Kitaplardan replikler

'Güncel Bilgiler' forumunda Büsra tarafından 7 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu


  1. Kitaplardan replikler
    Kitaplardan sözler
    Kitaplardan güzel bölümler

    **************************************************************************

    Haritayı açarken, Drizzt'in elleri titredi.Şimdi inanma cüretini göstriyordu k, bu doğruydu.Gerçekten de yüzeye gidiyordu.O an, Belwar'a onunla gelmesini söylemeyi istedi;böylesi değerli bir dosta nasıl hoşçakal diyecekti?

    Ancak, ilkeler Drizzt'i yolculuklarında buraya dek taşımıştı ve ilkeler şimdi bencil olmamasını gerektiriyordu


    R.A.Salvatore - Kara elf Üçlemesi/Sürgün

    -

    Sen düşünenlerden misin yoksa hayal kuranlardan mı?

    -

    "Biz burada kahvemizi gece kadar koyu, günah kadar tatlı içeriz..."

    -

    "Benim hiçbir şeyim orijinal değil. Ben bildiğim tüm insanların ortak çabasıyım."
    ...
    "Sevdiğiniz ve sizi seven kişi asla ve asla aynı kişi değildir."
    ...
    "Yarışmalar, eğitimimizden geriye kalan rasgele ve değersiz gerçekler hakkında kendimizi daha iyi hissetmemiz için düzenlenirler."
    ...
    "Seth 'Bir daha asla, seni öldürmeye çalışırken beni yakaladığın gece korktuğum kadar korkmam' diyor ve Seth Seatlle'ın ışıklarına bakarak gülümsüyor.
    Biliyorsunuz, dudaklarım olsa ben de gülümserdim."
    ...
    "Kazadan sonra çekilen polis fotoğraflarını görmek isteyince de, nöbetçi hemşire 'Hayır,' diyordu. Fotoğrafları hemşire odasında, bir dosyada saklıyorlardı ve sanki ben hariç herkes o resimleri görme şansına sahipti. Aynı hemşire "Doktor zaten yeterince acı çektiğini söylüyor,' diyordu.
    Aynı hemşire bana propan gazı patlamasında saçları ve kulakları yanan bir muhasebeciyi ayarlamaya çalıştı. Kanser yüzünden boğazını ve sinüslerini kaybeden bir yüksek lisans öğrencisiyle tanıştırdı beni. Üçüncü kattan düşerek betona kafa üstü çakılmadan önce pencere temizleyen başka biriyle daha tanıştırdı.
    Patlama, kanser, çakılmak; kullandığı kelimeler bunlardı. Avukat'ın talihsizliği. Geçirdiğim büyük kaza.
    Rahibe Katherine altı saatte bir yaşam sinyallerimi kontrol ediyordu. Kalın gümüşten erkek kol saatinin üzerine yerleştirdiği ikinci eliyle nabzımı ölçüyordu. Tansiyon aletini koluma doluyordu. Ateşimi ölçmek için elektrikli tabancayı kulağıma sokuyordu.
    Rahibe Katherine alyans takan rahibelerdendi.
    Ve evli insanlar hep cevabın aşk olduğunu sanırlar."
    ...
    "Brandy'yle karşılaşana dek tek istediğim birilerinin yüzüme ne olduğunu sormasıydı.
    Onlara 'Kuşlar yedi,' demek istiyordum.
    Yüzümü kuşlar yedi."


    -

    "Ben elimle ateş etmem eliyle ateş eden biri babasının yüzünü unutmuş demektir. Ben elimle ateş etmem, kalbimle öldürürüm."

    ...Roland Descain...

    -

    1984'ten seçmeler :

    -Savaş barıştır,özgürlük köleliktir,bilgisizlik kuvvettir.

    -Özgürlük,iki kere ikinin 4 ettiğini söyleyebilmektir

    -101 no'lu odada ne var?

    -

    Dream miğferini almak için cehennem'e gitmiştir. Ve bir zebaniyi düelloda yenip miğferini almıştır. Cehennem'den ayrılacakken Luciferle arasında geçen dialog:

    Lucifer:
    Cehennem'in milyonlarca lordu etrafını kuşatmış durumda. Söylesene ayrılmana neden izin verelim ki?
    Miğferli yada miğfersiz senin burada hiç gücün yok... Hayallerin cehennemde ne gücü olabilir ki?

    Dream:
    Gücüm olmadığını mı söylüyorsun? Belki gerçeği dile getiriyorsun. Ama burada hayallerin gücü yok diyorsun.
    Söyle bana Lucifer Sabahyıldızı, hepiniz kendinize sorun. Eğer buraya hapsedilenler cennet'i hayal edemeselerdi, cehennemin gücü olabilirmiydi?.

    Ve dream cehennem'den ayrılır...

    -

    "Teşekkürler, Lordum," dedi fahişe.Etrafına bakındı."Burası sefil bir yer," dedi, sesinde kesin bir teslimiyet vardı."Eğer sokaklarda çalışmaktan hoşlansaydım buraya hiç gelmezdim." İçini çekti. "Biliyor musunuz?" dedi, "ayaklarım ağrıyor.Oysa benim mesleğimdeki birinin sırtından şikayetçi olması gerekirdi.Tekrar teşekkürler, Lordum." Döndü ve oturduğu masaya doğru ayaklarını sürüye sürüye geri gitti.

    "Fahişelerle konuşmayı seviyorum," dedi Kalten."Hayata karşı hoş, sade bir bakışları var."

    "Bir kilise şövalyesi için ilginç bir hobi."

    "Tanrı beni savaşçı olarak kiraladı Sparhawk, keşiş olarak değil.Bana söylediğinde savaşırım ama diğer zamanlarım bana ait."

    -

    "Bak Milena, "En çok seni seviyorum" diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki..."Sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla" dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki"

    "beni uğurlarken gördüğüm yüzünü anımsadım da o yüzle oturdum ben de.Unutamayacağım bir doğa olayıydı yüzün istasyonda Milena:Bulutlardan değil, kendiliğinden gölgelenen bir güneştin sanki."

    "Seni gördüm düşümde bu sabah gene.Yan yana oturuyoruz...Sen itiyorsun beni, ama kızmadan, gülerek.üzülüyorum, ittiğin için değil, seni itmeye zorlayan davranışıma üzülüyorum.Sızlanmayan, yakınmayan herhangi bir kadına davranır gibi davranıyorum sana;sessizliğinin ardındaki sesi-hem de bana seslenen sesi-duymadığıma üzülüyorum.Duyamadım mı dersin?Duymuş da olsam, karşılık veremedim ya!

    İlk düşümden daha bitik, daha kötü ayrıldım yanından.Bir yerde okumuş olacağım, bir benzetiş geldi şimdi aklıma:

    <<Ateşten örülmüş uzun yalımlardır sevgilim, dolaşır yeryüzünü, sarar beni.Ama sardıklarını değil, görmesini bilenleri sürükler ardından...>>"