herc nedir ey ALLAH'ın Resûlü?" diye sordular.

    "Öldürmek! Öldürmek!" buyurdular."

    Müslim, Fiten 18, (157)

    4988 - Hz. Enes radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığının parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur. Mü'min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar."

    Tirmizi, Fiten 30, (2196).

    RESÛLULLAH'TAN SONRA KIYAMET YAKINDIR

    4989 - Sehl İbnu Sa'd radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:

    "Ben Kıyamet şöyle yakın olduğu halde gönderildim!" buyurdular ve şehadet parmağıyla orta parmağını yanyana gösterdiler."

    Buhari, Rikâk 39, Tefsir, Nâzi'at 1, Talâk 25; Müslim, Fiten 132, (2950)

    4990 - Müstevrid İbnu Şeddâd el-Fihrî radıyALLAHu anh anlatıyor:

    "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Ben Kıyamet'in kopacağı aynı saatte gönderildim. Ancak, şunun şunu geçmesi gibi ben Kıyamet saatini geçip biraz evvel geldim!" buyurdular ve orta parmağı ile şehadet parmağını gösterdiler."

    Tirmizi, Fiten 39, (2214)

    KIYAMETTEN ÖNCE BİR ATEŞİN ÇIKMASI

    4991 - Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Hicaz bölgesinden bir ateş çıkmadıkça Kıyamet kopmaz. Bu ateş Busra'daki develerin boyunlarını aydınlatacaktır."

    Buhari, Fiten 24; Müslim, Fiten 42, (2902)

    4992 - İbnu Ömer radıyALLAHu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:

    "Kıyametten önce, Hadramevt'ten -veya Hadramevt denizinden- bir ateş çıkacak, insanları toplayacak" buyurmuşlardı. (Orada bulunanlar)

    "Ey ALLAH'ın Resûlü (o güne ulaşırsak) ne yapmamızı emredersiniz?" diye sordular.

    "Size Şam('ı yani Suriye'ye gitmenizi) tavsiye ederim" buyurdular."

    Tirmizi, Fiten 42, (2218)

    MUASIRLARININ ÖMRÜ

    4993 - Ebu'z-Zübeyr, Hz. Câbir radıyALLAHu anh'tan naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Bugün doğmuş (canlı olan) hiçbir nefis yoktur ki, yüz sene sonra ölmemiş olsun." (Râvi der ki "Bununla ömrün kısalması kastedilmiştir."

    Müslim, Fezailu's-sahâbe 218, (2538); Tirmizi, Fiten 64, (2251)

    4994 - Hz. Enes radıyALLAHu anh anlatıyor: "Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a: "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye sormuştu. Aleyhissalâtu vesselâm bir müddet sükuttan sonra yanında duran Ezd-i Şenûe kabilesine mensup bir çocuğa bakıp:

    "Bu delikanlı pir-i fâni olmadan önce Kıyametiniz kopacaktır!" buyurdular.

    Hz. Enes radıyALLAHu anh der ki: "Çocuk o gün benim akranım idi."

    Müslim, Fiten 138, (2953).

    YALANCILARIN ZUHÛRU

    4995 - Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Otuz kadar yalancı Deccaller çıkmadıkça Kıyamet kopmaz. Bunlardan her biri ALLAH'ın elçisi olduğunu zanneder."

    Tirmizi, Fiten 43, (2219); Ebu Dâvud, Melâhim 16, (4333, 4334, 4335)

    GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI

    4996 - Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Güneş, battığı yerden doğmadıkça Kıyamet kopmaz. Batı'dan doğunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamış veya imannın sevkiyle hayır kazanamamış olan hiç kimseye bu iman fayda sağlamaz."

    Buhari, Rikak 39, İstiska 27, Zekat 9; Müslim, İman 248, (157); Ebu Davud, Melahim 12, (4312)

    4997 - Hz. Ebu zerr radıyALLAHu anh anlatıyor: "Güneş battığı sırada Mescid'e girmiştim. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana:

    "Ey Ebu Zerr!" buyurdular. "Şu (güneş batınca) nereye gidiyor, biliyor musun?"

    "ALLAH ve Resûlü daha iyi bilir!" dedim.

    "O, Rabbinden secde etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine şöyle denir: "Git geldiğin yerden tekrar doğ." O da battığı yerden doğar."

    Sonra (Ebu Zerr dedi ki: "Aleyhissalâtu vesselâm) şöyle kıraat etti: "Ve zâlike müstegarrün leha" (Yasin 38) (Ebu Zerr ilaveten) dedi ki: "Bu İbnu Mes'ûd kıraatidir."

    KAYNAK:KÜTÜB-i SİTTE
     



  2. paylaşım için teşekkürler