Kirveme Mektuplar Kitap Özeti-Margosyan

'Kitap özetleri' forumunda Ezlem tarafından 10 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kirveme Mektuplar roman Özeti
    Mıgırdiç Margosyan Kitapları
    Kirveme Mektuplar Kitap Tanıtım

    Kitap Özet

    Aras Yayıncılık, 2009 yılında kitapçı raflarındaki yerlerini alan Zurna, Kürdan ve Çengelliiğne'nin ardından 2006 yılında Lîs Yayıncılık tarafından ilk baskısı yapılan Mıgırdiç Margosyan'ın Evrensel gazetesindeki yazılarından yapılmış bir seçki olan Kirveme Mektuplar'ı okuyucuların dikkatine sunuyor 2003'ten 2006'ya uzanan bir dönemde Türkiye ve dünyada yaşanan olayları kapsayan bu denemelerinde Margosyan, siyasi, toplumsal ve kültürel gelişmelerin derinliklerinde yatan, çoğu zaman görülmeyen ya da görülmek istenmeyen olguları seriyor gözlerimizin önüne Bunu yaparken, didaktik bir öğreticilikten her zaman uzak durmayı başaran usta yazar, kâh neşeli kâh hüzünlü bir dille, kalemini sorunların tam yüreğine daldırmaktan çekinmiyor

    Kirveme Mektuplar'ı okuyanlar, Türkiye'nin çok kritik bir dönemeçten geçtiği ve etkileri bugünkü pek çok gelişmeye de yansıyan yılları başka bir gözle anımsayacak; unuttukları, belki de unutturulan bir dizi olay üzerine bir kez daha düşünme fırsatı bulacaklar Güneydoğu'da süren savaşın yarattığı toplumsal tahribatın izleri; AB, insan hakları, Anayasa, azınlık hakları, Ermeni "mesele"leri Hepsi orada Yaklaşık altmış yıldır bu topraklarda olan biteni takip eden güvenilir bir dostun, deneyimle ve ustalıkla yoğrulmuş kaleminden

    İşte Kirvem madem ki hepimiz topyekûn "Türk"tük, öyleyse "yerli malı" kullanmalıydık; ne ki, evdeki hesap çarşıya uymuyordu Bizlere bütün bir "Yerli Malı Haftası" boyunca sabahtan akşama kadar özellikle yerli malı kullanmamız gerektiğini söyleyen öğretmenlerimiz başta olmak üzere herkes çok daha sağlam, çok daha dayanıklı olan "Avrupa" mallarından vazgeçmiyordu Nitekim evlerimizde henüz elektriğin esamesi okunmadığı o yıllarda duvarlarımızdaki çivilerden asılı duran "yerli" gaz lambası şişeleri zırt pırt, ikide bir çatlayıp kırıldığında yenisini almak için elimize tutuşturulan on kuruşların ardından analarımızın sıkı sıkıya tembihledikleri "Ula yerli mali almiysa ha! Avrupa olsın" sözlerini kulaklarımızdan küpe gibi asarak yola koyulurken, bakkallara "Emice bi şüşe istiyem, anam dedi ki 'Avrupa' olsın" tekerlemesiyle satın aldığımız şişeyi kırmadan gerisin geri eve dönmeye çalışırken, genç dimağlarımızda, körpe beyinlerimizde kazınan "çelişki"lerle büyüyüp boy atıyorduk

    Kimlik Meselesi, Evrensel, 28 Aralık 2003