Kış Öyküleri

'Masallar ve Hikayeler' forumunda ZeuS tarafından 26 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kış Öyküsü,
    Kış Hikayeleri,
    Kış Öyküleri,
    Kış hikayesi

    kış güneşi öyküsü

    Limanda bekleyen kız dönecek umuduyla dikilirken rüzgar esti. “ondan sana bir tutam koku getirdim.” Dedi. “kokla sevdiğini hisset”dedi. Kız rüzgarı var gücüyle içine çekti. Ama bu yetmedi ona. Beklemeye devam etti. Güneş açtı. “sen onun kalbinde yeşeriyorsun unutma”dedi. Kız güneşin sıcaklığını kemiklerine kadar hissetti. Gece oldu ay çıktı. Kız limanda oturmadan, yorulmadan bütün umuduyla bekliyordu. Ay ona acıyıp “sana onu göstereceğim, iyi bak” dedi. Denizde ona eşlik eşlik etti ve hafif dalgalanmasıyla yakamozda kız sevdiğini gördü. Ama gene yetinmedi. Görmek özlemini eksiltmiyor aksine dokunamamak daha da canını acıtıyordu. Yağmur yağdı. Üzgün bir şekilde “ağlama lütfen. Ben bile sana yetişemiyorum” dedi. Ama kız özlüyordu. Bu sefer sonbahar geldi. Yapraklar çevresini sardı. “hazan ayıdır bu ay. Bizde sarardık bütün sevgilerde. Ayrılık var. Ver bize götürelim uzaklara.” Dediler. Ama kız onları duymazlıktan geliyordu. Bekliyordu. Dönecekti. Dalgalar vururken limana o da vuracaktı onun kalbine. Demir atacaktı. Beklemeliydi. Artık ümidi azalmıştı ama beklemeliydi. Kış geldi. Her tarafını beyaz kaplamıştı. Onunda söyleyecekleri vardı. “bekleme onu. Dönmeyecek. Onun kalbi artık buz kaplı.” Kız inanmıyordu. Dönüp güneşe baktı. Kış onu üşütmüştü. Belki güneş onu gene ısıtabilirdi. Ama güneşte bu sefer umutsuzdu. “ artık yeşeren çiçekler soldu. Sonbaharda gittin. O artık buz kalpli.” Dedi. Zavallı kız duyduklarına inanamadı. Güneş iyice üşütmüştü. O kadar beklemişti onu ama vuslatta acı vardı. Artık gitmeliydi. Kalbini, mabedini sonsuza dek acı çekmemek için kapattı ve mevsimler boyu beklediği yerden ayrıldı...
    Yanlış zaman yanlış insan
    Tutunmak imkansız bıktım yamalı sevdalardan
    Yanlış bahar kış güneşi
    Yoruldum her bulduğumda kaybetmekten seni
    Kıyamete kadar kapattım kalbimi


    Bir Kış Günü Öyküsü


    - Bugün hava her zamankinden soğuk değil mi?
    - Evet. Ama mecburuz yola çıkmaya. Hem dert etme. Gittiğimiz yer çok sıcakmış. Isınırız orda bir güzel. Diğer dostlarımızı da göreceğiz bu yolculukta unutma. Bu bile yeter yola çıkmaya.
    - Doğru söylüyorsun galiba...

    Ellerine baktı son kez. Ayışışığı vurmuştu sanki çehresine. Öylesine parlıyordu alabildiğine. Şımarmamak için zor tuttu kendini. " Acaba yolculuk nasıl geçecekti? Şikayet edip sabredemezse, bu diyarları terk etmeyi göze alamazsa...Olmazdı,olamazdı. O zaman ben, ben olamam ki...İnsanlar beni gördüklerinde " işteo. ne güzel. ne kadar temiz, ne kadar gayretli" dediklerinde yüreğindeki sevgiyi ve var olma nedenini sevinçle izleyecekti bu yolculukta. Yaratılma amacı için bu yolculuğa çıkması gerekiyordu.

    Ve yoldaydı. Fakat üşümüyordu çok fazla. Yine nazlıydı. Yine dans eder gibi oradan oraya koşturuyordu. Kimseye rahatsızlık vermeden, üstelik engelleri kaldırarak akıyordu adeta.

    " Ne kadar hoş. herkes burada. Tanışmalıyım hepsiyle." diye söyleniyordu kendi kendine.

    - Hey! Senin adın ne?
    - Berfin. Ya seninki?
    _ Ben mi? Ben , ben...

    Kar tanesi son kelimesini söylerken, toprakla kucaklaşır buldu kendini. Ve sıcaklığını hissettiğinde, gülücükler açtı çehresinde. Bundan böyle toprağa bakabilen herkes, kar tanesini göremese de, onun tebessümünü gördü her seferinde...

    alıntı